İDRAR KAÇIRMA KADER DEĞİL

İleri yaşlarda görülen ve sanılanın aksine sadece kadınların değil, erkeklerin de yaşam kalitesini tehdit eden idrar kaçırma rahatsızlığı çeşitli nedenlerle ortaya çıkabiliyor. Oluş biçimine göre farklı tipleri bulunan hastalık, egzersiz ve cerrahi müdahale ile tedavi edilebiliyor.

21 Ekim 2008, İstanbul – Ülkemizde çok sayıda kadın ve erkeğin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen idrar kaçırma rahatsızlığı, genel olarak gizli saklı yaşanıyor. Oysa, özellikle doğum sırasında vajinada meydana gelen rahatsızlıklara bağlı olarak ortaya çıkan idrar kaçırma, tedavi edilebilir bir hastalık.

Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güçer, idrar kaçırmanın çeşitli alt başlıklarının olduğuna, nedenleri ve oluş biçimleri farklı olsa da egzersizler ya da cerrahi müdahale ile tedavi edebildiğini dikkat çekiyor. Güçer hastalıkla ilgili şu bilgileri veriyor:

“Yaşlılıkta idrar kaçırma birçok alt başlık içeriyor ve bunlar idrar kaçırmanın değişik tiplerini oluşturuyor. Stres inkontinans tipinde gülünce, öksürünce, ağır eşya kaldırınca ve hatta ağır vakalarda merdiven çıkarken dahi olan idrar kaçırma yaşanabiliyor. Bu tip rahatsızlık zorlu normal doğum yaşayan genç kadınlarda olabildiği gibi, menopoz sonrasında vajenin canlılığını sağlayan östrojen hormonun çekilmesine bağlı rahim veya vajen sarkması olan kadınlarda da görülebiliyor. Sıkışınca olan idrar kaçırma ise daha çok nöro-musküler alt yapısı olan bir idrar kaçırma tipidir ve kişi gün içerisinde çok sık idrar çıkmasa bile tuvalete gitme ihtiyacı olduğunda, tuvalete gidene kadar idrarını kaçırır. Aşırı aktif mesaneli hastalar ise idrar kaçırma rahatsızlığının diğer tipini yaşarlar. Aslında bu hastaların asıl sorunu çok sık idrara çıkmaktır ancak bazılarında sıkışınca idrar kaçırma meydana gelebilir. Kişi birden fazla idrar kaçırma tipini bir arada yaşayabilir ve durum biraz daha karmaşık hale gelebilir.”

Tipine göre idrar kaçırma risk grupları da değişiyor

İdrar kaçırma probleminin tipine göre risk grupları değişiyor. Örneğin zorlu veya birden fazla vajinal doğum yapmış hastalarda stres inkontinans tipte idrar kaçırması görülüyor. Bu kişilerde doğum esnasında yaşanan travmaya bağlı olarak, vajen duvarlarının idrar kesesi boynuna yaptığı destek azalıyor. Vajen duvarlarının esnemesi, hatta rahmin de vajen ile beraber sarkması veya esnemesi gibi, vajende sarkma olmadan da, doğumda yaşanan travmadan dolay stres inkontinans tipli kaçırma olabiliyor.

Sıkışınca olan ve tuvalete gidene kadar idrar kaçırma probleminin altında ise, sinirsel alt yapı bulunuyor. Aşırı aktif mesane sadece kadınlarda değil erkeklerde de yaşanabiliyor ve sıklığı yaş ilerledikçe görülme sıklığı artıyor.

İdrar kaçırma rahatsızlığının tedavisi mümkün

Stres inkontinans tipteki idrar kaçırmanın altında yatan en önemli olay, vajenin ve pelvis tabanın doğumda uğramış olduğu travmadır. Zorlu doğumlardan kaçınmak veya bu tip doğumlar sonrasında pelvis tabanı denilen bölüm ile vajen kaslarını güçlendirmek için düzenli egzersiz yapmak, ileride sorunların ortaya çıkmasını engeller ya da olası sorunların şiddetini azaltır. Bu egzersizler için profesyonel yardım almak gerekir çünkü bilinçli ve programlı bir şekilde yapılmadıkça hastaya fayda getirmez.

Anadolu Sağlık Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Fatih Güçer, hastalığın tedavi yöntemleri hakkında şu bilgileri veriyor:

“Stres inkontinans tipte idrar kaçırma artık oturmuş ise yani hasta bize idrar kaçırdığı için gelmiş ise, hafif formlarda egzersiz tedavisi uyguluyor, orta ve ileri formlarda ise cerrahi müdahalede bulunuyoruz. Cerrahi tedavi tekniklerinde son yıllarda olan ilerlemelerle, eğer hasta bize sadece idrar kaçırma nedeniyle gelmiş ise (eşlik eden vajen ve rahim sarkması yok ise) 15-20 dakika süren bir ameliyat ile tedavi tamamlanıyor. Gerek aşırı aktif mesane probleminde, gerekse sıkışınca idrar kaçırma problemi olan hastalarda ilk yapılacak şey, basit bir idrar yolu enfeksiyonunu ekarte etmektir. Daha sonra kişiye hayat biçimi, tükettiği sıvı çeşidi, miktarı ile ilgili alması gereken önlemler hakkında bilgi verilir. Bu önlemlerin yeterli olmadığı hastalarımıza, mesane jimnastiği, Kegel egzersizleri, biofeedback tedavileri, pelvis tabanı kaslarının elektriksel stimulasyonu tedavisi denenebilir. Son olarak, ilaç tedavisine geçilebilir.”