OSTEOPOROZ, ÇOCUKLUKTA ENGELLENİR

Osteoporozun kökleri, geçmiş yıllara dayanıyor. Bunun için çocukluk çağında alınacak önlemler, ileride oluşabilecek osteoporoz riskini en aza indiriyor.

Yüzyılın en önemli sağlık sorunu olan osteoporoz, sadece yaşlılık dönemini ilgilendiren bir sorun mu? Çocukluk çağında ileride oluşabilecek hastalık riskine karşı ne gibi önlemler alınabilir?

Osteoporoz yani kemik erimesi, genellikle erişkin hastalığı gibi düşünülse de günümüzde bu sinsi ve çok yavaş ilerleyen hastalığının köklerinin, çocukluk çağına kadar uzandığı bir gerçek. İleri yaşta ortaya çıkacak kemik erimesi sorununa karşı, önlemlerin de çocukluk çağında alınması gerekiyor.

Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Hülya Caner, ileri yaşta kemik erimesi sorunu ile karşılaşmamak için çocukluk çağında alınması gereken önlemlere ilişkin bilgi verdi.

İLK 20 YAŞ ÇOK ÖNEMLİ

Güçlü kemik yapısı ilk 20 yaş içinde oluşur ve vücuttaki kemik kitlesi maksimum hacmine 30’lu yaşlarda ulaşır. 30’lu yaşlardan sonra vücuttaki kemik dokusu yavaş yavaş azalır. Kemik dokusunun kayıp hızı kadınlarda ve erkeklerde başlangıçta aynıyken, kadınlarda menopoz döneminde östrojen hormonu azalmasına bağlı olarak kemik dokusu kayıp hızı artar. Dolayısıyla 50 yaş üzerindeki her üç kadından birinde görülen ve önemli bir sağlık sorunu olan kemik erimesi boyda kısalma, kemik ağrıları, kalça ve omurga kırıkları ile kendini gösterir, yaşam kalitesini önemli oranda etkiler.

Güçlü kemik yapısının ilk 20 yılda oluştuğu göz önüne alındığında, bu dönemde kemik yapısını güçlendirmek için alınacak önlemler ile kemik erimesi riski azaltılabilir.

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KALSİYUM VE EGZERSİZ

Çocukluk çağlarında, ileride ortaya çıkabilecek kemik erimesi riskini ortadan kaldırmak için önlemler alınmalıdır. Bu nedenle çocukların kalsiyumdan zengin gıdalarla beslenmeleri, bilinçli spor yapma alışkanlığı kazanmaları ve ergenlik çağlarında da bu alışkanlıklarının devamını sağlamaları için yönlendirilmeleri gerekir.

Ergenlik çağı, kemik sağlığı için özellikle önem kazanır. Vücut kemik kitlesinin yüzde 45’i bu dönemde oluşur. Yine bu dönemde hormonların etkisiyle artan iştah; fast food ürünlerine artan ilgi, öğün atlama veya kilo alma korkusu ile bilinçsizce yapılan rejimler, hızlı büyüme ile artan kalsiyum ihtiyacını karşılamamaz. Bunlara, hem alınan kalsiyumun emilimine engel olan, hem de vücuttan atılımını hızlandıran kahve, kolalı içecekler, alkol, sigara da eklenince, durum daha da ciddiyet kazanır.

GÜNLÜK KALSİYUM İHTİYACI NE KADAR?

Kalsiyum ihtiyacı, yaşa göre değişir. Yaşamın ilk 6 ayında günlük ihtiyaç 400 miligram, 1 yaşa kadar 600 miligram, 1 yaşından sonra da ergenlik yaşına kadar 800 miligram ve ergenlik çağında da 1200-1500 miligramdır. Bir bardak süt ve süt ürününde yaklaşık 300 miligram kalsiyum olduğu düşünüldüğünde, günlük ihtiyaç alınan gıdalarla çok kolaylıkla karşılanır. Kilo alma endişesi olanlar için ise, yağsız veya az yağlı ürünlerle aynı şekilde günlük kalsiyum ihtiyacını karşılar. Bu sayede gereksiz yağ alımı da engellenmiş olur. Kalsiyumdan zengin gıdalar; badem, ayçiçeği çekirdeği, yumurta, balık, nohut ve brokolidir. Ergenlik çağında eğer kalsiyum miktarı gıdalarla karşılanmıyorsa ilave kalsiyum önerilebilir.

EGZERSİZ DE ÖNEMLİ

Beslenmenin yanında egzersiz ve güneş ışığı da kemik gelişiminde çok önemli rol oynar. Vücutta Vit-D sentezi için güneş ışığına gereksinim duyulur. Günde sadece 20 dakika güneşlenmek, bunu karşılar. Fazlası ise güneş ışığının cilde vereceği zararlar nedeniyle önerilmez.

Bunun yanında aşırı zayıflık da, osteoporoz yönünden istenmeyen bir durumdur. Obez olmamak kaydıyla, vücut ağırlığı ile kemik kitlesinin doğru orantılı olması gerektiği bilinmelidir.