KEKEMELİK TEDAVİSİNDE SCHWARTZ TEKNİĞİ

E.Ü. Tıp Fakültesi’nde uygulanan teknikle konuşma öğretilmesi halinde yüzde 70 oranında başarı sağlanıyor.

Prof. Dr. Benal İnceer, ‘kontrollü-akıcı konuşmayı sağlayabilmek’ olarak tanımlanan Schwartz tekniğinin, tedavide kullanılan tüm yeni teknikleri içinde barındırdığını kaydetti. Kekemeliğin doğuştan olmadığını belirten İnceer, özellikle 2-7 yaş arasında görülen kekemeliğin tedavisinde ailenin tavrının önemine dikkat çekti.

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı’ndaki Konuşma Bozuklukları Birimi’nde kekemelik tedavi yöntemi olan “Schwartz” tekniğinin uygulandığı, bu teknikle konuşma öğretilmesi halinde yüzde 70 oranında başarı sağlandığı bildirildi. EÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı’nda görevli Prof. Dr. Benal İnceer, bu teknikle kekemelerin kendi doğal nitelikleriyle konuşmasını sağladıklarını belirtti. İnceer, şunları kaydetti:

YETİŞKİNDE DAHA İYİ SONUÇ VERİYOR

“1991 yılından beri Konuşma Bozuklukları Birimi’nde kekemeliğin tedavisi için çalışıyorum. Kekemeliğin nedenini sadece psikolojik ya da organik nedenlere bağlayamayız. Bu yüzden tedavi için kullandığımız Schwartz tekniğinin faydasını çok görüyoruz. Çünkü bu teknik, kekemeliğin tedavisinde kullanılan tüm yeni teknikleri içinde barındırıyor. Teknik her yaşa uygulanmakla birlikte yetişkinlerde çok daha iyi sonuç veriyor.”

KESİN BİR TEDAVİSİ YOK

Schwartz tekniğini “kontrollü-akıcı konuşmayı sağlayabilmek” olarak tanımlayan İnceer, “Kekemeliğin kesin bir tedavisi yok. Ama bu teknikle konuşma öğretilirse yüzde 70 başarı sağlanıyor” dedi. Benal İnceer, kekemeliğin genellikle 2,5-7 yaşları arasında başladığına dikkati çekerek, kekemeliğin yüzde 70’inin ergenlikte de sürdüğünü kaydetti. İnceer, şöyle konuştu:

“Aslında kişiler, kekeme doğmazlar. Özellikle 2-7 yaş arasında ortaya çıkan kekemelikte ailenin tavrı çok önemlidir. Çocuğa karşı takınılan otoriter ve baskıcı tavır, kekemeliğin artmasına da neden olabilir. Aileler, kekeleyen çocuklarından utanmamalı ve tedaviye kendileri de yardımcı olmalıdır.”