HİPERAKTİVİTE MUTLAKA TEDAVİ EDİLMELİ

Ailelerin, hiperaktivite bozukluğu görülen çocuklarını, düzelir yanılgısına düşmeden, mutlaka doktor kontrolünden geçirmeleri gerekiyor.

Çok konuşma, sürekli hareket halinde olma ve dikkat bozukluğuyla kendini gösteren hastalığın, çocuklarda, düşük benlik saygısı sonucu, ilerde depresyon, anksiyete, madde ve alkol bağımlılığı görülme riskine dikkat çekildi.

Uludağ Üniversitesi (U.Ü) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Dr. Alper Bayrak, U.Ü Okul Öncesi Eğitim Çalışma Topluluğu’nca düzenlenen “5-12 Yaş Çocuklarında Hiperaktivite ve Dikkat Bozukluğu” konulu panel düzenlendi. Bayrak, bireyin yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan aşırı hareketlilik, istekleri erteleyememe ve dikkat bozukluğu gibi belirtilerle kendini gösteren “hiperaktivite” bozukluğunun, toplumda oldukça sık görüldüğünü belirtti. Yapılan araştırmalarda, hiperaktivite bozukluğunun Türkiye’de görülme sıklığının yüzde 5-7 oranında olduğunu kaydeden Dr. Bayrak, hiperaktivitenin, kendini, “çok konuşma, sürekli hareket halinde olma ve dikkat bozukluğuyla” gösterdiğini bildirdi.

“DEPRESYON VE BAĞIMLILIK RİSKİ

Dr. Bayrak, hiperaktivitenin düşük düzeyde olması durumunda, ileriye yönelik pek fazla sorun oluşturmamasına karşın, ailelerin, bu tip çocuklarını mutlaka doktor gözetiminden geçirmeleri gerektiğini kaydederek, şöyle konuştu:

“Aileler, hiperaktif bozukluğu olan çocuklarının büyüdüklerinde düzeleceklerini düşünüyorlar, ancak hiç de düşünüldüğü gibi olmuyor. Bu çocuklardaki düşük benlik saygısı sonucu, ilerde depresyon, anksiyete, madde ve alkol bağımlılığı görülme riski artıyor.”

Hiperaktivitenin, tedavisi mümkün olan bir rahatsızlık olduğunu belirten Dr. Bayrak, hastalığın tedavisinde, uygun ilaç kullanımının yanı sıra aile ve öğretmenlere büyük görev düştüğünü söyledi.

DİSİPLİN VE ÖDÜLLENDİRME

Dr. Bayrak, hiperaktif çocukların, rahatsızlığının bir sonucu olarak, derslerde dikkat eksikliği yaşadığını ve sürekli hareket etme isteği duyduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu:

“Bu çocuklar sürekli hareket etme isteği duydukları için, öğretmenler, onlara hareket edebileceği bir görev vererek çocuğun dikkatini tekrar toplayabilirler. Dikkatlerini çekmek için de aktif bir şekilde ders anlatabilirler. Çocuğun eksik olan benlik saygısını kazandırmak içinse, çocuğu her şekilde taktir etmeli, yıkıcı küçük düşürücü eleştiriler yerine yapıcı olmalıdır. Evde ve okulda uygulanacak disiplin ve ödül yöntemleri de son derece faydalı olacaktır.”