YAZLA GELEN İSHAL TEHLİKESİ

Yaz aylarında artış gösteren ishalin, gerekli önlem alınmaması durumunda felç ve ölüme neden olabileceği, halk arasında ishal konusunda çok fazla yanlış inanış olduğu bildirildi.

Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Öztürk, yaptığı açıklamada, yaz aylarında mikropların gıdalarda daha kolay barınma olanağı bulması nedeniyle ishal vakalarının arttığını belirtti.

Özellikle açıkta satılan gıdaların yaz ishaline davetiye çıkardığını kaydeden Prof. Dr. Öztürk, şunları söyledi: “Yazın, sıcaklığın artmasına bağlı olarak gıdaların mikrop üretmesi daha da kolaylaşıyor. Açıkta satılan gıdalar ve temizliği yeterince yapılmamış çiğ sebze ve meyvelerde mikroplar kolaylıkla barınma ve üreme ortamı buluyorlar. Bu nedenle yaz ishali dediğimiz ishal vakaları artış gösteriyor.” Turizmin de yaz aylarında ishalin yaygınlaşmasında etkili olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Öztürk, “Turizm yoluyla farklı bölgelerde yaşayan insanlardaki bakterilerin diğer insanlara bulaşma riski artıyor. Bu durum da ishalin yaygınlaşmasını sağlıyor” dedi.

İSHALLE GELEN ÖLÜM TEHLİKESİ

Halk arasında basit bir hastalık olarak bilinen ishalin, gerekli önlemler alınmadığı taktirde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Öztürk, şöyle devam etti: “Yazın aşırı sıcaklara bağlı olarak insanlarda zaten terleme yoluyla sıvı kaybı fazla olmaktadır. Sıvı kaybı, ishalle birlikte daha da artarak tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır. Böylece ani su ve tuz kaybı, özellikle bebeklerde ve yaşlı insanlarda felçlere ve hatta ölümlere neden olabilmekte veya böbrek yetmezliği gibi çeşitli organ yetmezliklerine yol açabilmektedir.”

İSHAL OLAN KİŞİNİN BESLENMESİ KESİNLİKLE KESİLMEMELİ”

Mustafa Öztürk, ishal konusunda halk arasında çok fazla yanlış inanış olduğunu ifade ederek, bu inanışların ishali daha tehlikeli boyutlara ulaştırdığını söyledi. İshalin artacağı endişesiyle hastaya fazla sulu gıda verilmemesi veya bağırsakların dinlendirilmesi amacıyla beslenmenin kısıtlanmasının son derece yanlış inanışlar olduğunu belirten Öztürk, ishale karşı alınması gerekli önlemleri şöyle sıraladı: “Öncelikle ishalin, hijyeni sağlanmamış gıdalardan yayıldığı unutulmamalı ve açıkta satılan yiyecekler alınmamalı, özellikle sebze ve meyveler iyice temizlendikten sonra tüketilmelidir. Pişirilmeden yenen sebze ve meyveler, sabunla veya sirkeli suyla iyice yıkanmalıdır. İshal durumunda bol sulu ve tuzlu gıdalarla bağırsağı besleyici yoğurt, pirinç gibi gıdalar yenmeli, tuz kaybını önlemek için tuzlu ayran ve karbonatlı çay gibi içecekler tercih edilmelidir. İshal olan kişinin beslenmesi kesinlikle kesilmemeli, özellikle bebeklerin anne sütü ve mamayla beslenmesine devam edilmelidir.”

Doktor tavsiyesi olmadan ishal ilaçları ve bağırsak durdurucuların kesinlikle kullanılmaması gerektiğini de kaydeden Öztürk, bilinçsiz kullanılan ilaçların, antibiyotik sonrası ishal denilen daha tehlikeli ishallere ve bağırsak durdurucuların da bağırsaktaki mikropların artmasına neden olabileceğini belirtti.