SIKINTIDAN YEMEK YEMEYİN!

Prof. Dr. Ronette Kolotkin obezite konusunda uyarıyor:

GlaxoSmithKline’ın katkılarıyla düzenlen Obezite ve Yaşam Kalitesi toplantısına katılan Prof. Dr. Ronette Kolotkin, durağan yaşam tarzı ve düzensiz beslenmenin obeziteye davetiye çıkardığını, duygusal sebeplerin de daha fazla yemek yemeye yol açtığını söylüyor ve uyarıyor: Sıkıntıdan yemek yeme alışkanlığından vazgeçin.

Obez bir aileden gelen ve kendisi de obezite tedavisi gören Prof. Dr. Ronette Kolotkin, obezitede yaşam kalitesi çalışmaları alanında uzmanlaşmış bir klinik psikolog, araştırmacı ve danışman olarak görev yapıyor.

İstanbul’a geldiğinde sokakta spor yapan insandan çok, dondurma yiyen ya da bir şeyler atıştıran kişiler gördüğünü söyleyen Kolotkin, batı ülkelerinin çoğunun obezite tehlikesi altında olduğunu söylüyor. Obeziteye yol açan faktörler arasında genetik, çevresel ve ruhsal etkilerin ön plana çıktığını belirten Kolotkin, obezitenin bir kültür hastalığı olduğunu da vurguluyor. “Eskiden yürürdük, alışveriş çantalarımızı taşırdık. Şimdi durağan bir hayat sürüyoruz. Besinlere çok kolay ulaşabiliyoruz, hatta bir telefonla kapımıza kadar geliyor. En büyük yanlış ise, evde yapılmış yemeği yemiyoruz, fast food ile geçiştiriyoruz” diye konuşan Prof. Dr. Kolotkin, duygusal sebeplerin de kişiyi obeziteye ittiğini söylüyor: “Yalnızsan, korkmuşsan, yorgunsan, üzgünsen yemek yemek gibi bir alışkanlık ediniyorsun, bundan kaçınmamız gerekiyor.”

Obezite cinsel isteksizliğe sebep olur

Prof. Dr. Kolotkin Türkiye’deki istatistiklere baktığında kadınların obez, erkeklerin ise aşırı kilolu olduğunu söylüyor ve “Obezite kişinin yaşam kalitesini çok fazla düşüren bir rahatsızlık. Bu durum aynı zamanda ciddi duygusal yaralara da sebep oluyor. Obez kişi, kendini temizleme konusunda sorun yaşıyor. Karşı cinsle tanışmak problemli oluyor çünkü özsaygıları düşüyor, kendilerini çekici hissetmiyorlar. Evli obezler ise eşleri onları beğenmeyecek endişesi ile mutsuz oluyor. Tüm bunlar da cinsel isteksizliğe yol açıyor” diyor.

Obezite hastalarının sosyal açıdan da büyük zorluklar yaşadığına dikkat çeken Prof. Dr. Kolotkin, obezlerin bir ortama girdiklerinde en iri insan olmak istemedikleri için davetleri reddetmek zorunda kaldıklarını da belirtiyor. Arkadaşları ile birlikteyken onlarla aynı fiziksel yeterliliği gösteremeyen obezlerin, aşırı yorgunlukla savaşmak zorunda kaldıklarını sözlerine ekliyor.

Obeziteden korunmak için fiziksel aktivitelerin arttırılması ve sağlıklı beslenme alışkanlığı edinilmesi gerektiğini söyleyen Kolotkin, “Bunun dışında iyi rol modeller oluşturmalı,güçlü, fit, sağlıklı, zamanında yemek yiyen kişileri rol model olarak almalıyız” diye konuşuyor. Obezite tedavisinin hekim kontrolünde olması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Kolotkin, günümüzde popüler olan, bitkisel oldukları söylenen zayıflama ilaçlarının vaad ettikleri mucize zayıflamanın gerçek olmadığını belirtiyor. Formülünde orlistat bulunan destek tedavilerin sağlıklı beslenme ve egzersizle obezite tedavisinde kullanılabileceğinin altını çiziyor.