HER KADININ KORKULU RÜYASI: MEME KAYBI

Kadınlar arasında en sık görülen kanser türlerinden biri olan meme kanseri; bedensel, psikolojik ve sosyal açıdan pek çok soruna yol açmakta, kadınlar meme kaybı yaşayabilecekleri düşüncesiyle endişeye kapılmaktadır.

Memorial Hastanesi’nden Uz. Psikolog Ayşe Elif Orhon, ‘meme kanserli kadının psikolojisi ve dikkat edilmesi gerekenler’ hakkında bilgi verdi.

“Hastalığı kabullenmek zordur”

Meme kanseri, kadınlar arasında en sık görülen kanser türlerindendir. Meme kanseri olan kadınlarda hastalığın bedensel, psikolojik ve sosyal açıdan birçok olumsuz etkisi bulunmaktadır. Kanser, hastaların yaşamını derinden etkileyen bir kriz ortamı yaratmaktadır. Bu kriz ortamının belirgin özellikleri vardır.

Meme kanserine yakalandığını öğrenen kadın, ilk önce bir şok durumu yaşar. Kadın, ilk başta hastalığı inkar etme ve kabullenememe eğilimindedir. Daha sonra “niye ben” diye düşünür ve hayata dair bir kızgınlık ve tepki gösterir. Bu ruh halini bir müddet sürdüren kadın, hastalığına direnmesi gerektiğini anlar ve kısa bir süre sonra hastalığını kabullenerek tedavi sürecine uyum sağlar. Zamanla meme kanseri olduğu gerçeğine alışır.

Her kadının hastalığa dair verdiği tepkiler farklılaşmaktadır; fakat kriz ortamının özellikleri gibi tedavi süreci içerisinde de genelleşmiş ve ortak olan üç tepki bulunmaktadır. Bu tepkiler;

Kansere dair endişeler (yayılma riski, belirsizlik, tedavi süreci)

Meme alındıktan sonra kadının kendi beden imajı ve benlik algısına dair yaşadığı duygular

Cinselliğe dair düşüncelerin ve davranışların değişim göstermesi

“Memesi alınan kadın kendini eksik hisseder”

Tüm kanserlerde organ kaybı yaşamak ciddi psikolojik sıkıntılara yol açar ve psikolojik yardımda öncelikli grubu oluşturur. Meme kaybı yaşamak kadınların ciddi şekilde kayıp duygusu hissetmelerine neden olur.

Bununla beraber memesini kaybeden kadının;

Beden imajı, özgüveni, benlik algısı etkilenir. Güzel olmadığını, tam bir kadın olmadığını düşünür.

Psikolojik durumu etkilenir. Yani, yaşadığı kayıptan dolayı suçluluk, kızgınlık, pişmanlık, öfke duyguları yoğunlaşır.

Bedenleri üzerindeki kontrolü kaybettiği hissine kapılır.

Yaşanılan fiziksel değişiklikten dolayı çevresindeki sevgi, ilgi ve desteği kaybedeceğini düşünür.

Hastalığın nüksedeceğine dair korku yaşar.

Dişilik özelliklerini kaybetme ve ölüm korkusu yaşar.

İnanç ve değer sistemlerinde değişiklikler yaşar.

“Cinsellikle ilgili sorunlar ortaya çıkabilir”

Meme kanseri olan ve meme kaybı yaşayan kadınlar cinsellikle ilgili sorunlar yaşayabilir. Bunun nedeni genel olarak tüm toplumlarda memenin kadınlık, doğurganlık ve dişilik simgesi olmasıdır. Kanserle beraber memesini kaybeden ve bunun yanı sıra gördüğü tedavi, kemoterapi ve radyoterapi gibi uygulamalar yüzünden saçı dökülen, bedeninde değişimler olan kadın, artık kendisini tam bir kadın olarak hissetmemeye, eksik hissetmeye başlar. Bu durum partnerinden uzaklaşmasına, cinsellikten kaçmasına neden olur. Aynı zamanda partneri de hasta olduğu için rahatsız etmemek ya da ona zarar vermemek adına, eşinden uzaklaşabilir. Bu nedenlerle cinsellikle ilgili sorunlar ortaya çıkmaktadır.

“Uzmandan destek alın”

Meme kanseri olan kadınlara yardımcı ve destek olmak için partnerleri ve sosyal çevrelerindeki kişilerin özenli davranmaları gerekmektedir. Bu dönemde en yakınındaki kişi olarak partneri kadına karşı anlayışlı, duygularına dair paylaşımcı, duyarlı, destekleyici olmalıdır. Onu benlik algısına, kadınsılığına dair yaşadığı endişelerden uzaklaştırmalı, tedavi süreci boyunca destekleyici ve duyarlı bir tutum içerisinde bulunmalıdır. Meme kanseri olan kadınlarda yaşanılan sıkıntılar, endişeler ve tedavi süreci zamanla başta depresyon olmak üzere çeşitli psikolojik rahatsızlıklara yol açabilmektedir. Böyle bir durumla karşılaşıldığında ise bir uzmandan psikolojik destek alınarak tedaviye devam edilmelidir.