KARDİYAK REHABİLİTASYONLA KALP HASTALARININ YAŞAM KALİTESİ UZUYOR

Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 2 seneden beri, kalp nakli ve yapay kalp ameliyatı geçiren hastalara uygulanan kardiyak rehabilitasyon sayesinde hastaların yaşam kalitesi artıyor.

Türkiye’de sağlık sorunlarının başında kalp rahatsızlıkları geliyor. Sağlıksız beslenme, sigara, stres, genetik gibi birçok faktörün tetiklediği kalp rahatsızlarında bazen kalp nakilleri de gerçekleşebiliyor. ülkemizde ilk kalp naklinin 1968 yılında gerçekleşmesinden bu yana 680’in üzerinde hastaya kalp nakli operasyonu uygulandı. Yine her yıl 60-90 arasında hastaya kalp nakli gerçekleşiyor. Ancak donör sayısının ve kriterlere uygun kalp sayısının az olması nedeniyle dünyada yapay kalp uygulamaları da hız kazanıyor. Şu an 5’i Ankara, 3’ü İstanbul, 1’i Antalya, 1’i İzmir ve 1’i Bursa olmak üzere 11 ayrı merkezde kalp nakli ve yapay kalp nakli ameliyatları gerçekleşiyor. Türkiye’de ilk uzun yaşayan kalp nakli ameliyatını ve bugüne kadar 127 hastaya kalp nakli operasyonu gerçekleştiren İstanbul İli Anadolu Güney Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden, Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği Eğitim Görevliliği görevini yürüten Doç.Dr. Murat Bülent Rabuş, “Şu an ülkemizde en fazla kalp nakli yapan ilk 2 merkez içerisindeyiz. 2012 yılından beri hastanemizde tam 34 hastaya yapay kalp nakli gerçekleştirdik.” açıklamalarında bulunuyor.
ölüm riskini azaltıyor
Kalp nakli ve yapay kalp ameliyatlarından sonra Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi, isteyen hastalarına sunduğu kardiyakrehabilitasyon hizmetiyle de dikkat çekiyor. Kardiyak rehabilitasyon; kardiyak hastalıklardan kaynaklanan fiziksel bozukluk veya herhangi bir harabiyeti sınırlamayı hedefliyor, ölüm riskini azaltıyor ve hastanın normal yaşantısını sürdürmesine olanak sağlıyor. Rabuş, kardiyak rehabilitasyonu basit bir örnekle şöyle açıklıyor: “Kardiyak rehabilitasyon, hastaya kalp ameliyatı sonrası nasıl soluk alıp vermeyi öğretmek gibi. Basit ve bilinen bir şeymiş gibi görünen bu durum, kuralına uygun olarak yapıldığında çok faydalı sonuçları olmaktadır. Böylelikle iyileşme süreci kısalmaktadır.” Kalp nakli sonrası uygulanan ilaç tedavisi nedeniyle enfeksiyona,tansiyon yüksekliğine, yeni takılan kalpte damarda tıkanma ve bunun gibi istenmeyen etkilere karşı korumak için hastaya, rehabilitasyon programı uygulanması gerekiyor. Yapay kalpte ise hastalar ilaç kullanmak zorunda değildir, ancak yanlarında sürekli taşımak zorunda oldukları bir cihaz vardır. Bunun için de kardiyakrehabilitasyon gerekiyor.
1361 hastaya kardiyak rehabilitasyon hizmeti sunuldu
Fonksiyonel kapasiteyi artırmak, eforla ilgili oluşan şikayetleri azaltmak, fonksiyon kaybına bağlı özürlüğü azaltmak, risk faktörlerini tanımlamak, ölüm ve sakat kalma riskini en aza indirmek için yapılan kardiyak rehabilitasyon çalışmasında, fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanı, kalp damar cerrahi uzmanı, kardiyoloji uzmanı, fizyoterapist, psikiyatrist, egzersiz fizyoloğu, psikolog, eczacı, rehabilitasyon hemşiresi, iş-uğraş terapisti, diyetisyen, sosyal hizmetler uzmanı, mesleki rehabilitasyon uzmanı bulunuyor. Kalp nakli ve yapay kalp uygulamaları sonrasında kendisini iş ve sosyal yaşamdan uzaklaştıran hastaları kısa sürede sosyal yaşama adapte etmeyi hedefleyen kardiyak rehabilitasyon için Rabuş, “Mayıs 2012’den beri hastanemizde kardiyak rehabilitasyon hizmeti veriyoruz ve bugüne kadar 1361 hastamıza bu hizmeti sunduk.” açıklamalarında bulunuyor.
İsteğe bağlı
Doç. Dr. Murat Bülent Rabuş, “Hastanemiz rutin uygulamada kalp rehabilitasyon hizmeti için öncelikle hastayı takip eden doktor veya polikliniğe başvurduğunda poliklinik doktoru tarafından rehabilitasyon merkezimize yönlendiriliyor. Merkezde hasta değerlendiriliyor, risk belirleme ve reçetelendirme yapılıyor ve programşekillendiriliyor.” diyor. Ayrıca Rabuş, kardiyak rehabilitasyonla birlikte hastaların yaşam kalitelerinde artışın birtakım anketler ve ölçütlerle belirlendiğini söylüyor.Rabuş, “Bu anket ve ölçütlerin sonuçlarına bakıldığında hastaların yaşam kalitesinde, sosyal ve iş hayatında, aile hayatında düzelmelerin olduğu görülmektedir.” ifadelerine yer veriyor.