“8 MAYIS DÜNYA TALASEMİ GÜNÜ”

“8 Mayıs Dünya Talasemi Günü” dolayısıyla Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada,talaseminin çeşitli biçimlerinin, anne veya babadan genler yoluyla çocuğa geçtiği belirtilerek, hastalığın yayılmasının önlenmesi için evlilik öncesi testin gerekli olduğu vurgulandı.

Açıklamaya göre, kanda alyuvarların yapısında bulunan “hemoglobin” maddesinin yapısındaki hata, kansızlık oluşmasına neden oluyor. Anne ve babadaki genlerin hastalıklı olup olmamasına bağlı olarak çocuklarda, taşıyıcı tip (minör), hasta tip (majör) ve hafif hastalık tip (intermedia) olarak üç çeşit talasemi tipi görülüyor.

Taşıyıcı tipteki bireyler, tamamen sağlıklı oluyor ve hafif derecede kansızlık dışında sorun yaşamıyor.

Talasemi major, erken çocukluk çağında başlıyor ve bu çocuklarda gelişen kansızlık sonucu sık sık kan verilmesine ihtiyaç duyuluyor. Çocuklarda belirtiler genellikle ilk 6 ayda ağır, ilerleyici bir anemi şeklinde kendini gösteriyor. Halsizlik, solgunluk, iştahsızlık, huzursuzluk, karaciğer ve dalak büyümesi sonucu karın şişliği, sık sık ateşlenme, yüz ve kafa kemiklerinden başlayarak kemiklerde değişiklik ve tipik bir yüz görünümü ortaya çıkıyor.

İntermedia tipi görülen kişilerde ise hastalık belirtileri genellikle ileri yaşlarda başlıyor ve kan gereksinimleri daha az oluyor. Kan testleri ile kişinin taşıyıcı olup olmadığı kolayca anlaşılırken, her çocukta talasemi taşıyıcılığı olma olasılığı yüzde 50 olarak belirtiliyor. Hastalığın önlenmesi için özellikle hastalığın sık görüldüğü bölgelerde evlenecek çiftlerin talasemi taşıyıcılığı açısından taranmaları ve taşıyıcı saptananların eğitimi, genetik danışma ve doğum öncesi tanı hakkında bilgi verilmesi gerekiyor.

Adana İl Sağlık Müdürü Alper Pişkin, Türkiye’de 4 bin talasemi (Akdeniz anemisi) hastası olduğunu belirterek, evlilik öncesi yapılan testlerle önlem almanın mümkün olduğunu bildirdi. Alper Pişkin, halk arasında “Akdeniz anamisi” olarak da bilinen hastalığın kandaki alyuvarlarda bulunan hemoglobin miktarının yeterli olmamasından kaynaklandığını söyledi. “8 Mayıs Dünya Talasemi Günü” dolayısıyla Adana Devlet Hastanesi’ndeki Talasemi Merkezi’ni ziyaret eden Pişkin, Akdeniz ülkelerinde sıklıkla rastlanan bu kalıtsal hastalıktan korunmanın en etkili yolunun toplumun bilinçlenmesi olduğunun altını çizdi. Akraba evliliklerinin talasemi riskini artırdığına dikkati çeken Pişkin, “Devlet Hastanesi’nde böyle bir merkezin olması Adana ve çevresi için büyük bir şanstır” dedi. Hastane yetkilileri, Talasemi merkezinde, evlenmek üzere gelen çiftlere çeşitli kan testleri yapılarak, kan uyuşmazlıkları ve izlenmesi gereken tedavi yöntemleri hakkında bilgi verildiğini belirttiler. Adana Devlet Hastanesi bünyesinde hizmet veren merkezde, 2 uzman hekim görev yapıyor.

Gaziantep Sağlık Müdürü İbrahim Yener, talaseminin (Akdeniz Anemisi) ailesel kan hastalığı olduğunu ve yapılacak kan tahliliyle teşhis edilebildiğini belirtti. Dr. Yener, yazılı açıklamasında, 8 Mayıs’ın Dünya Talasemi Günü olarak kutlandığını anımsatarak, hastalığın özellikle Türkiye, İtalya, Yunanistan ve Kıbrıs gibi Akdeniz ülkelerinde yoğun olarak görüldüğünü kaydetti. Türkiye’de 1,3 milyon taşıyıcı birey ve 4 bin dolayında talasemi hastası bulunduğuna dikkati çeken Dr. Yener, şu bilgileri verdi: “Talasemi taşıyıcısı bireyler, genellikle sağlam görünürler ve hiçbir şikayetleri yoktur. Bu nedenle hastalığın taşıyıcısı olduklarını bilmezler ve ancak kendileri gibi hastalığı taşıyan biriyle evlenip, ağır hasta çocuk sahibi olduklarında taşıyıcı olduklarını öğrenirler. Talasemi hastalığının en ciddi bulgusu, ağır kansızlık tablosudur ve hastaların hayat boyu sık sık kan almaları gerekir. Kemik iliği nakli, hastalığı tamamen düzelten bir tedavi yöntemidir. Talaseminin önlenmesi için toplum eğitilmeli, taşıyıcılar ortaya çıkarılmalı, uygun genetik danışmanlık verilmeli ve doğum öncesi tanı uygulanmalı. Özellikle evlenecek çiftler mutlaka kan tahlili yaptırıp, taşıyıcı olup olmadıklarını öğrenmeli.”

Dr. Yener, talasemi hastalığının belirlenmesi için Halk Sağlığı Laboratuvarı’nda kan tahlili yaptırılabileceğini ve Gaziantep’in, talasemi hastalığının yüksek oranda görüldüğü iller arasında bulunduğunu ifade etti.