Acil Kan Bankası
 SAĞLIK EĞİTİMİ

Sağlık Platformu'nu Twitter'da takip et

SAĞLIK platformu >> Sağlık Haberleri


Seyahat ve tatil hastaliklarina dikkat!

Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte herkesi bir tatil telasi aliyor. Iste bu telas zaman zaman tatilcilere bazi hastaliklarla karsilasabilecekleri riskini unutturuyor.

Seyahat süresinde veya sonrasinda tatilcilerin besin zehirlenmesi, turist ishali, kolera, tifo, sarilik, sitma, sari humma, zatürre gibi hastliklara yakalanmalari sözkonusu... Bu hastaliklarin gelismesinde seyahat seklinin, bölgenin mikrobik yapisinin ve doga kosullarinin önemli rol oynadigini belirten Bayindir Hastanesi Enfeksiyon Hastaliklari ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmani Dr. Asli KARADEMIR tatilcieri uyariyor….

HAVUZDAN YA DA DENIZDEN BULASABILECEK HASTALIKLAR

Yüzme havuzlari bir çok kisinin ortak kullanim alani. Insan çikartilari fetal materyal ile kontamine olur (kirlenir). Birçok bakteri, virüs ve parazit bu kirliligi yaratir. E.Coli 0157:H7, Cryptosporidium, Giardia, Shigella gibi suya karisan mikroplar suyun yutulmasi ile bireylerde ishal tablosu olusturur. Ayrica havuzlardaki klor, kimyasal konjonktivit dedigimiz göz infeksiyonuna neden olur.

Irmaklar ve denizler, karisan lagim sulari, artiklar ve insan çikartilari ile kirlenir. Ishal, solunum sistemi infeksiyonlari, kulak göz ve cilt infeksiyonlari gözlenir. Mavi yesil olgular fetal (Ölümcül) toksinlere sahiptir. Ayrica Leptospira denen bir mikrop potansiyel ölümle seyredebilen Weil hastaligina neden olur.

BU HASTALIKLARDAN NASIL KORUNABILIRIZ ? TEDAVI YOLLARI NELERDIR?

Havuz ve deniz ortamlarinin mümkün oldukça temiz olmasi önemli.

Durgun ve kirli sularda, yüzeyi köpüklü ve yesil görünümde olan denizde yüzülmemeli.

Suya atlarken burun tutulmali veya tikaç kullanilmali.

Havuz ve deniz suyu yutulmamali.

Ciltte siyrik ve kesik alanlari varsa, yüzme sonrasinda temiz su ve sabunla yikanmali.

Kulak infeksiyonlarini önlemek için kulak tipalari takilmali.

Göz infeksiyonlarini önlemede sualti gözlügü veya maskeleri kullanilmali.

Lagim karisan alanlara yakin bölgelerde ve siddetli yagmurlar sonrasinda yüzülmemeli.

Gelisebilecek ishal, solunum sistemi, cilt, kulak ve göz infeksiyonlarinin tedavileri konunun ilgili uzmanlarina danisilarak yapilmali.

Lejyoner Hastaligi

LEJYONER HASTALIGI NEDIR? NASIL OLUSUR?

Lejyoner hastaligi, Legionella pneumophila adli bakterinin neden oldugu bir akciger infeksiyonu (zatüerre) olup, 1976 yilinda Philadelphia’da bir otelde Amerikan Lejyonerlerinin toplantisina katilanlarda bir salgin olarak gelismis. Izole edilen bakteri, lejyonerlerin anisina Legionella Pneumophila olarak adlandirilmis. Bu bakteri dogada göller, nehirler ve akarsular gibi yüzey sularinda, termal su banyolari ve çamurlarin normal florasinda bulunur. Dogadaki ortamlardan sehir sebeke suyuna karisabilir. Bu nedenle binalarin su tanklarinda, air-condition sistemi sogutma kulelerinde, dus basligi ve musluklarda çöken kireç tabakalarina yerlesebilir. Sudaki bu bakterilerin solunum sistemiyle akcigerlere ulasmasi sonucunda infeksiyon gelisir.

LEJYONER HASTALIGININ ORTAYA ÇIKIS SEBEPLERI NELERDIR?

Bagisiklik sistemi normal olan bireylerde Lejyoner hastaligi genellikle gelismez. Bazi risk faktörleri ile vücut direnci zayifliyorsa bu hastalik görülebilir.

Bu faktörler ;

Yasin 50’nin üzerinde olmasi.

Sigara içiciligi.

Alkol bagimligi.

Bagisiklik sisteminin baskilandigi durumlar.(Kanser tedavisi, steroid tedavisi, organ ve doku nakli yapilmis olmasi)

Kronik akciger hastaliginin bulunmasi.

LEJYONER HASTALIGININ BELIRTILERI NELERDIR? NASIL TEDAVI EDILIR?

Bu hastaligin belirtileri bakteri alindiktan 2-10 gün sonra ortaya çikar. Ani baslar. Öncelikle halsizlik, yorgunluk ile baslayan sikayetlere ates, öksürük, gögüs agrisi ve nefes darligi eklenir. Genelde baslangiçta balgam çikisi olmaz. Bulanti, kusma karin agrisi ve yaygin kas eklem agrilari olur. Bazi hastalarda dalginlik, huzursuzluk, bilinç bulanikligi ve koma ile seyredebilir.

Uygun antibiyotik tedavisi ile bagisiklik sistemini baskilayan bir hastalik yoksa tam iyilesme olur. En az iki hafta olmak üzere, 3 haftalik antibiyotik tedavisi gereklidir. Bagisiklik sisteminin baskilandigi durumlar, uygun ve yeterli sürede antibiyotik kullanilmamasi, komplikasyonlari arttirabilir ve hastalik ölümle sonuçlanabilir.

Hepatit A

HEPATIT A NASIL BULASIR?

Hepatit A, insan diskisi, lagim sulari ile kirlenmis (Kontamine olmus) sularin içilmesi ve bu sularla yikanmis yiyeceklerin tüketilmesi ile bulasir.

Hastaligi aktif olarak geçiren bireylerde kisa süreli kanda bulundugu bir dönem vardir. O dönemde hastadan saglikli bireylere kan transfüzyonu yapilirsa bulasabilir.

HEPATIT A’NIN GÖRÜLME SIKLIGI VE BELIRTILERI NELERDIR?

Sosyoekonomik düzeyi düsük olan toplumlarda hastalik çocukluk çaginda geçirilirken, gelismis toplumlarda ileri yaslara kayar.

Sosyoekonomik düzey düsük ise, 5 yasina kadar çocuklarin %90’indan fazlasi infeksiyonu geçirir.

Gelismekte olan ülkelerde genç eriskin yaslarda %90’lik prevelansa ulasilir.

Gelismis ülkelerde 15 yasina kadar %10’larda görülen prevelans, 50 yas civarinda %70’lere ulasir.

Hepatit A infeksiyonu bes yasin altinda genellikle sariliksiz ve sessiz geçirilir.

Klinik belirti ve bulgularla seyreden akut Hepatit A infeksiyonunda siklikla halsizlik, yorgunluk, istahsizlik, ates, bulanti, kusma, karin agrisi, sarilik, koyu renkli idrar, bas agrisi, açik renkli diski, ishal, kas-eklem agrilari ve üst solunum yolu infeksiyonu bulgulari (öksürük, nezle) görülür.

HEPATIT A’DA RISK GRUBU NEDIR?

Hepatit A açisindan kimi gruplar yüksek risk tasirlar.

1- Kalabalik kosullarda yasayan ve alt yapisi elverissiz arazilerde egitime çikan askeri personel.

2- Entelektüel yetenekleri bozulmus, özel bakima gereksinim gösteren hastalari barindiran kurumlarda hem hastalar hem de saglik/bakim personeli.

3- Küçük çocuklarin gündüz birakildiklari yuva ve kreslerde hem çocuklar hem de personel.

4- Kanalizasyon isçileri.

5- Damar içi uyusturucu bagimlilari.

6- Oral-Anal seks aliskanliginin yogun oldugu escinsel gruplar.

7- Hastaligin daha düsük oranda görüldügü ülkelerden, daha yüksek oranda görülen bölgelere seyahat edenler.

HEPATIT A TEDAVISI NASIL YAPILIR?

Genel olarak akut Hepatit A’da özgül bir tedavi yoktur. Hastalarin çogunun hastaneye yatirilmasi gerekmez. Agiz yoluyla yeterli gida ve siviyi alamayan sivi kaybi (dehidratasyon) gelismis hastalar, protrombin zamani uzamis, serum bilirubin düzeyleri açisi yükselmis, karaciger hasari yogun olan hastalarin hastaneye yatirilmalari gerekir.

Sivi kaybi olan hastalara gerekli mayi ve elektrolitler damar yoluyla verilir. Diyet, hastanin istahi ve arzusuna göre düzenlenmeli, yeterli protein ve kaloriyi içermelidir. Yag kisitlamasina gerek yoktur.

Akut hastalik dönemi disinda alkol kisitlanmaz. Dogum kontrol ilaçlari kullanilabilir. Bulanti, kusma için bulanti giderici (antiemetik) ilaçlar kullanilir.

HEPATIT A’DAN KORUNMAK IÇIN NELER YAPILMALIDIR?

Hepatit A’nin özgül tedavisinin olmamasi nedeniyle, hastaliga karsi en etkin yaklasim korunmadir. Ana bulasma yolu fekal-oral yol oldugundan, koruyucu önlemler baslica su ve besinlerin diski ile kirlenmesinin önlenmesi ve kisisel temizlik kurallarina uymadir.

Özgül korunma açisindan pasif özgül korunma (insan immün serum globulin) ve aktif özgül korunma (asilama) olanaklari vardir.

SEYAHAT EDERKEN HANGI ÖNLEMLER ALINMALIDIR?

Hepatit A, su ve besin hijyeninin iyi olmadigi ülkelerde, turistler arasinda sik görülen bir infeksiyon hastaligi oldugundan açik ortam sularinin ve hijyenine güvenilmeyen gidalarin tüketilmemesi gerekir.

Endomik bölgeye seyahat edecek kisi, iki haftadan kisa süre içinde yola çikacaksa pasif özgül korunma (immünglobulin 10,02 ml/kg) yapilmasi önerilir. Koruyuculugu 4-6 aydir. Iki haftadan daha uzun süre varsa, aktif koruma (asilama) önerilir. Hepatit A asisi iki doz halinde, 0 ve 6. aylarda yapilan ve 1. dozdan sonra %90’larda koruyuculuk oranlari görülen önemli bir asidir.

Ishal

YAZ AYLARINDA ÖZELLIKLE ÇOCUKLARDA SIKÇA GÖRÜLEN ISHALIN SEBEPLERI VE ÇESITLERI NELERDIR?

Yaz ishaline neden olan mikroplar, bakteriler, virüsler ve protozoon dedigimiz parazitlerdir.

Dogada özellikle insan ve hayvan diskilariyla kirlenmis sularda yasayan, ishale neden olan mikroplar bulunur. Bunlar kanalizasyon karisan durgun sular, ilaçlanmamis içme ve kullanma sularinda uzun süre canli kalarak çogalabilirler. Bu mikroplu sularin içilmesi ve bu sularla yikanmis meyve ve sebzelerin tüketilmesiyle kisi mikrobu alir. Ishal olan bireyler de diskilariyla çevreye bulastirirlar. Diskiyla bulasmis ellerin agiza götürülmesiyle de ishal gelisebilir.

Ishal, diskilama sayisinin artarak diski niteliginin degismesi olarak tanimlanir. Ince bagirsak hastaligi tarzinda ishallerde diskinin miktari ve sivi içerigi fazla olur. Kalin bagirsak hastaliginda ise az olur.

Sivi içerigi fazla olanlarda parazitlerden siklikla giardia etken olabilir. Kolera bakterisi ise pirinç suyu görüntüsünde, ciddi sivi elektrolit kaybiyla giden ishale neden olur. Tifo ve tifo benzeri tablolara neden olan Salmonella bakterileri, yüksek atesle ve genel durum bozukluguyla seyreder.

Kalin bagisak hastaligiyla giden ishallerde diski iltihapli, sümüksü görünümde ve kanli olur. Bu tabloya dizanteri denir. Bakterilerden Shigella bakteriyel dizanteri, protezoonlardan amip buna yol açar.

Üst solunum yolu infeksiyonu ve beraberinde ishal yapabilen virüsler de siklikla görülür.

YETISKINLERDE VE ÇOCUKLARDA GÖRÜLEN ISHALLERDE YAPILMASI GEREKEN ILK MÜDAHALELER

Ishale bagli gelisen sivi ve tuz kaybi oldukça önem tasir. Bu nedenle bu kaybin derecesi belirlenip, az oranda ise agiz yoluyla, siddetli oranda ise damardan yerine konmasi gerekir.

Ev ortaminda da hazirlanabilen; 5 su bardagi kaynatilmis sogutulmus suya 2 çorba kasigi seker, 1 çay kasigi sofra tuzu ve 1 çay kasigi karbonat konarak karistirilir. Her ishal sonrasi mutlaka olmak üzere hastaya içebildigi kadar sik aralarla içirilir.

ISHAL TEDAVISI NASIL YAPILIR?

Sivi ve tuz kaybinin fazla olmadigi ishallerde, hastalar hastaneye yatirilmadan uygun diyetle ayakta tedavi edilir. Dizanteri vakalari, kolera ve fazla su/tuz kaybi hastaneye yatis gerektirir. Antimikrobiyal tedavi gereken bakteriyel ve protozoal ishallerinde uygun tedavi baslanir.

Ishal düzelene kadar yagsiz ve posasiz gidalarla, ishal diyeti uygulanir ve hastanin agizdan bol sivi almasi saglanir.

Mantar

MANTAR ÇESITLERI NELERDIR? MANTAR NE SIKLIKLA GÖRÜLÜR? KORUNMA VE TEDAVI YOLLARI NELERDIR? BELIRTILERI NELERDIR?

Kadinlarda gelisen vajinal infeksiyon (vajinit) etkenleri içinde en sik izole edilen mantar Candida albicans’dir. Vakalarin yaklasik %10-15’inde Torulopsis glabrata gibi diger Candida türleri de etken olabilir. Kadinlarin %75’lik kismi yasam süresince en az bir kez vajinal mantar infeksiyonu geçirirler. Kendi normal vajinal floralarinda bulunan mantar hücreleri çesitli nedenlerle aktif hale gelip vajinit olustururlar. Çok nadiren cinsel temasla geçebildigi de gösterilmistir. Havuz, deniz gibi dis ortamlardan bir bulasma söz konusu degildir.

Vajinal kandidiazis için risk faktörleri arasinda antibiyotik tedavisi, gebelik, seker hastaligi, dogum kontrol haplari, rahim içi araç(spiral), HIV, kortikosteroidler, eksojen hormonlar, naylon giysiler, sismanlik, kronik servisit ve radyasyon vardir.

Belirti ve bulgular arasinda en sik geceleri siddetlenen ve sicak ile artan kasinti görülür. Dis genital organlarda ve idrar yaparken yanma vardir. Cinsel iliski sirasinda agri olabilir. Kötü kokulu olmayan, beyaz renkli, içerisinde süt ya da peynir kesigi seklinde parçaciklar gözlenen bir akintisi olabilir. Bazen de ince bir akinti tarzi vardir. Vulva ve vajinada kizariklik ve sislik, vulva derisinde soyulma ve küçük kanamalar gözlenebilir.

Vajinal mantar infeksiyonlarinin tedavisi hem çok kolay, hem de zordur. Tedavi ile birkaç gün içinde sikayetler geriler. Hastalarin %5-25’lik kisminda hastalik ileri dönemlerde tekrarlayabilir. Yilda en az dört kez ayni tablo tekrarlar ise rekürren kandidiazisten söz edilebilir. Mantarin vajinadaki saglam dokuda derinlere ilerlemesi ve sessiz kalarak ilaçlardan da etkilenmemesi buna neden olabilir.

Tedavide hem sistemik, hem de lokal etkili ilaçlar kullanilir. Vajinal ovül(fitil) ve kremler, agizdan alinan antifungal(antimantar) ajanlar uygun doz ve sürede kullanilir. Tekrarlayan infeksiyonlarda es tedavisi de önerilir.

Kisisel hijyende vajinanin su ile yikanmamasi, nötr pH derecelerine sahip sivi sabunlar kullanilmasi, naylon giysiler giyilmemesi, çamasirlarin pamuklu olmasi, dar giysilerden kaçinilmasi, havuz ve deniz sonrasinda islak mayolarin degistirilmesi tedaviyi kolaylastirir.

Beslenme

YOLCULUK ÖNCESI VE YOLCULUK SIRASINDA TÜKETILMESI SAKINCALI OLAN GIDALAR VARMIDIR? VARSA NELERDIR?

Yolculuklar sirasinda sulu ve hafif gidalar tercih edilmeli. Uçakla yolculuklarda diyabetik hastalar ve özel yemek yemesi gerekenler talebi önceden bildirmeli. Diyabetiklerin düsük kan sekerine karsi yanlarinda kurutulmus meyveler veya kurabiye gibi yiyecekler bulundurmalari önerilir.

Seyahat sirasinda alinan birçok infeksiyon insan diskisiyla kirlenmis su ve yiyeceklerin alimiyla olur. Az gelismis ülkelerdeki suyun çogu tüketim ya da dis firçalamak gibi kisisel temizlik amaçli kullanim için uygun degildir. Suyu kullanima uygun hale getirmek için çesitli yöntemler vardir. Suyun 65 dereceye kadar isitilmasi enterik bakteriyel patojenleri temizlerken, 100 derecede kaynatmak suyu tamamen dezenfekte eder. Klor yada iyot ile halojenize etmek, mikrobiyal filtreler kullanmak diger yollardandir. Elektrik varsa küçük bir içecek isiticisi kisisel kullanimda su kaynatmak için kullanilabilir.

El yikanamayacak derecede sicak çesme suyu kismen pastörizedir ve dis firçalamak için uygundur. Ancak içilmesi güvenli degildir. Sicak çesme suyu, kirli olmasi muhtemel buz ya da soguk su eklenmeden sogutulmalidir. Alkollü içecekler (örn. bira, sarap), su kaynatarak hazirlanan içecekler (örn. çay, kahve) ve karbonatli içecekler bu açidan genellikle güvenlidirler. Yolcular kutu ve sise sularinin safligindan emin olana kadar bunlarin hastaliktan koruyacagini düsünmemelidir. Geçmiste sise sularinin bir tifoid ates salginina, kutu sularin ise bir kolera salginina neden oldugu biliniyor.

Dondurma gibi süt ürünleri (muhtemel uygunsuz pastörizasyon ve sogutma islemleri yüzünden), sokak saticilarinda satilan yiyecekler, marul, domates gibi taze sebze ve meyveler kullanilmamalidir. Kimyasallardan etkilenmis sebzelerin kullanimi sakincali oldugundan, kistlerin ve patojenik bakterilerin ortadan kaldirilmasi için kaynatilmasi uygun olur. Meyveleri soymadan yemeyin. Et ve balik iyi pisirilmeli ve sicakken yenmeli. Tatli ya da tuzlu suda yikanmak, yüzmek ve botla gezmekten kaçinilmali. Kazayla bulasabilecek mikrobik patojenler ve Sistozomiyazisin bulasmasi bu sekilde olur ve Afrika’nin bazi bölgelerinde, Ortadogu’da, Güney Amerika’da, Karayipler’de, Filipinler’de Güneydogu Asya’da bu risk vardir.

Asi

YURTDISI SEYAHATINE ÇIKACAK OLANLAR HANGI ÜLKELER GITMEDEN, HANGI ASILARI OLMALI?

Seyahate çikacak olan kisileri asilamada iki amaç vardir. Bunlar kisiyi gezi süresince karsilasabilecegi infeksiyonlardan korumak ve dönüste tasiyabilecegi infeksiyonu ülkeye sokmamak. Asilamalarin yeterli bagisikligi olusturabilmesi için, seyahatin en az iki hafta öncesinde tamamlanmis olmasi gerekir.

Her ülkenin ve bölgenin kendine göre infeksiyon riskleri vardir. Buna göre gerekli olan asilarin yapilmasi gerekir.

Gidilecek yerden bagimsiz olarak yolcularin rutin asilarla; difteri, tetanoz, kizamik, kabakulak ve rubellaya(kizamikçik) karsi güncel bagisiklik kazanmalari gerekir. Tropik kirsal alanlara gidecek olan turistlere polio(çocuk felci) asisi yapilmasi gerekebilir. Güney Asya’da Afkanistan, Pakistan, Hindistan, Bati Afrika’da Nijerya ve Orta Afrika’da Kongo Cumhuriyeti endemik bölgelerdir.

Amerika Birlesik Devletleri, Kanada, Bati Avrupa, Japonya, Avustralya ve Yeni Zelanda disindaki yerlere yolculuk yapmak isteyen riskli kisilere Hepatit A asisi yapilmalidir. Eger yolculuk iki haftadan kisa süre içinde yapilacaksa, asi ile birlikte diger koldan immünglobulin (Ig) yapilmalidir.

Yolculugun yeri, süresi ve amacina göre meningokok, veba, kuduz ve tifo asilari da gerekebilir.

Meningokok: Afrika’da Sahra çölünün altinda kalan, batida Moritanya, doguda Etyopya’ya kadar uzanan bölge dünyanin menenjit kusagi olarak adlandirilir. Asya’da Nepal, Hindistan, Pakistan ve Güney Amerika’da Arjantin, Brezilya salginlarin görüldügü baslica ülkelerdir.

Veba: Vebanin endemik oldugu kirsal kesimlerde, alan çalismasi yapacak biyologlar gibi sinirli sayidaki kisilere asi önerilmektedir. Brezilya, Çin, Madagaskar, Mogolistan, Peru, Vietnam, Zaire ve Hindistan’da veba vakalari bildirilmistir.

Kuduz: Avustralya, Yeni Zelanda, Ingiltere, Ispanya, Portekiz, Iskandinavya ve Japonya disinda dünyada yaygin bir saglik sorunudur. Özellikle Güney Amerika, Afrika ve Güneydogu Asya’da endemiktir. Hindistan, Nepal, Tayland ve Filipinler dünyadaki riskli bölgelerdir.

Tifo: Hindistan, Pakistan, Misir Fas, Bati Afrika, Peru, Sili hastaligin en çok görüldügü ülkelerdir. Meksika, Haiti, Kuzey Afrika Ve Iran orta riskli bölgelerdir.

Hepatit B: Güneydogu Asya ve asagi Sahra Afrika yüksek derecede endemik bölgelerdir. Orta endemisite alani içine Türkiye, Orta Dogu, Eski Sovyetler Birligi, Kuzey Afrika, Orta ve Latin Amerika girer. Hepatit B riski tasiyan insanlar, bu virusa karsi antikorlarinin arastirilmasiyla anlasilir. Riskli bölgelere giden saglik personeli ve cinsel iliskiye girmeyi planlayanlara önerilir.

Kolera asisi rutin olarak tavsiye edilmese de, bazi ülkeler giris için kolera ve sari hummaya karsi asilanmis olmayi sart kosmaktadirlar.

Sari humma: Dünyada en sik tropikal Afrika ve Amazon bölgelerinde görülür. Bazi tropikal Asya ülkeleri (Hindistan ve çevresi), Avustralya ve Banglades gibi ülkeler asiyi zorunlu kilmaktadir.

Kolera: Su ve besin hijyeninin iyi olmadigi ülkelerde zaman zaman salginlar yapabilir. 1988’den itibaren insidansin çok düsük olmasi nedeniyle öneri paketinden çikarilmistir. Göçmen kamplari gibi yerlerde uzun süre kalacaklara, aklorhidrisi olan, mide rezeksiyonlu ya da antiasid kullanan hastalara önerilir.

www.saglikplatformu.com  


Web Sitesi Olanlara Özel
Günlük Sağlık Haberlerini Sizde Sitenizde yayınlayabilirsiniz

Diğer Güncel Haber Başlıkları
ACİL KAN DUYURULARI
  Aranan Kan: A RH +
Bezmialem Vakıf Hastanesi - Aksaray'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05346673021

12 Kasim Pazartesi riskli bir bypass ameliyati olacak babam için, ameliyat günü sıcak kan lazim olmasi halinde ameliyat bitene kadar kan verebilecek k A RH POZİTİF (a rh+) kan grubuna ait kisiler aranmaktadir.

Tarih: 11/10/2018 1:34:48 PM
Emin Bilge
  Aranan Kan: 0 RH -
Ege üniversitesi hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05075536676

Ege üniversitesinde yatan hastaya Ayşe Kaymak acil 0 negatif kana ihtiyaç vardır. İrtibat İsmail kaymak tel 05075536676

Tarih: 10/8/2018 5:17:19 AM
Ayşe kaymak
  Aranan Kan: A RH -
şelçuklu tıp fakültesi konya'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05385732670

acil böbrek hastası için gülten demirci için

Tarih: 9/3/2018 6:42:55 AM
fatih demirci
  Aranan Kan: AB RH -
NP BEYİN HASTANESİ 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil AB RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05312342646

Ümraniye Np Beyin hastanesinde yatmakta olan Nihat DURAN İÇİN acil AB RH (-) kana ihtiyaç vardır. Yardımcı olun allah rızası için ...

Tarih: 8/13/2018 1:26:30 PM
Halil Akkuş
  Aranan Kan: B RH +
Ozelkoru hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil B RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05443420869

Acil brh+pozitif kana ihtiyaç vardır ankara cukur anbar özel koru hastanesi irtibat 05443420869 hasta adı celalettin caba

Tarih: 8/10/2018 12:05:31 AM
Celalettin caba
EN SON EKLENEN LİNK

SİTE İÇİ ARAMA

Acil Kan Bankası