KALP HASTALARINA GÜZEL BİR YAZ İÇİN ÖNERİLER

Uzun ve soğuk kış aylarından sonra yazın yükselen sıcaklık, özellikle kalp hastaları açısından bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Sanıldığının aksine kalp hastaları yaz aylarında, kirli hava ve solunum infeksiyonlarının hakim olduğu kış mevsimine göre daha rahat ediyorlar. Ancak bu rahatlık zaman zaman kalp hastalarında rehavete ve dikkatsizliğe yol açarak bir risk haline gelebiliyor. Kalp hastalarının yaşam kalitelerini koruyarak yaz mevsiminin güzelliklerini en iyi şekilde yaşayabilmeleri için nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunu Anadolu Sağlık Merkezi’nden (ASM) Kardiyoloji

Uzmanı Doç. Dr. Ertan Ökmen ile konuştuk.

Yaz aylarının kalp hastaları için yaza göre daha tehlikeli olduğu düşünülür. Oysa, sanıldığının aksine kalp hastalıklarının ilk belirtilerinin ortaya çıkması, kalp krizi, kalp yetersizliği alevlenmesi ve hastanelere kalp hastalığı nedeni ile yatış oranları kış aylarında yaza göre çok daha yüksek oluyor. Kış aylarında hava kirliliği ve artan solunum yolları infeksiyonları özellikle kalp yetersizliğinde kötüleşmeye yol açarken, soğuk hava ve bu havalarda yapılan eforlar koroner arter hastalarında damar spazmlarına ve göğüs ağrısının ortaya çıkmasına, kalp krizine, hatta ani ölümlere neden olabiliyor.

Her ne kadar kalp hastalarının büyük bir kısmı yaz günlerinde soğuk kış mevsimine göre klinik açıdan çok daha rahat olsa da, havalar iyileşirken yakınmaları azalsa da, tam da bu dönemde daha dikkatli olmaları gerekiyor. Kendini iyi hissetmenin verdiği aşırı güven ile iyi hava koşullarında daha uzun ve ağır eforları yapabilme yetisinde oldukları kanaatine vararak bazen fark etmeden de olsa sınırlarını zorlayabiliyorlar. Sıkı diyetlerini gevşetebiliyor, hatta ilaçlarını kendilerince azaltabiliyor ya da tamamen bırakarak kendilerine zarar verebiliyorlar.

Yüksek sıcaklıklar ve yüksek nemin beraberinde getirdiği sıvı kaybı sağlıklı insanları bile zaman zaman zorlarken, kalp yetersizliği olan kişilerde, kalp krizi geçirenlerde, koroner damar hastaları ve tansiyon hastalarında kötü sonuçlara yol açabiliyor.

Kalp hastalarının yaz sıcaklarında almaları gereken önlemler ve yazı en iyi şekilde yaşayabilmek için dikkat etmeleri gereken noktalar konusunda Anadolu Sağlık Merkezi’nden (ASM) Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ertan Ökmen şu bilgileri verdi:

“Kalp hastalarının sıcak yaz günlerinin yarattığı riskten korunabilmeleri, sağlıklarına dikkat etmeleri gerekiyor. Bazı özel durumlar dışında hemen hemen tüm kalp hastalarına ağır olmayan, düzenli egzersizleri yapabilmeleri için soğuk havalara göre yaz aylarının sunduğu çok daha uygun koşulları değerlendirmelerini öneriyoruz. Kalp hastası olmayan her bireye de önerdiğimiz düzenli egzersizin, özellikle koroner arter hastası, hipertansiyonu olan, şişman ve hiperkolesterolemili hastalarda kalp olaylarının gelişmesini ve tekrarlamasını azalttığı görülüyor. Egzersizin kalp damar hastalığı ve diyabetin temelinde yatan fazla kilolardan kurtulmaya yardımcı olduğu ve kalp yetersizliği olan hastaların efor kapasitelerini artırabilme imkanını sağladığı biliniyor. Burada önemli olan yavaş tempolu, tercihin sadece yürüyüş ile egzersize başlayıp, zorlanmadan ve kalp rahatsızlıklarının elverdiği yoğunlukta ve sürede egzersizin yapılmasıdır.”

Egzersizin yanı sıra yazla birlikte gerçek anlamda tatil yapmak, kalabalık şehirlerin, yoğun işlerin getirdiği streslerden uzaklaşmak hem fiziksel hem de ruhsal açıdan dinlenmek önem taşıyor. Kötü havalarla paralel giden depresyonun, moral bozukluğunun kalp hastalıklarını da tetiklediği biliniyor. Bol güneşli, temiz havalarda doğayla daha yakın temasta olmak psikolojik olarak da tazelenmek kalp hastalarını bedenen olduğu gibi ruhen de gençleştirecektir. Yazla birlikte artan taze yeşil sebze ve meyvelerden bol bol tüketerek ağır, katı yağ ile yapılmış yemeklerden uzaklaşmak, sigaradan uzak durmak ve kalbimizle barışık olmak, ona özen göstermek için uzun güzel yaz günleri bulunmaz fırsatlar sunuyor.

Anadolu Sağlık Merkezi’nden (ASM) Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ertan Ökmen, kalp hastalarının yaz günlerini daha iyi yaşam kalitesine ulaşmak için nasıl değerlendirebileceklerine dair şu önerilerde bulunuyor:

“Birey sağlıklı da olsa, kalp hastası da olsa her şeyin aşırısından kaçınmalı. Bunların başında günün sıcak saatlerinde güneş altında uzun süre kalmak geliyor. Güneşlenmek ya da egzersiz gibi faaliyetlerin ancak güneş ışınlarının etkisini yitirdiği akşam saatlerinde ya da nispeten serin olan sabah erken saatlerde yapılması gerekiyor. Aşırı sıcak vücut ısısını da arttırır. Vücut araba radyatörü gibi soğutma sistemini çalıştırmak için kan damarlarını genişletir, kalp hızını arttırır, cilde daha fazla kan gönderir ve terleme ile ısıyı azaltmaya çalışır. Maalesef yoğun nemli havalarda terleme ile soğutma sistemi etkin çalışamaz. Damar genişlemesi ve kalp hızı artışına eşlik eden sıvı kaybı kalbi oldukça zorlar ve uzun süre bu koşullarda çalışan, zorlanan kalpte mevcut problemler belirginleşip ağırlaşabilir. Göğüs ağrısı ortaya çıkabilir, kalp yetersizliği alevlenebilir, tansiyon düşebilir ya da sıcak stresi ve dengenin bozulması ile tansiyon aşırı yükselebilir. Özellikle yaşlı hastalarda bu durumlar ciddi sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle başta su, meyve suyu, ılık çaylar olmak üzere bol sıvı alınması önem taşıyor. Hava sıcaklığı, günlük fizik aktivite ve kaybedilen suyun miktarına göre değişmekle birlikte günde en az 2- 2.5 litre sıvı içmek gerekiyor.”

Anadolu Sağlık Merkezi’nden (ASM) Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ertan Ökmen diğer bazı önerilerini ise şöyle sıralıyor:

Ağır, yağlı yiyeceklerden ve sindirimi zor kızartmalardan mutlaka uzak durulmalı. Kalp hastalarının her zamanki diyetlerini bozmamalarını öneriyoruz. Ağırlıklı olarak taze sebze ve meyve tüketilmeli. Bu besinler hem bol sıvı içerirler, hem de vitamin, mineraller ve antioksidanlar açısından zengindirler.

Hasta yapabileceği egzersizin türü ve düzeyini belirlemek üzere doktoru ile görüşerek belli yaz sporlarını, denize girmek dahil yapabilir. Amacın maratona hazırlanmak değil kalp sağlığını korumak olduğu unutulmamalı ve egzersiz için sınırlar zorlanmamalı.

Kalp hastalığı yazla birlikte tatile girmez bu nedenle doktorunuzla görüşmeden kalp ilaçlarınızı azaltmayın, bırakmayın. İdeal olanı yaz sıcakları yüksek derecelere ulaşmadan, uzun tatile, seyahate çıkmadan kalple ilgili kontrollerinizin yapılmasıdır.