Acil Kan Bankası
 SAĞLIK EĞİTİMİ

Sağlık Platformu'nu Twitter'da takip et

SAĞLIK platformu >> Sağlık Haberleri


AILEMDE YOK DEMEYIN, SIZDE DE ÇIKABILIR!

Meme kanserine karsi uyanik olun

Meme kanseri kadinlarin kanserleri arasinda birinci sirada yer aliyor. Bazi toplumlarda 10 kadindan biri, bazilarinda ise 8 kadindan biri meme kanseriyle karsi karsiya. Yas arttikça risk de artiyor. Bu nedenle “Ben yaslandim, bundan sonra bir sey olmaz.” diyerek belirli araliklarla yapilmasi gereken test ve incelemeleri yaptirmamak tehlikeli.

Acibadem Bakirköy Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Baskani Prof. Dr. Cihan Uras, meme kanserinin eskiden 40 yasin üzerindeki kadinlarda sik görülürken artik 20'li ve 30'lu yaslarda da rastlanilabilen bir hastalik haline geldigine isaret etti. En önemli risk faktörlerinden biri kisinin ailesinde meme kanseri olmasi. Eger kadinin annesi, kiz kardesi, teyzesi ve teyze kizlarinda meme kanseri varsa risk büyük. Baba tarafinda kanser varsa da risk artiyor.” dedi.

Kadinlarin “Benim ailemde kanser yok, bende de olmaz.” diye düsünmesinin yanlisligina deginen Prof. Uras, “Ailesinde meme kanseri olmamasi risk olmadigini göstermez; ama olmasi ciddi bir risk artisidir. Ailenin birden fazla ferdinde meme kanseri varsa da risk artar. Ancak kisinin ailesinde kanser yoksa risk de ortadan kalkmiyor. Meme kanserli hastalarin %5-10'unun ailesinde meme kanseri var, geri kalanin ailesinde yok.” diye konustu.

Prof. Uras, meme kanseri ile ilgili risk faktörlerini söyle siraladi:

Erken adet görmek (11 yas altinda görmek).
Geç menopoza girmek (50 yas üzerinde girmek).
Dogum yapmamak.
Geç dogum yapmak.
30 yasindan sonra dogum yapmak riski artiriyor.
Hormonal ilaçlar kullanmak.
Gögüs bölgesine genç eriskin döneminde çok radyasyon almasi, çok akciger filmi çekilmesi.
Sismanlik
Alkol kullanimi
Memesine çesitli nedenlerle biyopsi yapilmasi ve parçanin patolojik incelemesinde meme kanseri risk artisini gösteren bulgularin saptanmasi

Risk Yoksa Da, Ilk Mamografi 35'de Yapilmali

Meme kanserinin erken dönemde yakalanmasi önemlidir. Ancak kisinin risk tasiyip tasimadiginin da hekim tarafindan belirlenmesi gerekiyor. Prof. Cihan Uras, kadinin önemli risk tasimasa da ilk mamografisinin 35'de yapilmasini öneriyor. Eger sorun yoksa 40'a kadar normal muayenelerin sürmesi gerektigini vurguluyor. 40 yasindan itibaren kadinin memesinin durumuna, klinik bulgulara göre yilda bir ya da iki yilda bir mamografi yapilmasi, her yil muayene edilmesi önem tasiyor. 50 yasindan sonra ise her yil mamografi ve klinik muayene sart.

Meme kanserinin belirtileri nelerdir?

Ele gelen kitle.
Meme basindan gelen her akinti kanser habercisi degildir. Bol sulu akintilar ve meme basindan gelen kanli akintilar meme kanseri nedeniyle olabilir.
Hastalar en çok sulu akintida yanilirlar, bu berrak kötü bir sey degil diye düsünülür. Oysa arastirilmalidir.
Kanli akinti çok önemlidir (aksi ispatlanana kadar).
Meme basinda çekilmeler, sekil bozukluklari.
Meme derisinde çekintiler.
Meme basinda egzamaya benzeyen yapilar, koyu kisimda kabuklu, egzama benzeri bir deri lezyonu varsa mutlaka degerlendirilmelidir.
Ciltte portakal kabugu görünümü.
Memede ani kizarma ve sisme olmasi. Bu tür bir görünüm enfeksiyona bagli olabilecegi gibi iltihabi tip denilen meme kanserinin de habercisi olabilir.
Koltuk altinda ele gelen sismis bezeler

Tanida 4 Yöntem Var

Meme kanserinin tanisinda klinik muayene, mamografi, ultrasonografi ve meme MR'inin da çekilmesi gerektigini belirten Prof. Dr. Cihan Uras, “Bunlarin hiçbirinin birbirine üstünlügü yoktur, MR yaptiralim her sey ortaya çikar diye bir durum söz konusu degildir. Hangi inceleme hangi kadina yapilmali buna hekimin karar vermesi dogru bir yaklasim olacaktir.” diye konustu.

Memesinde kitle(yumru) saptanan kadinlarda ince ya da kalin igne ile biyopsi yapilabilir. Ancak kitlenin tamami direkt çikarilmamalidir, eger direkt çikarilacak ise bu ameliyathane sartlarinda bütün hazirliklar tamamlandiktan sonra yapilmalidir. Ameliyat esnasinda patolojik inceleme yapilip gerekirse isleme devam edilebilir. Erken meme kanseri tanisi koyduran önemli bir bulgu da mamografide görülen kireçlenmelerdir. Bunlarin da aydinlatilmasi gerekir. Çesitli yöntemlerle çikarilip tanisi konulabilir. Igne ya da radyoaktif madde ile bu kireçlenmelerin yerleri isaretlenerek çikarilir. Bu kireçlenmeler grup olusturuyorsa, sekilleri birbirine benzemiyorsa, sayilari 4-5 taneden fazla ise incelenmesi gerekmektedir.” dedi.

Tümörün Büyüklügü Ameliyati Etkiler Mi?

Meme kanserinin tedavisinde birincil tedavi cerrahi yöntemdir. Erken evre meme kanserlerinde (bir ve ikinci evrelerde)öncelikle cerrahi tedavi uygulanir. Ancak Ilerlemis kanserlerde ilk tedavinin cerrahi olmamasi gerektigini belirten Prof. Uras, “Önce kemoterapi ile kitle küçültülüp, evresi düsürülmeli, ardindan cerrahi yapilmalidir. Hangi hastaya cerrahi, hangisine kemoterapi yapilacagina hekim karar vermelidir.” diye konustu.

Kadinlara meme koruyucu cerrahi yapmayi çok önemsediklerini ancak her kadinda bunun mümkün olmadigini anlatan Prof. Uras sunlari söyledi: “Memenin alinip alinmama kararini etkileyen faktörler memenin büyüklügü, tümörün çapi ve tümörün memede çok odakli olup olmamasidir. Büyük memede tümör büyük oldugu halde meme korunabilirken, küçük memede daha küçük bir tümör memenin alinmasini gerektirebilir.” Koruyucu meme cerrahisinde tümör onkolojik prensiplere uygun olarak çikarilmalidir ve bu islemden sonra memenin estetik görünümü de iyi olmalidir. Erken evredeki bir meme kanseri memenin içinde birden fazla odakta oldugunda koruyucu meme cerrahisi ile tedavi edilemez. Bu durumda da mastektomi denilen memenin tümünün alinmasi islemi yapilmalidir. Bu tür hastalar isterlerse ayni seansta protez konularak meme rekonstrüksiyonu yapilabilir.

Silikon Kullanimi Meme Kanseri Teshisini Zorlastirir Mi?

Silikon meme dokusunun arkasina konuldugundan, tomografi ve MR'daki gelismeler sayesinde kadinlarin meme takibi yapilabiliyor. Silikon büyük bir engel yaratmiyor. Meme takibi yaparken çok küçük ipuçlarindan meme kanseri tanisi konulabiliyor. Kadinlara gereksiz yere biyopsiler yapilmasini tercih etmediklerini anlatan Prof. Uras, kadinlarin meme kontrolleri için meme ile ugrasan genel cerrahi uzmanlarina gitmeleri gerektigini söyledi. Hiçir zaman için tek basina mamografiye güvenilmemesi gerektigine deginen Prof. Uras, “Diger radyoloji yöntemleriyle, tüm risk faktörleriyle kadini bir bütün olarak degerlendirmek gerekiyor. Sadece test tek basina yeterli degildir.” diye belirtiyor.

Her Meme Kanserinde Koltukalti Lenf Bezlerinin

Tamami Alinmali Mi?

Koltukalti lenf bezlerinde kanserli hücrenin olup olmadigi ameliyat sonrasindaki tedavinin planlanmasinda çok önemlidir. Hastaligin evrelemesinde koltukalti lenf bezlerinde kanserli hücre olup olmamasi belirleyicilerden birisidir. Eskiden meme kanseri olan hastalarin hepsinde koltukaltindaki lenf bezlerinin tamami çikariliyordu. Ancak son yillarda “sentinal lenf bezi biyopsisi” kavrami gündeme geldi. “Sentinel lenf bezi” memeden gelen lenf sisteminin ilk duragidir ve “bekçi lenf bezi” seklinde özetlenebilir. Sentinel lenf bezinde kanser hücresi yoksa koltukalti lenf bezlerinin tamaminin çikarilmasi gerekmez. Ancak sentinel lenf bezinde kanser hücresi bulunan hastalarda koltukaltindaki lenf bezlerinin alinmasi gereklidir.

Sentinel lenf biyopsisi yönteminde ameliyattan belirli bir süre önce hastaya radyoaktif bir madde ve ameliyattan hemen önce özel bir boya verilir. Gama dedektör ve gama prob ile radyoaktif maddeyi tutan ve boyanmis lenf bezinin yerini belirleyerek bu bezeyi çikariyoruz. Ameliyathanede patoloji doktorlari ön inceleme ile bu ilk (bekçi) lenf bezinde kanser hücresi olup olmadigini belirliyorlar. Eger kanserli hücreye rastlanmazsa koltukaltindaki lenf bezleri alinmiyor. Bunun aksi söz konusu ise, yani sentinel lenf bezinde kanser hücresi varsa koltukaltindaki lenf bezlerinin tamami çikariliyor. Lenf bezlerinin tamaminin çikarilmamasi meme kanseri nedeniyle ameliyat edilen hastalarda diger kazançlarinin yani sira kolda sismenin ömür boyu önlenmesini sagliyor.
www.saglikplatformu.com  


Web Sitesi Olanlara Özel
Günlük Sağlık Haberlerini Sizde Sitenizde yayınlayabilirsiniz

Diğer Güncel Haber Başlıkları
ACİL KAN DUYURULARI
  Aranan Kan: A RH +
Bezmialem Vakıf Hastanesi - Aksaray'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05346673021

12 Kasim Pazartesi riskli bir bypass ameliyati olacak babam için, ameliyat günü sıcak kan lazim olmasi halinde ameliyat bitene kadar kan verebilecek k A RH POZİTİF (a rh+) kan grubuna ait kisiler aranmaktadir.

Tarih: 11/10/2018 1:34:48 PM
Emin Bilge
  Aranan Kan: 0 RH -
Ege üniversitesi hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05075536676

Ege üniversitesinde yatan hastaya Ayşe Kaymak acil 0 negatif kana ihtiyaç vardır. İrtibat İsmail kaymak tel 05075536676

Tarih: 10/8/2018 5:17:19 AM
Ayşe kaymak
  Aranan Kan: A RH -
şelçuklu tıp fakültesi konya'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05385732670

acil böbrek hastası için gülten demirci için

Tarih: 9/3/2018 6:42:55 AM
fatih demirci
  Aranan Kan: AB RH -
NP BEYİN HASTANESİ 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil AB RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05312342646

Ümraniye Np Beyin hastanesinde yatmakta olan Nihat DURAN İÇİN acil AB RH (-) kana ihtiyaç vardır. Yardımcı olun allah rızası için ...

Tarih: 8/13/2018 1:26:30 PM
Halil Akkuş
  Aranan Kan: B RH +
Ozelkoru hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil B RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05443420869

Acil brh+pozitif kana ihtiyaç vardır ankara cukur anbar özel koru hastanesi irtibat 05443420869 hasta adı celalettin caba

Tarih: 8/10/2018 12:05:31 AM
Celalettin caba
EN SON EKLENEN LİNK

SİTE İÇİ ARAMA

Acil Kan Bankası