HEMOFİLİ HASTALARINA “TÜRKİYE MODELİ” İLE SÜNNET

Türkiye Hemofili Derneği Başkanıs Prof. Dr. Bülent Zülfikar, “hemofili hastalarında ilk defa bizim uyguladığımız pille çalışan ‘termokoter’ adlı aletle, hem risk ortadan kalkıyor, hem de hasta çok daha çabuk iyileşiyor” dedi.

Doğuştan başlayıp ömür boyu süren bir “kanama ve pıhtılaşamama” hastalığı olan Hemofili’ye yakalanan erkeklerin korkulu rüyası sünnet, “Türkiye modeli” ile fobi olmaktan çıkıyor.

Türkiye Hemofili Derneği Başkanı ve İstanbul Üniversitesi (İÜ) Onkoloji Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Zülfikar, yaptığı açıklamada, kromozomlardan dolayı sadece erkeklerde görülen hastalığın en önemli nedeninin kanda pıhtılaşmayı sağlayan faktör 8 veya 9 proteinlerinin doğuştan bulunmaması veya eksikliği olduğunu söyledi. Bu nedenle hastalara yapılacak her türlü cerrahi müdahalenin, içinde hematoloğun da bulunduğu özel bir ekibin kontrolü altında gerçekleşmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Zülfikar, bunlardan birinin de sünnet olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Zülfikar, şunları söyledi: “Hastalığın yüzde 75’i genetik. Bu nedenle hemofili hastası bulunan her 3 aileden birinde mutlaka sünnetten dolayı ölen vardır. Aileler bu deneyimi yaşadıkları için sünnet onlar için korkulu rüyadır.

Normalde kullanılan ancak hemofili hastalarında ilk defa bizim uyguladığımız pille çalışan ‘termokoter’ adlı aletle, hem bu risk ortadan kalkıyor, hem de hasta çok daha çabuk iyileşiyor. Bu modeli dünyada ilk defa biz uyguladık. Isı enerjisi kullanılarak hem doku kesisi yapılıyor, hem de kesilen bölümdeki dokular kaynaştırılıyor. Lokal anestezi ile yapılan bu uygulama 10-15 dakika sürüyor. Ve müdahale sırasında mutlaka hematolog ve üroloğun yanı sıra bir de hematoloji hemşiresi bulunuyor.”

Haydarpaşa Numune ve Şişli Etfal hastanelerinde uygulanan bu yöntemin yurtdışında da ilgi gördüğünü anlatan Prof. Dr. Bülent Zülfikar, “Türkiye modeli dediğimiz bu yöntem için Azerbaycan, Tunus ve Suriye’den de talep geldi” dedi.