TAM ENDOSKOPİK LOMBER DİSK (KAPALI/ KAMERA İLE BEL FITIĞI CERRAHİSİ) KURSU İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİRİLDİ

Tam Endoskopik Lomber Disk (Kapalı/kamera ile bel fıtığı cerrahisi) Kursu çerçevesinde İstanbul’da bel fıtığı ameliyatı olan Hasta Emrullah Özkara, ameliyattan 2 saat sonra ayağa kalktı ve “Ameliyat sonrasında, hemen ayağa kalkabileceğimi bilmiyordum” dedi

-Tam Endoskopik Lomber Disk (Kapalı/ kamera ile bel fıtığı cerrahisi) Kursu İstanbul’da gerçekleştirildi

– Bel fıtığı ameliyatı oldu 2 saat sonra ayağa kalktı

İstanbul Üniversitesi (İÜ) İstanbul Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı’nın ülke genelinde beyin cerrahları için düzenlediği “2. Tam Endoskopik Lomber Disk Cerrahisi Kursu” İstanbul’da gerçekleştirildi. Kursta Prof. Dr. Ali Tuncay Canbolat ile ekibinin gerçekleştirdiği ve katılımcı cerrahların canlı video bağlantısı izlediği ameliyatla sağlığına kavuşan bir hasta, ameliyattan 2 saat sonra ayağa kalktı.

Türkiye genelinden 50 cerrah, kalem kalınlığında bir borudan vücut içine girerek bel fıtığı ameliyatı yapma olanağını sağlayan tam endoskopik yöntemi öğrenmek için kursa katıldı. Kursta cerrahlar, kadavra üzerinde yöntemi deneme şansını da elde etti.

Kadavra üzerinde yöntemi denediler

Dünyada 2007 Türkiye’de ise 2009 yılından bu yana yalnızca İstanbul Tıp Fakültesi’nde başarılı bir şekilde uygulanan “Tam endoskopik lomber disk cerrahisi” (Kapalı/ kamera ile bel fıtığı cerrahisi) İÜ İstanbul Tıp Fakültesi’nde ikincisi düzenlenen kursla 50 hekime daha tanıtıldı. Konuya ilişkin Türkiye’de öncülük yapmış uzmanlar Prof. Dr. Ali Nail İzgi, Prof. Dr. Ali Tuncay Canbolat, Doç. Dr. Altay Sencer, Dr. Ali Güven Yörükoğlu, Doç. Dr. Özkan Akıncı, Op. Dr. Tolgay Şatana tarafından verilen kursun ilk gününde cerrahlar, kadavra üzerinde yöntemi deneme şansını elde ettiler.

Kursun ikinci gününde ise yönteme ilişkin teorik bilgi alan cerrahlar, “Endoskopik interlaminer lomber distektomi”, “Lomber nükleoplasti”, “Endoskopik transforminal lomber distektomi” ameliyatlarını canlı video bağlantısı ile izlediler.

Tam Endoskopik yöntemle ameliyat olan Emrullah Özkara isimli 24 yaşındaki hasta ise ameliyattan iki saat sonra ayağa kalktı.

İstanbul Tıp Fakültesi bu kursla, endoskopik fıtık ameliyatları konusunda ilk çalışmaları yapan ekipten birini de ağırladı. Bu ameliyatlarda kullanılan sistemleri ve cerrahi aletleri, ameliyatları ilk gerçekleştiren ekibin lideri Dr. Sebastian Rüetten ile birlikte tasarlayan Wolf Endoskopi Firması’nın Ortopedi ve Omurga Cerrahisi Bölüm Başkanı Dirk Goethel de kursta bir sunum yaptı.

Kursa katılan beyin cerrahları ayrıca, kursta dağıtılan, yönteme ilişkin Türkiye’de çıkacak ilk kitabın özeti ve açıklamalı video ile çok değerli bir kaynağa da sahip oldular.

Dirk Goethel: Hastanın en az zarar görmesi için, sistemleri daha da geliştiriyoruz

Dr. Sebastian Rüetten ile birlikte tam endoskopik lomber disk cerrahisi aletlerini geliştiren Wolf Endoskopi Firması’nın Ortopedi ve Omurga Cerrahisi Bölüm Başkanı Dirk Goethel sorularımızı yanıtladı.

“Tam Endoskopik Lomber Disk Cerrahisi” yöntemi nasıl geliştirildi?

1980’lerin başında Amerika’da Dr. Tony Young ilk defa, bel fıtığı ameliyatlarını tam endoskopik yöntemle yapma fikrini ortaya attı. Bir sistem geliştirmeye başladı. Daha sonra Almanya’dan Dr. Sebastian Rüetten, yalnızca basit bel fıtığı tedavisi için değil, omurga darlığı gibi, farklı omurga ameliyatlarının da endoskopik yöntemle yapılabilmesini sağlayacak sistemler geliştirdi.

Bugün sistemin geldiği nokta nedir? Hastalar bu yöntemden nasıl bir fayda sağlıyor?

Benim bakış açıma göre bugün gelinen nokta hastaya en az zarar vererek ve en basit girişimi uygulayarak, hastanın en az zarar görmesini sağlayarak, en fazla yararı sağlayabilecek bir nokta. Bunu da daha fazla geliştirmeye çalışıyoruz. Biz bütün bu teknolojiyi, bütün bu cihazları sonuçta hastalar için geliştiriyoruz. Sonuçta da hastanın bu teknikle, bu yaklaşımla rehabilitasyonu çok hızlı oluyor. Ameliyat sonrası dönemi çok rahat geçiyor. Aynı gün veya ertesi gün taburcu olup evine dönmesi, birkaç gün sonra normal hayatına iş hayatına dönmesi mümkün oluyor. Burada hastanın ameliyat sonrası gördüğü zararın en az olması ve daha sonra normal hayata çabuk dönebilmesi bizim için çok önemli.

Bu kursun katılan hekimlere ne gibi bir fayda sağladığını düşünüyorsunuz?

Biz tüm dünyada bu kursları yapıyoruz, birçok ülkede bu kurslar düzenleniyor. Çünkü genç cerrahlar ve deneyimli birçok cerrah bu yeni teknikleri öğrenmek konusunda çok istekli. Onlara çok yararlı olduğunu düşünüyoruz. Çünkü teorik eğitim yanı sıra, canlı video bağlantısı ile ameliyat izlemek ve kadavra üzerinde bu yöntemi denemek, cerrahın el becerisi ve yeni tekniklerle konusunda becerisini geliştirmesi açısından çok faydalı.

Kaç ülkede bu kursları yaptınız?

Amerika, Kuzey Amerika, Singapur, Kolombiya, Meksika, Avrupa, Almanya, İsveç, Kore, Tayland, Honk Kong’un da aralarında bulunduğu 14 ülkede bu kursları düzenledik. Yeni bir metot olduğu için bütün dünyada tanıtmaya çalışıyoruz.

Dünya genelinde düzenlediğiniz kurslara katılanlar cerrahlar arasında ilginç tepkilerle karşılaştınız mı?

Genelde çok iyi yanıtlar alıyoruz bu kurslarda, çünkü bu kursların gerek organizasyonu gerekse hazırlanması, hem canlı video bağlantısının hazırlanması, hem de kadavrada yöntemin denenmesi için yapılan hazırlık için büyük bir zaman harcanması gerekiyor ve bu çabanın sonucu olarak katılanlar çok memnun olduklarını, doyurucu bilgi aldıklarını söylüyorlar.

Türkiye’deki kursta karşılaştığı tepkileri nasıl buldunuz?

Bizim için ne kadar çok sayıda ve öğrenmeye istekli cerrah olursa o kadar iyi. Çok fazla sayıda öğrenmek isteyen, her şeyi bilmek isteyen, çok istekli, ilgili cerrah sayısının özellikle Türkiye’de çok fazla olduğunu gördük.

Hasta Emrullah Özkara: Hemen ayağa kalkabileceğimi bilmiyordum

Kurs sırasında ameliyatı canlı video bağlantısı ile beyin cerrahlarına izletilen, bel fıtığı hastası, 24 yaşındaki, bilgisayar mühendisliği öğrencisi Emrullah Özkara’yı da ziyaret ettik. Hasta yatağında hekimi ve bizi karşısında gören Özkara, biraz şaşkınlık yaşadı. Ancak, doktoru Ali Güven Yörükoğlu’nun kalkabileceğini söylemesi üzerine, Özkara’nın şaşkınlığı daha da arttı.

Doktoru Yörükoğlu’nun yardımı ile ayağa kalkan Özkara, yürümeye bile başlamıştı. Biraz ağrısı olduğunu söyleyen Özkara, “5 gündür yatıyordum. Bugün ameliyat oldum. Ameliyatımın bu kadar önemli olmasına rağmen bu kadar kısa sürede iyileşebileceğimi sanmıyordum. Doktorum söylemese ayağa kalkabileceğimi bile bilmiyordum” dedi. Dr. Yörükoğlu’nun hastanın iyi olduğunu belirtmesi ve “Biraz bel ağrın olması normal” sözleri üzerine, biz de hasta ziyareti kısa olur diyerek Özkara’nın yanından ayrıldık.

Prof. Dr. Ali Tuncay Canbolat: “Ameliyatın ertesi günü yük kaldırmayın(!)”

Beyin cerrahlarına yönelik kursta ameliyatları ekibi ile birlikte gerçekleştiren Prof. Dr. Ali Tuncay Canbolat, bu kursun ikinci kurs olduğunu belirterek, ilk kursta hekimlere, yalnızca teorik bilgi ile birlikte canlı video bağlantısı ile ameliyatı izleyebilme ve tartışma olanağı sunduklarını söyledi.

Bu kursta cerrahların iki gün eğitim verdiklerini ifade eden Canbolat, “1. günde kadavra kursunu ön plana aldık. Katılımcıların yüzde 90’ı, ilk gün kadavrada her iki cerrahi tekniğini birebir yapma şansını buldular. Onlara hangi anatomik noktalardan gireceğini, bu yeni teknolojiye uygun olan lomber endoskopiyi, hangi pozisyonlarda nasıl kullanacağını, kadavra üzerinde nasıl kulanılacağını deneme şansı buldular. İkinci gün de yapmış oldukları şeyin hem teorisini hem de canlı seyretme olanağını buldular. Bir defada bunu yapmaları mümkün değil ama bir başlangıç için deneyim için gerekli birşeydi. Meslektaşlarımıza böyle bir katkımız olduysa ne mutlu” diye konuştu.

Bu yöntemle ameliyat olan hastanın aynı gün ayağa kalkabildiğini belirten Canbolat, “İki saat önce ameliyat olan bir hastanın ayağa kalktığını gördüğümüzü” söylememiz üzerine şöyle konuştu:

“Birçok ameliyattan sonra hasta ayağa kalkabilir o çok önemli bir şey değil ama burada önemli olan şey adale dokusuna ve çevre dokuya minimum zararla bu ameliyatı yapıyorsunuz. Ameliyatı yaptığınız aletler 8 milimlik bir borudan geçiyor. Adele kesmiyorsunuz kemik almıyorsunuz. Ameliyat sonrası iyileşme süresi çok çok kısa. Ama bu ameliyatı oldu diye hastanın hemen ertesi gün yük kaldırmaması gerekiyor. Dikkat edilmesi gerek yine. Ameliyat sonrası konforu çok önemli.”

Özel bir hasta seçimi olmadığını ve başvuran hastalardan birinin bu yöntemle ameliyat edildiğini ifade eden Canbolat, “Bize kaç tane hasta geldiyse, o hasta hangi ameliyat tekniğine uygunsa o teknikle ameliyat ettik” dedi.

Kursa katılan hekimler: Yeni bir ufuk açıldı

Kursa katılan hekimler de sorularımızı yanıtladı.

Op. Dr. Hüsnü Terman (Konya Hospital): Ameliyatın yapılabileceğini gördüm. Kadavra üzerindeki deneyim ve canlı video bağlantısı ile ameliyatı izlemek, bendeki ameliyattan korkma duygusunu giderdi.

Dr. Mehmet Ali Uygun (Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi): Olabilir odaklı bir operasyon olduğunu gördüm. Buradaki eğitim altyapısının çok kuvvetli olduğunu gördüm.

Dr. Ender Köktekir (Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi): Kursa katılmam çok iyi oldu. Bu kursla meslek hayatımda yeni ufuklar açıldı.

Yard. Doç. Dr. Davut Ceylan (Selçuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi): Yöntemi tek tek kadavrada uygulamak çok öğretici oldu.

Dr. Mehmet Medet Yıldız (Özel Aspendos Hastanesi): Kadavra üzerindeki uygulama sırasında, en azından iki vaka yaparak çok iyi bir deneyim kazandım.

Op. Dr. Özgün Akşan (İzmir Özel Tıp Eğitim ve Araştırma Hastanesi): Operasyon bana yeni bir ufuk kazandırdı, kurs çok faydalı oldu.

Dr. Ozan Gani Üsmen (İzmir Şifa Hastanesi): Kadavra üzerinde yöntemi deneyimli kişilerle birlikte uygulamak, bizim için çok faydalı oldu.