TÜRKİYE’NİN KEMİK YOĞUNLUĞUNU ÖLÇÜYOR

Novartis İlaç, kemik erimesi hastalığı için erken teşhis yapılmasını sağlamak amacıyla Türkiye genelinde ücretsiz kemik yoğunluğu ölçümü yapıyor.

Novartis İlaç, halk arasında kemik erimesi olarak bilinen Osteoporoz’un yeni tedavi yöntemleri için yürüttüğü bilimsel çalışmaların yanı sıra hastalığın erken teşhisini sağlamak amacıyla da Türkiye Osteoporoz Derneği işbirliği ile Türkiye çapında ücretsiz kemik yoğunluğu ölçümleri yapıyor.

Osteoporoz hastalığının teşhisi için gerekli olan kemik yoğunluğu ölçümünü özel bir araçla Türkiye çapında gerçekleştiren Novartis İlaç, böylece risk altında bulunan kişilerin belirlenerek önlemlerin alınmasını ve bir an önce tedaviye başlanmasını sağlıyor.

Türk toplumunun kemik haritasını çıkarmak amacıyla 2000 yılında başlatılan “Epidemiyolojik Çalışma” kapsamında yapılan ücretsiz kemik yoğunluğu ölçümleri, 2002 yılının sonuna kadar 21 ilde daha gerçekleştirilecek. Taramalar İzmir, Denizli, Isparta, Antalya, Mersin, Adana, Kayseri, Trabzon, Ordu, Samsun, Amasya, Konya, Eskişehir, Çanakkale, Balıkesir, Bandırma, Bursa, Yalova, İzmit, Adapazarı ve İstanbul’da yapılacak.

SİNSİ BİR HASTALIK

Kemiğin doğal yapısının zayıflamasıyla ortaya çıkan osteoporozda, kemik ufak travmalarla bile kolay kırılabilir hale geliyor. Sinsi bir hastalık olan osteoporoz çoğunlukla belirti vermeden ilerleyerek sırt ağrısı, boy kısalması, kamburluk ve omur, el bileği ve kalça kırıkları gibi çeşitli kırıklara neden oluyor ve hastanın yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürüyor. Özellikle kadınların yaşamını çok ciddi biçimde etkileyen Osteoporoz, tüm vücut sistemini etkiliyor, yaşam kalitesini düşürüyor ve erken ölümlere neden oluyor.

ERKEKLERDE DE GÖRÜLÜYOR

Sadece kadınlarda değil erkeklerde de sık rastlanan bir hastalık olan Osteoporozun önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu söyleyen Türkiye Osteoporoz Derneği Başkanı Prof. Dr. Sema Öncel, “Ancak bunun için risk grubunda olanların saptanması ve erken önlem alınması gerekir. Yapılan incelemelerde gençlerde de düşük kemik yoğunluğuna rastlanması Osteoporoz risk grubunun daha da genişlediğini gösteriyor. Genetik yatkınlığın da önemli olduğu bu hastalıkta risk faktörlerinin saptanması ve düzeltilebilir olanların ortadan kaldırılması büyük önem taşıyor. Ailesinde kırıkları olanlar, yeterince kalsiyum almayanlar, sigara içenler, aşırı alkol ve kahve tüketenler, erken menopoza girenler, fiziksel aktivitesi az olanlar, güneş ışınlarından yeterince faydalanamayanlar, kemik sağlığını olumsuz etkileyen kortizon gibi ilaçlardan uzun süre kullananlar, iltihaplı romatizmal hastalığı veya astım hastalığı olanlar önemli risk grubunu oluşturuyor. ” dedi.