ASPİRİNLE GELEN ‘REYE SENDROMU’ RİSKİ

Grip, soğuk algınlığı gibi viral enfeksiyonlar nedeniyle aspirin kullanan çocuk ve gençlerde görülen “Reye sendromu” erken teşhis ve tedavi edilmediğinde ölüme neden olabiliyor.

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, 16 yaşından küçük olan çocuklara grip veya ateşli başka bir virüs enfeksiyonu geçirdiklerinde aspirin yerine, parasetamol etken maddeli ağrı kesici-ateş düşürücü ilaç verilmesi gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Küçükusta, “Reye Sendromu, en çok grip nedeniyle aspirin ve diğer salisilat içeren ağrı kesici-ateş düşürücü ilaçları alanlarda ortaya çıkar” diyerek, vücudun birçok organını ilgilendirse de, karaciğerde yağ birikimi ve beyin içi basınçta aşırı yükselmenin “Reye Sendromu”nun temel özelliklerinden olduğuna işaret etti. “Reye Sendromu”nun ilk kez 1963 yılında Avustralyalı bir patologolan Dr. Reye tarafından ayrı bir hastalık olarak tanımlandığını anlatan Prof. Dr. Küçükusta, şunları kaydetti:

“Hastalığın kesin nedeni tam olarak bilinmemekle beraber, grip, soğuk algınlığı ya da suçiçeği gibi viral enfeksiyonlar nedeniyle aspirin kullanan çocuklarda ve gençlerde, ‘Reye Sendromu’ riski çok yüksektir. Bir araştırmada, ‘Reye Sendromu’ olan çocukların yüzde 90’ının aspirin almış oldukları belirlenmiştir.”

KIŞ AYLARINDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR

“Reye Sendromu”na grip salgınlarının daha çok görüldüğü Aralık, Ocak, Şubat gibi kış aylarında daha sık rastlandığına da değinen Prof.Dr. Küçükusta, hastalığın, grip gibi bir ateşli viral enfeksiyondan 1-14 gün sonra 2 aşamalı rahatsızlık olarak ortaya çıktığını, ilk dönemde şiddetli ve sürekli bulantı, kusma ile beraber aşırı yorgunluk, uyku hali, çevreye ilgisizlik gibi beyinle ilgili belirtiler olduğunu, ikinci dönemde ise kişilik değişikliklerinden bilinç bulanıklığı ve komaya kadar giden sinir sistemi belirtileri bulunduğunu bildirdi.

ERKEN DÖNEMDE UYGUN TEDAVİ

Prof. Dr. Küçükusta, 2 yaşından küçük çocuklarda kusma yerine ishale daha çok rastlandığını da ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Reye Sendromu’nda ateş normaldir. Belirtilerin süresi ve şiddeti hastadan hastaya değişir. ‘Reye Sendromu’, erken dönemde tanınıp uygun şekilde tedavi edilmediği zaman, ölüm ihtimali çok yüksek olan bir hastalıktır. İstatistiklere göre, geç tanı konanların yüzde 90’ı kaybedilirken, erken tanı ve doğru tedavi alan hastaların yüzde 90’ı hastalığı atlatabilirler. Reye Sendromu’ndan iyileşen çocukların bazıları tamamen düzelir, ama bazılarında zeka geriliği gibi birtakım nörolojik ve psikolojik belirtiler kalabilir. Viral enfeksiyon geçiren ve aspirin de kullanılmış olan bir çocukta, ateş olmaksızın şiddetli kusma ile beraber karaciğer enzimleri yükselmesi varsa ‘Reye Sendromu’ düşünülmelidir.”

YOĞUN BAKIMDA TEDAVİ EDİLMELİ

Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, “Reye Sendromu”nun tedavisinin mutlaka yoğun bakım ünitelerinde yapılması gerektiğini de vurgulayarak, bu hastaların ağız yoluyla beslenmesi sakıncalı olduğu için damar yoluyla verilen sıvılarla beslendiklerini, beyin ve kan basıncı ile sıvı ve elektrolit düzeylerinin de sürekli olarak izlendiğini, solunum yetersizliği olan hastalara solunum aletleri ile yapay solunum yaptırıldığını, ayrıca beyin ödemine karşı kortizon da verildiğini dile getirdi.

AİLELERE UYARI

İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Küçükusta, aileleri hastalık konusunda uyararak, “16 yaşından küçük olan çocuklara grip veya ateşli başka bir virüs enfeksiyonu geçirdiklerinde kesinlikle aspirin verilmemelidir. Bu çocuklarda kullanılacak ağrı kesici-ateş düşürücü ilaç, parasetamol etken maddeli olmalıdır” dedi.