Acil Kan Bankası
 SAĞLIK EĞİTİMİ

Sağlık Platformu'nu Twitter'da takip et

SAĞLIK platformu >> Sağlık Haberleri


'Yüzde yüz dogal’ yalani buraya kadarmis!

Evinde dis macunu, sampuan, sabun ve nemlendirici krem kullanmayan olmadigina göre bu haber hepimizi ilgilendiriyor. Sagligini düsünen tüketicilere bu bilgiler iyi gelecek! Hangi üründe ne tür zararli maddeler oldugunu ögrenip, ‘dogal’ yalanina inanmadan ‘kismen’ daha saglikli ürünlere rotasini çevirmesi gerekiyor.

Hepimiz haftada bir kaç defa dus aliyor, her gün dislerimizi firçaliyor, yemeklerden sonra ellerimizi yikiyor, cildimizi nemlendiriyoruz. Bunlari yapmayan olmadigina göre; bu haber hepimizi ilgilendiriyor. Dis macunu, sivi-kati el sabunu, sampuan, dus jelleri ve kremlerin kullanilmadigi bir dünyada yasamak simdilik mümkün gözükmüyor. Fakat bir yandan da onlarla her temasimiz vücudumuza ciddi zararlar veriyor. Hem de beyin hasarindan tutun kansere kadar. ‘Iyi, güzel de simdi ne yapacagiz?’ diyenlerin, hangi üründe ne tür zararli maddeler oldugunu ögrenip, ‘dogal’ yalanina inanmadan ‘kismen’ daha saglikli ürünlere rotasini çevirmesi gerekiyor.

Normal sartlarda dislerimizi günde üç kez firçalamamizi tavsiye eder hekimler. Saglikli dislerin yolu bu eylemin sikligi ve niteligine baglidir. Fakat gelin görün ki dis macunlarinin içindeki bazi maddeler ve verdikleri zararlar umursanmayacak gibi degil. Mesela piyasadaki bildik dis macunu markalarinin bir kismi koruyucu olarak formaldehit kullaniyor. Bu kimyasalin kansere yol açtigi Avrupa ve Amerika’da yapilan arastirmalarda defalarca ispatlanmis. Tarimda, hayvancilikta ve morglarda (cesetlerin çürümesini engellemek için) bu maddeden faydalaniliyor. Birçok ülke bu çok zararli maddenin kullanimini yasaklasa da ülkemizde bu konuda herhangi bir kisitlama bulunmuyor.

DIS MACUNLARININ IÇERIGINI HIÇMERAK ETTINIZ MI?

Dis macunlarinda sik kullanilan bir diger madde SLS seklinde kisaltilmis sodium lauryl sulfate veya sodium lauryl ether sulfate (SLES). Cilt tahribatina, gözlerde kalici zarara ve mide ülserine yol açabilen SLS, genelde sanayilerde boru hattini temizlemek için tercih edilirken sivi bulasik deterjani ve yüzey temizleyicilerin de deterjan aktif maddesi. Yine bazi macunlarin içerisinde koruyucu diye kullanilan paraben (methylparaben, ethylparaben, buthylparaben ya da benzylparaben bunlara örnektir) gögüs tümörü yaptigi için bazi Avrupa ülkelerinde yasaklanmis.

Dis macunlarinda ‘çok saglikli’, ‘muhakkak bulunmali’ denilen florür (florid) baska bir sorun. Bu madde dislerimizin dis yüzeyi için önemli. Fakat vücuda alindiginda beyin hasarina yol açiyor. Hatta isin kötü tarafi ‘çocuklara özel’ satilan dis macunlarinda florür oraninin yetiskinlerinkine oranla çok daha yüksek tutulmasi. Bunun sebebini Kimya Mühendisi Kudret Livaoglu söyle açikliyor: “Çocuklar daha çok çikolata ve seker tüketiyor. Florür miktari artirilarak daha iyi bir koruma hedefleniyor. Oysa miniklerin agizlarini bol suyla çalkalamalari yeterli. Veya büyükler için üretilmis dis macunlarini kullanmalari ‘kötünün iyisi’ nev’inden.”

Prof. Dr. Mehmet Cihanoglu, yillar önce Sizinti Dergisi’ne yazdigi makalesinde ayni noktaya dikkat çekmis: “Florid dislerde lekelenmeye (florosis) ve iskelet-kemik bozukluklarina yol açmaktadir. Bir arastirma sonucuna göre 2-6 yas grubundaki çocuklar dislerini firçalarken macunun 1/3’ünü yutmaktadir. Böylece floridin kandaki miktari artmakta ve toksik (zehirli) seviyelere çikmaktadir. Dis macunundaki sodium lauryl sulfate (SLS) da köpürtme islevini yerine getirir. Yüzde 1’in altinda bile alininca insan sagligina zararlidir. SLS; kan hücrelerinde toksik tesire, dis etlerinin sismesine, dis eti hastaliklarina, dislerin asitlere karsi direncini azaltarak çürümelere ve alerjik reaksiyonlara zemin hazirlar.”

‘Alternatif ürün var mi?’ derseniz; büyük marketlerin ‘dogal ürünler’ reyonunda bahsettigimiz zararli kimyasallardan arinmis, yurt disindan getirilmis dis macunlari satiliyor. Fiyatlari miktarlarina göre 9-15 TL arasinda degisiyor. Internet üzerinden satislari yapiliyor. Bir de Türkiye’de üretilen ve ‘dogal hayat’ sloganiyla raflardaki yerini alan bir marka var. Yalniz onlarin bu reklam girisimlerini zedeleyecek önemli bir ayrinti dikkatimizi çekti. (Sirket yetkilileri görüsme talebimize ne yazik ki cevap vermedi.) Ürünün içinde az miktarda petrol türevi propilen glycol ve kanserle iliskisi kanitlanmis sodyum sakkarin ve SLS var. Fakat market raflarini süsleyen birçok dis macununa bakinca bu ürün ‘daha az zararli’ statüsünde. Haberimizi yayina hazirlarken büyük marketlerde ‘yüzde yüz dogal’ seklinde tanitimi yapilan dis macunlariyla karsilastik. Ilk etapta ‘bulduk nihayet’ diye heyecanlansak da ürünün içindekiler kismina bakinca sevincimiz hüsrana dönüstü. Çünkü dis macununun dogalligini bir kenara biraktik,

içinde yukarida siraladigimiz tüm zararli kimyasallar bulunuyordu. Dogal olan tek sey; içindeki aleovera bitkisiydi. Bundan dolayi, alacaginiz ürüne karar verirken muhakkak içindekiler kismina göz gezdirin. Bu konuya fazla yogunlasip zaman kaybetmek istemezseniz; organik, Ecocert sertifikali tek dis macununu (Urtekram) alarak arastirma zahmetinden kurtulabilirsiniz…

BAZI SAMPUANLARDA DOMUZDAN ELDE EDILMIS HAMMADDELER VAR

Çogumuzun bilmedigi önemli bir ayrinti daha var. Kisisel bakim ürünlerinde etiketler düzenlenirken ürünün yapiminda kullanilan kimyasallar fazladan aza dogru siralaniyor. Dolayisiyla; dogal içerikli ürünlere ulasamayanlar daha az florürlü, SLS’li ürün almak istiyorsa etiketlerdeki siralamaya dikkat etmeli. Bir de içinde formaldehit, paraben çesitleri bulunanlari kesinlikle almamali.

Reklamlardaki piril piril parlayan, dalga dalga savrulan, ahenkle dans eden saçlar herkesi etkiliyor ki bugün banyosunda sampuan bulunmayan ev yok. Saçlari için sabunu tercih edenler ise nine ve dedelerimizden baskasi degil artik. Zaman zaman çaga ayak uyduramamakla suçlasak da bugün en dogru tercihi yaslilar yapiyor. Çünkü gerek kokulari gerekse sik tasarimlariyla bizi etkileyen sampuanlarin içerigi hiç iç açici degil. En azindan sagligini düsünenler için...

‘Sampuanlar vücudumdan akip gidiyor, ne zarari var ki?’ demeyin. Çünkü zararli kimyasallar hizla ciltten emilerek kana karisiyor. Normalde gidalardan aldigimiz zararli kimyasallarin bir kismi bosaltim sistemimiz sayesinde disari atilirken, direkt kana karisan kimyasallar vücudumuzda birikiyor. Sampuanlarin içerigine gelince; mesela köpügün kaliciligini arttirmak için cocamide dietanolamin (DEA) kullaniliyor. Amerika’daki bir üniversite, DEA’nin anne fareden yavrusuna geçtigini tespit etmis, ciddi beyin hasarlari gözlenmis. Dis macunlarinda karsimiza çikan siviyi köpürtme özelligi veren sodium lauryl ether sulfate (SLES) Ammonium Laureth Sulfate / Sodium Lauryl Sulfate’in (SLS) vücuttan emildigi, saçlari zayiflatip dökülme yaptigi bilimsel olarak ispatlanmis bir baska gerçek. Slikondan yapilmis dimethicone/cyclomethicone maddesi saçi dolgun, parlak gösteriyor. Silikon türevi oldugu için saç deliklerini, cildi tikiyor, vücudun teneffüs etmesini engelleyip görünmez bir tabaka olusturuyor. Üstelik saçlarinizin ki

sa sürede yaglanmasini yine bu madde sagliyor. Piyasadaki sampuanlari inceleyen Kimya Mühendisi Betül Sahin ürünlerin içerigindeki kanserojenlere dikkat çekiyor: “Kepek sampuanlari; kanserojen formaldehit, kresol ve polyvinilprolidon içerebilir. Bazi sampuanlarda kanserojen amin bilesikleri üremesini saglayan 2-nitroprono-1, 3 diol ve polyethilen glikol kimyasallari kullanilabilir. Dus suyunun fazla sicak olmasi saç derisinin emme özelligini arttirir ve kimyasallar vücuda daha fazla nüfuz eder.”

Sampuanlardaki kimyasallarin zararlari elbette çok fazla. Ama bir de Islam dinine göre kullanilmasi uygun bulunmayan domuz ve türevlerinden elde edilmis hammaddeler konusu var. Genelde pahali, birden çok özelligi bulunan sampuanlarda karsimiza çikan bu sorunu Kudret Livaoglu açikliga kavusturuyor: “Kullandigimiz ürünün içinde myristic acid, stearik acid, jelatin, lesitin, biotin, L-cysteine ve collagen varsa dikkatli olmamiz gerekiyor. Çünkü bunlar yumusatma, akiskanlik, parlatma gibi özellikleri vermekle birlikte hem bitkisel hem de hayvansal olabilir. Eger bitkiselse sorun yoktur. Fakat hayvansalsa domuzdan elde edilmistir. Etikette maddelerin kaynagi ‘bitkisel’ diye belirtilmemisse ya da ‘ürünlerimizde domuzdan elde edilmis hiçbir katki maddesi kullanilmamaktadir’ açiklamasi yoksa bu maddelere karsi dikkatli olmak lazim. Yahudi kökenli markalar buna özen gösterir. Onlarin ürünleri diger zararli maddeleri barindirmakla birlikte; domuz ve katkilarini içermez. Bir sampuan çok özellikliyse mesafeli yaklasmak,

‘içindekiler’ kismini ayrintisiyla okumak gerekir.”

Zararli Kimyasallardan Korunma Yöntemleriyle Saglikli Hayat kitabinin yazarlarindan Kimya Mühendisi Betül Sahin de Kudret Hanim’la benzer görüste: “Genel olarak gelatine, bone phosphate, L-cysteine, Glycerin, glycerol hammaddeleri hayvansal kaynaklidir. Aksi yazilmadigi takdirde domuz kaynakli olma ihtimali fazladir.”

SABUNDAKI ‘SODIUM/POTASSIUM TALLOWATE’IN SIRRI

Sampuan sektöründe ‘dogal’ ibareli sayisiz ürün var. Fakat hepsi dogalliktan fersah fersah uzak. Sakin ‘isirgan otlu dogal sampuan’, ‘yüzde yüz zeytinyagli sampuan’ diye reklami yapilan ürünlere kanmayin. Çünkü onlarin içindeki tek dogal malzeme zeytinyagi ve isirgan otundan ibaret. Peki ne yapacaksiniz? Saçlarinizi önce zeytinyagindan ya da defneden yapilmis sabunlarla ardindan, bitkisel gliserin, Hindistan cevizi yagi, misir glikozu, ayçiçegi yagi, polysaccharid ve limon asidinden yapilmis Ecocert sertifikali organik bebek sampuaniyla yikayabilirsiniz. Piyasadaki sampuanlar kadar saçlariniz birden ahenkle dans etmese de kepek sorunu, sertlik, kirilma gibi yasacaginizi düsündügünüz problemlerle karsilasmiyorsunuz. Bilakis; saçlariniz uzun süre yaglanmiyor, canli kaliyor, saglikli görünüyor, kiriklar azaliyor, daha az dökülüyor. Yalniz alacaginiz organik ürünlerde belli özellikleri gözetmeniz gerektigini anlatiyor Betül Hanim: “Kozmetik ürünlerin tamami degilse de bazilarinin dogalligini kanitlayan uluslarara

si özel logolar gelistirildi. Ecocert logosu bunlarin en önemlileri arasinda. Bu, ürünün dogalligini gösteriyor. Bunun disinda gelistirilen bir diger logo Cosmebio. Yani biyolojik kabul edilen kozmetik anlamina geliyor. Tüketiciler satin alacaklari ürünlerde bulunmasi gereken bu logolara dikkat etmeli.”

Sivi sabunlarin yapisi itibariyle bulasik deterjanindan bir farkinin bulunmadigini bilen aileler ‘eski usül’e yani kati sabun kullanimina dönüyor. Genellikle de hos kokan, nemlendirici özelligi bulunan ürünleri tercih ediyor. Oysa bilinenin aksine; bu tarz sabunlar içindeki maddeler itibariyle çamasir deterjanlarina esdeger nitelikte. Üstelik kati sabunlarin bir kisminin içinde de domuz türevi hammaddeler kullaniliyor. Konunun ayrintisini Kudret Hanim anlatiyor: “Kati sabunlarda Sodium/Potassium tallowate diye bir sabun yagi var. Bu hayvansal da olabilir, bitkisel de. Eger hayvansalsa domuzdan elde ediliyor. Piyasada ‘Içinde domuz ve domuz katki maddeleri kullanilmamistir’ diye özelikle belirten markalar var. Eger böyle bir ibare yoksa aldigimiz üründe domuz katkisi oldugunu düsünebiliriz. Içinde gliserin de var. ‘Gliserin bitkisel mi hayvansal midir?’ derseniz Türkiye’de kullanilan gliserinlerin hayvansal olmayacagini düsünüyorum. Çünkü bu madde sabundan da elde ediliyor. Ülkemiz çok büyük bir sabun üreticis

i. Ama tedbiri de elden birakmamak lazim.” Özellikle soguk baski yöntemiyle elde edilen bitkisel yagli sabunlari tavsiye eden Kimya Mühendisi Betül Sahin el sabunlarina temkinli yaklasilmasini tavsiye ediyor: “Sabunlarin sertligini, köpügünü artirmak için hayvansal yaglardan faydalaniliyor. Bunlarin içinde domuz yagi da var. Ayrica bu tarz yaglarin içinde tarim ilaç kalintilari bulunabildigi için toksik (zehirli) olma riski de mevcut.”

‘Dogal’ diye satilan ürünler ne kadar dogal, saglikli; bunun kontrolü Türkiye’de ne yazik ki yapilmiyor. Sadece Saglik Bakanligi ‘saglik’ ibaresinin kullanilmasina izin vermiyor. Ama isteyen herkes imal ettigi ürününe ‘dogal’ diyebiliyor. Dolayisiyla benzer sorun kati sabunlarda da karsimiza çikiyor. ‘Dogal Zeytinyagli’, ‘Yüzde yüz zeytinyagli’ yazan ürünlere de mesafeli durmak lazim. Çünkü bu sekilde tanitimi yapilan sabunlar tam bir kimyasal harikasi. Tabi, içeriginde kullanilmis zeytinyagini saymazsak! Peki, alacagimiz bir sabunun dogalligini nasil anlayacagiz? Cevap Livaoglu’ndan: “Dogal bir sabunun etiketinde okuyabilecegimiz maddeler; su, dogal yaglar (badem, defne, papatya ve benzerleri), NaOH (sabunlastirici), tuz (NaCl) ve gliserin olabilir. Dogal sabunun tek sorunu PH’i 9’dur. Suyla durulandiginda bu 7-7,5’e iner. Cilt biraz uyum sorunu yasar, hafif kurur. Ama kisa zamanda nem orani dengelenir. PH’i ayarlanmissabunlar var; ama onlar bunu zararli kimyasallarla yapiyor.”

Kudret Livaoglu:

Kremlerdeki petrol, kanserojen ve domuz türevi maddelere dikkat!

-Yaz-kis nemlendiricili el ve yüz kremleri kullaniyoruz. Bunlarda durum nedir?

Içlerinde çok fazla petrol türevi madde var. ‘Petrolatium, mineral oil, paraffinium liquidum’ diye ifade ediliyor. Direkt petrolden elde ediliyorlar. Bunlari ‘çok iyi’ diye taninan, pahali ürünlerde de görüyorum. Onlar degisik ham maddeleri de ihtiva ediyor tabi. Mesela hayvansal ve bitkisel olabilen collagen son zamanlarda pahali bir yöntem olmasina karsin kadavra ve ceninlerden elde edilerek kullaniliyor. Collagen, cildin gerginligini sagliyor. Yas ilerledikçe bu maddenin üretimi vücutta azaliyor ve deride sarkmalar meydana geliyor. Plasenta (Phosphatase alkaline placenta) yillardir kullanilir. Ama simdi koyun cenini ya da sentetik cenin kullandigini söyleyen markalar var. Anti-aging kremlerinin sperm içerenleri bulunuyor. Çünkü hücreler canli ve vitaminli. Kimyasal isimleri ise ‘Cetyl palmitate 15 (cetylesters wax), cetaceum, spermaceti’ seklinde. Mesela Türkiye’de bir firma sentetik sperm satiyor. Ucuz ürünlerde bunlari bulmak mümkün degil ama. Yine hemen her çesit kozmetik üründe koruyucu olarak kullan

ilan parabenler kremlerde var. Methylparaben en kuvvetlisi ve en zararlisi.

-Domuzdan elde edilmis hammaddelerin kullanimi yaygin mi? Alacagimiz ürünlerin içeriginde bu açidan nelere dikkat etmemiz gerekir?

Domuz türevi maddelerin kullanilmasi çok önemli bir konu. Hiçbir kozmetik ürünün hammaddesi Türkiye’de üretilmiyor. Kozmetik yurtdisina bagimliydi. Simdi yeni yeni ülkemizde üretime geçildi. Yalniz bu alanda çok ilerleme kaydetmis degiliz. Bir ürün alirsiniz ‘dogal’ derler. Hayvansal katkilar da dogaldir bu unutulmamali. Eger etiketinde bunun kaynagi açiklanmamissa sigir da olabilir domuz da. Jelatin, lesitin gidada da kullanilir kozmetikte de. Soyadan da elde edilir, domuzdan, sigirdan da. Bundan dolayi soya lesitin veya sigir jelatinini arariz alacagimiz ürünlerde. O yüzden jelatin, lesitin, sorbitan oleat, myristic acid, biotin ve L-cysteine bunlar bitkisel de olabilir hayvansal da. Eger sigir diye açiklanmamissa bu büyük ihtimalle domuzdan elde edilmistir. Jelatinin yazar ama myristic acid, sorbitan oleat yazdiginda parantez içinde açiklamasi yazmaz. Bunda ya üreticiden bilgi alacaksiniz veya o firmanin domuz katki maddesi kullanmayacagindan emin olacaksiniz. Jelatin ve lesitine süpheli bakmak lazim. Bunl

ar olmadan da el kremi yapilabiliyor. Bunu arastiracak olan üreticiler. Hammaddeyi saglayanlar yurt disi firmalari sonuçta. Böyle bir hassasiyet beklemek çok dogru degil. Üreticinin arastirmasi, muadillerini bulmasi sart.

-Peki anti-aging kremlerinde durum nedir?

Collagen dedigimiz madde sentetik de olabiliyor, dogal da. Ama biz bunun kadavradan mi yoksa hayvandan mi yani domuzdan mi elde edildigini bilemiyoruz. Belirtilmiyor çünkü. Bu kremlerde daha önce bahsettigim zararli koruyucular da kullaniliyor. Gerçi bu tarz ürünlerde koruyucu kullanmak zorundasiniz. Yoksa ürün en fazla bir ayda bozulur. Ama koruyucularin çesitleri var. Biraz daha pahali satiliyor; fakat daha az zararli ya da zararsiz oluyor.


Tuba Kabacaoglu

www.saglikplatformu.com  


Web Sitesi Olanlara Özel
Günlük Sağlık Haberlerini Sizde Sitenizde yayınlayabilirsiniz

Diğer Güncel Haber Başlıkları
ACİL KAN DUYURULARI
  Aranan Kan: A RH +
Bezmialem Vakıf Hastanesi - Aksaray'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05346673021

12 Kasim Pazartesi riskli bir bypass ameliyati olacak babam için, ameliyat günü sıcak kan lazim olmasi halinde ameliyat bitene kadar kan verebilecek k A RH POZİTİF (a rh+) kan grubuna ait kisiler aranmaktadir.

Tarih: 11/10/2018 1:34:48 PM
Emin Bilge
  Aranan Kan: 0 RH -
Ege üniversitesi hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05075536676

Ege üniversitesinde yatan hastaya Ayşe Kaymak acil 0 negatif kana ihtiyaç vardır. İrtibat İsmail kaymak tel 05075536676

Tarih: 10/8/2018 5:17:19 AM
Ayşe kaymak
  Aranan Kan: A RH -
şelçuklu tıp fakültesi konya'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05385732670

acil böbrek hastası için gülten demirci için

Tarih: 9/3/2018 6:42:55 AM
fatih demirci
  Aranan Kan: AB RH -
NP BEYİN HASTANESİ 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil AB RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05312342646

Ümraniye Np Beyin hastanesinde yatmakta olan Nihat DURAN İÇİN acil AB RH (-) kana ihtiyaç vardır. Yardımcı olun allah rızası için ...

Tarih: 8/13/2018 1:26:30 PM
Halil Akkuş
  Aranan Kan: B RH +
Ozelkoru hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil B RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05443420869

Acil brh+pozitif kana ihtiyaç vardır ankara cukur anbar özel koru hastanesi irtibat 05443420869 hasta adı celalettin caba

Tarih: 8/10/2018 12:05:31 AM
Celalettin caba
EN SON EKLENEN LİNK

SİTE İÇİ ARAMA

Acil Kan Bankası