ŞİZOFRENLERDE İÇİMİZDEN!

İzmir Şizofreni Dayanışma Derneği Başkanı ve Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Köksal Alptekin, her 100 hastadan 1’inde görülebilecek şizofreni rahatsızlığının, genellikle genç yaşta başlayan (16-25), duygu, düşünce ve davranışlarda bozulmayla kendisini gösteren bir beyin hastalığı olduğunu söyledi. Alptekin, “Beyinde dopomin ve serotonin adı verilen maddelerde düzensizlik oluşuyor. Türkiye’de 400-600 bin şizofreni hastası olduğu tahmin ediliyor” dedi.

Tedavisi düzenli ilaç kullanımıyla mümkün olan şizofreni hastalarının yaşadıkları sorunlara da dikkati çeken Prof. Dr. Alptekin, şunları söyledi: “Bugün şizofreni hastalarının çoğunluğu, ilaç tedavisiyle, çalışabilecek noktaya gelebilmektedir. Eğer şizofreni hastaları için uygun olan sosyal yapılanmalar gerçekleştirilebilirse, birçok hasta çalışabilir ve üretime katkıda bulunabilir. Ayrıca böylesi bir gelişme, hastaların iyileşmelerini de hızlandıracaktır.”

Şizofreninin korkulacak bir hastalık olmadığını dile getiren Prof. Dr. Alptekin, bu hastalıkla ilgili bilgi edinilmesini ve önyargıların değiştirilmesini istedi.

Toplantıya katılan bir şizofreni hastasının annesi Yıldız Çivi de hastaların en önemli sorununun, geçimlerini temin edememek olduğunu söyledi.

Çivi, “Hastalarımız, dernek sayesinde sosyalleşebiliyorlar ve el becerilerini geliştiriyorlar” dedi.

Şizofreniye karşı yaptığı mücadeleden galip çıkarak iyileşme sürecine giren Feridun Bilgöl ise hastalık nedeniyle yaşadığı güçlükleri şöyle anlattı: “Okulda başarılı bir öğrenciydim. İzmir Atatürk Lisesi’ni bitirdim. Lisede girdiğim İngilizce sınavını kazandım ve ABD’ye gitme hakkını elde ettim. Daha sonra üniversite sınavını kazanıp, ODTÜ Maden Fakültesi’ne başladım. Fakat burada bazı korkularım yüzünden okuyamadım. Ertesi yıl Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği Bölümü’nü kazandım. Burayı 1 yıl gecikmeyle bitirdim. İş aramama rağmen kapılar yüzüme kapandı. Şu an kendimi çalışabilecek düzeyde hissediyorum. İş olanağı bulsam çalışacağım. Belki bir yuva bile kurabilirim. Toplumdan beklediğim, bana ve arkadaşlarıma iş olanağı sağlaması.”