İŞTE DEPREM SONRASI ALTIN KURALLAR

Türk Psikologlar Derneği İzmir Şubesi, Ege Bölgesi’nde yaşanan depremler sonrası depremi hisseden vatandaşlara çeşitli önerilerde bulundu. İşte altın kurallar.

Dernekten yapılan yazılı açıklamada, deprem sonrası insanların yoğun gerginlik ve tedirginlik yaşadığı, evlerine giremediği ve işlerine kendilerini vermekte zorluk çektiği belirtildi.

Bu süreçte, kişilerin kendilerini sürekli yorgun hissedebileceği, iştah ve uyku süresinde dengesizlikler görülebileceği, boğazda yumruk hissi ve göğüs ağrıları bulunabileceği açıklanarak, bazı vatandaşların umutsuzluğa düşerek alkol ya da uyuşturucu madde kullanmayı düşünüyor olabileceği belirtildi.

Bu belirtilerin günlük yaşamı etkileyecek derecede yoğun olması halinde hemen bir uzmana başvurulması gerektiğinin bildirildiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bu olayı yaşayan herkes benzeri şeyleri hissediyor, onlarla dayanışma içinde olun. Alkol, uyuşturucu benzeri zararlı maddelerden uzak durun. Kendinizi güvende hissettiğiniz yerlerde olmaya çalışın. Deprem anında neler yapabileceğinize ilişkin tatbikat yapın, aile bireylerinin yapacakları işleri belirleyin. Gevşemek için hareket edin, sevdiğiniz şeylerle uğraşın. Depremin kendisine değil daha öncekiler gibi kısa bir süre sonra geçecek oluşuna odaklanın.”

“ÇOCUKLARA RESİM YAPTIRIN”

Açıklamada deprem nedeniyle çocukların parmak emme, altını ıslatma gibi davranışlara geri dönebileceği, kabuslar görüp yalnız yatmaktan korkabileceği belirtilerek, bu durumun okul başarılarını da etkileyebileceğine dikkat çekildi. Bu durumlarda çocuklarla daha fazla zaman geçirilmesi gerektiğine dikkat çekilerek, şu önerilerde bulunuldu:

“Sizden ayrılmak istemeyebilirler. Onlara dokunun, sarılın, fiziksel temas çocuklar için çok yararlıdır. Gerginliklerini azaltmak için oyun imkanı tanıyın. Yaşadıklarını resme dökmeleri için materyal sağlayın. Sizinle ayrıntılı konuşmasına, kendisini ifade etmesine izin verin, onları destekleyin, yüreklendirin. Sık sık korkularını ve kaygılarını anladığınızı gösterin. Uyku, yemek, oyun gibi faaliyetlerini eskisi gibi zamanında yaptırın, hayatın normale dönmekte olduğu duygusuna varabilsin.”