““KANSERDE TANI VE TEDAVİ”

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ali Ayhan , “1-7 Nisan Kanser Haftası” etkinlikleri kapsamında, Türk Kanser Araştırma ve Savaş Kurumu Adana Şubesi’nce düzenlenen “Kanserde Tanı ve Tedavi” konulu panelde, rahim ağzı kanserinin özellikle gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde yaygınlaşmaya başladığını belirtti.

Hastalığın önlenmesinde bireysel girişimlerin yanı sıra kurumlar arası işbirliği ve devlet katkısının büyük önem taşıdığını ifade eden Ayhan, sağlık kuruluşlarınca rahatsızlığı olsun olmasın tüm kadınların belirli zamanlarda testten geçirilmesi gerektiğini ifade etti. Rahim ağzı kanserinde prezervatif kullanımı, cinsel ilişkiye erken başlanmaması ve hijyen koşullara önem vermenin bireysel tedbirler olacağına dikkat çeken Ayhan, şöyle devam etti: “Gelişmiş ülkelerde 100 binde 4-5 olan rahim ağzı kanseri görülme sıklığı Türkiye’de binde 50 civarında. Tüm gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde de bu hastalık kadınlarda en sık görülen kanser türleri arasında yer alıyor. Gerekli tedavi yapıldığında yüzde 100 başarı sağlanabilmektedir.”

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serap Hastürk ise “Akciğer kanserinde erken tanı ve korunma” konulu konuşmasında, “Akciğer kanserlerinin yüzde 90’ından sigara sorumlu. Hiç sigara içmeyen insanın bu hastalığa yakalanma riski yüzde 1 olmasına rağmen, sigara içenlerde bu oran 30 kat artmaktadır” dedi. Hastürk, genel sağlığa olumsuz etkilerinin sürekli anlatılmasına rağmen sigara içiminin önlenemediğini ve başlama yaşının da 12-13’e kadar indiğini söyledi. Ç.Ü. Tıp Fakültesi öğrencileri arasında yapılan bir araştırma sonuçlarının da sigaranın zararları konusunda gençlerin yeterince bilgi sahibi olunmadığını ortaya çıkardığını ifade eden Hastürk, şunları kaydetti: “Birinci sınıf öğrencilerinde sigara içme oranı yüzde 7.5 olmasına rağmen, son sınıf öğrencilerinde bu oran yüzde 42’ye çıkıyor. İlerdeki meslek hayatlarında insanları sağlıklarını koruma konusunda yönlendirecek olan tıp öğrencilerimizde sigara içme oranının yüksekliğini endişe verici görüyoruz.”

Hastürk, sigaraya bir kez başlandığında bırakma olasılığının yüzde 15-20 olduğunu, bu nedenle hiç başlanmaması için eğitime ağırlık verilmesi ve ailelerin de yönlendirici olmaları gerektiğini ifade etti.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zühtü Tansuğ da ortalama yaşam süresinin uzaması ile birlikte “prostat kanseri”nin erkeklerin korkulu rüyası haline geldiğini belirterek, bu hastalığın erken tanı ile önlenebileceğini söyledi.

Tansuğ, ilerde ortalama yaşam süresinin artmasına paralel olarak prostat kanseri şikayetlerinin de artacağının tahmin edildiğini belirterek, özellikle 45-50 yaş sonrasında tüm erkeklerin sağlık taramasından geçmesi gerektiğini kaydetti.