UYKU APNESİ TEHLİKE YARATIYOR

Toraks Derneği Uyku Bozuklukları Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Oğuz Köktürk uyku sırasında solunumun sık aralıklarla durması sonucu ortaya çıkan “Uyku Apne Sendromu”nun hastalığın en sık görülen tipinin, Obstrüktif (Tıkayıcı) Uyku Apne Sendromu (OSAS) olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Oğuz Köktürk , hastalığın belirtileri konusunda şu bilgiyi verdi: “OSAS’ın tipik klinik belirtileri, horlama, eşi ya da yakınları tarafından hastanın uyurken solunumunun durduğunun görülmesi (tanıklı apne), gündüz aşırı uyku hali, göğüs ağrıları, kalpte ritim bozuklukları, baş ağrısı, ağızda kuruluk, gece terlemesi, hipertansiyon, unutkanlık, kişilik değişiklikleri, depresyon, cinsel istek azalması ve iktidarsızlık olarak sıralanabilir.”

OSAS hastalığının en çok 40-65 yaş grubundaki erkeklerde görüldüğüne dikkati çeken Oğuz Köktürk, “OSAS’lıların çoğu aşırı kilolu, kalın, kısa boyunlu kişiler. Bu tip hastaların uykuda solunumlarının durması genelde 10-60 saniye arasında değişiyor. Ancak bu sürenin 2 dakikaya kadar uzadığı da gözlendi” diye konuştu.

Köktürk, uyku bölünmeleri nedeniyle OSAS’lı hastaların ertesi gün aşırı uyku ihtiyacı hissettiklerini anlatarak, şunları söyledi: “Sinema, tiyatro, konferanslarda uyumaya başlayanlar var. Ancak daha ileri götürürsek, arabada kırmızı ışıkta beklerken, hatta cinsel ilişki sırasında bile uyku haline geçiş olabiliyor. ABD’de direksiyon başında uyuyan şoförlerin yılda 200 bine yakın trafik kazasına neden oldukları tahmin edilmekte.”

Türkiye’de OSAS’lı olguların yüzde 48’inin en az bir kez uyuklamaya bağlı trafik kazası yaptıklarını anlatan Köktürk, “Hastalığın en sık görüldüğü kişiler uzun yol şoförleri. Bu nedenle gelişmiş ülkelerde ağır vasıta ehliyeti alacak kişilerin bu hastalık açısından değerlendirilmeleri zorunluluğu getirilmiştir” dedi.

Uyku Apne Sendromu’nun kesin tanısı için uyku laboratuvarlarına ihtiyaç olduğunu belirten Prof. Dr. Oğuz Köktürk, maliyetin yüksek oluşu yüzünden Türkiye’de laboratuvar sayısının düşük olduğunu söyledi