HEKİMLER VE İNTERNET

Sağlık sektörünün farlı alanlarında çalışan bir grup profesyonel yeni bir iş ortaklığına taşıyorlar. Hekimlere yönelik bir internet sitesini oluşturmaya çalışan grupta, sitenin içeriğine ilişkin görüş ayrılıkları çıkıyor ve tartışma başlıyor… Planet

Bilişim Sistemleri Genel Müdürü Dr. İbrahim Erdoğan bu sayımızdaki örnek vakayı hazırladı.

Sağlık sektörünün farklı alanlarında profesyonel yaşamlarını sürdürüyorlardı. Geçmişten gelen güçlü dostluklarının sağladığı karşılıklı güveni ortak iş yapma noktasına taşımışlardı. İnternet’in hızla gelişeceğine ve bu alanda yapılacak yatırımların değer kazanacağına inanıyorlardı. Bu toplantıda hekimlere yönelik akademik içerikli bir web sitesi geliştirme fikrini değerlendireceklerdi.

Ege, sitenin içeriği konusuyla ilgiliydi. “Sitenin içerik sınırlarını tanımlamamız gerekli, tüm branşlara yöneldiğimizde içeriğin yönetimi sorun yaratır. Uzmanlık alanlarının tümüne hitap eden bir site yerine belirli bir klinik branşa yönelmemiz daha gerçekçi olur.” Beste bu görüşe katılmadı; “Bu yaklaşım izleyici ve üye sayımızı da sınırlamak anlamına gelmeyecek mi? Uzmanlık derneklerinin ve ilaç endüstrisi kuruluşlarının belirli uzmanlık alanlarına yönelik siteleri var. Ben içeriğin sorun olacağını sanmıyorum. Bu konuda fakülte ve uzmanlık derneklerinin desteğini sağlayabiliriz, üstelik bu konuda bizimle birlikte çalışabilecek çok sayıda akademisyen tanıdığımız da var.”

Ege içerik konusunda kaygılıydı: “Düşündüğün kadar kolay olacağını sanmıyorum. Kaldı ki tanıdıklarımızdan öte, üyelerimizin yazarlarını okumak ve sunumlarını izlemek isteyecekleri içerik sağlayıcılar bizim için öncelikli olmalı. Onlarla sürekli bir işbirliği için de sitenin kalitesini ve güvenirliliğini kanıtlaması gerekir. Kurumsal sitelerin varlığı, belirli bir uzmanlık alanına odaklanmamız için engel oluşturmaz. Yurt dışındaki çok başarılı bir kaç örnek dışında kurumsal siteler fazla ilgi görmüyor otonom yapıda site modeli başarışansı daha yüksek bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor.”

Simay, Ege’yi destekledi: “Bizim için temel hedef, sayısı fazla olmasa da siteden memnuniyeti yüksek ve katılımcı bir topluluk oluşturmak olmalı. İçerik alanımız genişledikçe üye sayısının artacağını ama performans kalitemizin düşeceğini ve üyelerimizin beklentilerini karşılamakta zorlanacağımızı düşünüyorum. Alt yapı yatırımı ve operasyon giderlerini geçen toplantıda değerlendirmiştik, belirli bir uzmanlık alanına odaklanmak maliyetimiz açısından da daha güvenli bir yaklaşım olacaktır.”

İş planı geliştirme görevini alan Kaan, gelir modeli ve giderler konusunda çok hassastı: “Katılıyorum, geçen toplantıda da söyledim, teknik hizmetleri yatırım yapmadan dışarıdan sağlasak bile çok ciddi operasyon giderimiz olacak. Kriz döneminde herkesin harcamalarında çok dikkatli davrandığını biliyoruz. Giderlerimizi karşılayacak düzeyde gelir sağlamamız uzunca bir dönem için mümkün görünmüyor. Üyelik gelirleri ve ilaç endüstrisine yönelik uygulamalar dışında gelir modeli oluşturmak da pek mümkün değil. Sınırlarımızı ne kadar net çizersek o kadar iyi olur.”

Simay gelir konusunda daha da karamsardı: “Bence üyelik gelirlerini de iş planına hiç koymayalım. Üyeliğin ücretli olması sağlıklı bir yaklaşım olur ama ücretli içerik sunumunda ülkemizde başarılı bir örnek yok,şimdilik İnternet’teki tüm içerik bedava.”

Ege: “Sitenin finansal olarak başarılı olmasının ve değer yaratmasının tek koşulu üyelerinin beklentilerini aşması dolayısıyla, tekrar içerik konusuna dönelim isterseniz. Bizim hedef kitlemiz seçtiğimiz uzmanlık branşındaki tüm yenilikleri izleyen, akademik olarak kendini sürekli yenileyen hekimler olmalı, bu kesim yabancı medikal siteleri de rahatlıkla izleyebiliyor. Onların katılım ve katkılarını sitemize sistematik olarak sağladığımızda, sitenin içerik yönetimi konusunda bir çok sorunu çözüp gerçek anlamda beklentilere odaklı ve otonom işleyişli bir yapıyı kurmuş oluyoruz.”

Toplantı, içerik ve üye ilişkileri yönetimi konularında ifade edilen çeşitli görüşlerle devam etti. Siz bu toplantıda bulunsaydınız, yatırımla ilgili karar başta olmak üzere İnternet’ten hekimlere sunulacak içerik ve planlanan sitede olması gereken diğer uygulamalar konusunda nasıl katkılarda bulunurdunuz?

Beklentilerle başlayıp, sürekli gelişen bir içerik olmalı

Bayındır Hastaneleri Ar-Ge Müdürü Dr. Murat Toktamışoğlu’nun konuyla ilgili görüşlerişöyle:

İnternet gelişim hızı son derece baş döndürücü. Bu alanda tıbbi konularla ilgili profesyonel anlamda hazırlanmış site sayısı ülkemizde yok denecek kadar az. Bu nedenle bir arz boşluğu yaşandığı ortada. Talep görünür anlamda çok somutşekilde ortaya konamasa da altta yatan bir beklenti ve ihtiyaç olarak medikal portal ve web sitelerine içerik anlamında ihtiyaç duyulmakta.

Farklı uzmanlık branşlarının farklı içerik beklenti ve ihtiyaçlarına sahip olduğunu, fakat diğer taraftan da genel medikal portala da sağlık profesyonellerinin ihtiyaç duyduğunu düşünmekteyim.

Bu nedenle projenin iyi çalışmış bir iş planına ihtiyaç duyduğunu düşünüyorum. Sektörde sağlık profesyonellerinin yani hedef kullanıcı kitlesinin açıkca belirtilen ihtiyaç ve isteklerinin ötesinde gelecekteki beklenti ve ihtiyaçlarının da öngörülebilmesi için iyi bir ön analiz yapılarak sektör beklenti ve ihtiyaç profili hazırlanmalıdır. Yurt dışı örnekler iyi incelenmeli fakat orada iyi işleyen sistem ve örnekler birebir ülkemiz profesyonelleri ve sektörünün ihtiyaçları dikkate alınmadan uygulamaya konulmamalıdır. Tek bir branşa mı yoksa genele mi seslenen bir uygulama yapılması kararı detaylı analiz sonuçlarına göre karara bağlanmalı ve iş planı oluşturulmalıdır. Bununla birlikte ülkemizdeki değişim hızı da dikkate alınarak basit fakat etkili, ihtiyaçlara ve beklentilere yanıt veren bir içerikle başlanarak daha sonra değişen beklentilerle esnekşekilde geliştirilmesi daha olumlu sonuçlar verecektir. Ben hem özel branşlara hem genele hitap eden bir sitenin içerik kalitesine göre talep bulacağını düşünüyorum.
Bu noktada tanıtım ve pazarlama da önemli bir rol oynamaktadır. Herşeyin temelinde beklenti ve ihtiyaçların iyi analiz edilmesi yatıyor. Fakat bunun yanı sıra her zaman rakamlara ve istatistiklere bakmayarak yüreğimizin yani sezgilerimizin de sesini dinlemelerini öneririm.

Müthiş fikirle gelenler

Sanal Sistem Genel Koordinatörü Onur Yarar konuyla ilgili görüşlerinişöyle açıkladı:

Etrafımızdaki pek çok kimse bizlere, “benimşöyle müthiş fikrim var,şunu uygulamaya geçelim çok para kazanacağız”şeklinde müracaat etmektedirler. İnternetin artık hem kıdemli kullanıcısı, hem akademisyeni hem de profesyonel uygulayıcısı olunca bakış açılarımız ve değerlendirme sürecimiz, evreka evrekaşeklinde gelen dostlarımızdan farklılaşıyor.

Bir site fikrinde nelere bakıyorum?

Burada sadece fikrin güzelliği değil, pek çok faktörün de incelenmesi gerekiyor. Bir web sitesi açarken veya kurarken, nasıl birşirket kurarken belli bir mantık silsilesi içinde inceliyor, fizibilitesini kendimizce veya profesyonel birilerine yaptırıyorsak, aynı yapılandırma metodunu kullanmamız gerekiyor. İlk önceşu sorulara cevap vermemiz lazım:

1-Hedef kitlemiz kim? 2-Hedef kitlenin böyle bir siteye ihtiyacı var mı?

3- Bizim bu sitenin içeriğini sağlayabilecek bilgi birikimimiz var mı?

4- Sitenin altyapısını, teknolojini nasıl sağlayacağız? Biz mi hazırlayacağız, yoksa dışarıya mı yaptıracağız? 5-Maliyetlerimiz nelerdir? Personel, altyapı gibi madde madde sıralayabiliyor muyuz?

6-Sitenin gelirleri neler olacak? Sponsorluk, reklam, satış vs. maliyetlerimizi karşılayacak mı yoksa biz mi sübvanse edeceğiz? Bunun için ne kadar kaynak ayırabileceğiz? 7- Benzer veya farklışekilde rakiplerimiz kimler? Ve biz onlardan farklı ne yapacağız ki daha iyi olalım?

8-Bu fikrin yurtdışı örneği var mı? 9-Kendimizi ne ile ölçekleyebileceğiz? Başarılı, iyi, doğru yolda olduğumuzu nasıl değerlendireceğiz? Kriterlerimiz neler? Ve bu konuda kendimize ve başkalarına ne kadar dürüst olabileceğiz? 10- Zamanımızı ve paramızı bu siteye ve fikre mi harcamalıyız? Sonuç Olarak: Bir web sitesi kurmak veya oluşturma isteği hepimizin aklından geçebiliyor. Sadece site mi; kimimiz bir cafe açmak istiyor, kimimiz bir restorantta aşçı olmayı ve de kimimiz de belki bir deniz fenerinde yaşamayı düşlüyor. Ancak tüm bu saydıklarımız ya hayal aleminde devam ediyor veya fizibl bulunuyor ve hayata geçiriliyor.

Dikilen her fidan nasıl tutmayabiliyorsa, müthiş emeklerle ve maliyetlerle oluşturulan siteler de kullanıcı bulamıyor ve bir süre sonra çöp oluyor. Uzun vadeli, akıllıca yaklaşımlar ise hayat boyu artı bir değer olarak karşımıza çıkıyor.

İçerikte “genelin işine yarayan bilgi” sunulmalı

Mavi Otomasyon Bilgi İşlem Sistemleri’nden Dr. Murat Yalçın örnek vakadaki toplantıya katılsaydışu konuşmayı yapabileceğini bildirdi: Tasarladığımız oluşum hakkında tesbit edilen ve çözüm bekleyen konular arasında, bu toplantıda gündeme getirdiğimiz ve çözüm bekleyen iki temel öğe içinde, “içerik” konusu ve alternatifleri daha da artırılabilir. Ancak “finansman ve altyapı” konusu, gelinen tartışma seviyesinde öncelik kazanmalıdır.Ege’nin finansman sorununa yaklaşımı olan “içeriği doğru planlayarak memnuniyetin sağlaması sayesinde gelirlerin elde edileceği” yönteminin yeterli olacağını düşünmüyorum.

İnandığım bir düşünceye göre, “hayaller ve yaratıcılık” ile “vizyon”un arasındaki farklılık, vizyonun planlanmış hayaller olmasındadır. Dolayısıyla gelir modeli ve giderler konusuna hepimizi tatmin edebilecek ve gerçekçi düzeyde bir yaklaşım sergilememiz gerekmektedir.

“Altyapı” ve “operasyonel giderler” konusu hakkkında oto-finansman’dan out-sourcing’e kadar çok değişik uygulamalar yapılabilir. Ancak giderlerin karşılanması konusunda hangi yönteme gidilirse gidilsin, “gelir modeli” tesbit edilmemiş her kurgu ya da yapıda olduğu gibi, bu tasarı da gerçekçi ve güvenilir projeksiyonları olmaması yüzünden amaca ulaşımı riskli ve belirsiz kalacaktır. Yol haritası ve performans test noktaları önceden saptanmamış bir projenin finansal yapısından ya da bütçesinden de söz edilemez. Bu durumda başlangıçta son derece başarılı içerik seçimleri ile üye memnuniyeti yüksek oranda sağlansa da, on gün sonra hizmet kalitemizin garantisinden söz edilemez. Bu yüzden “gelirler” konusununşiddetle planlanmaya ihtiyacı vardır.

Simay’ın “gelirler arasında ücretli içeriğin cazip bir yöntem olmayacağı” fikrine ben de katılıyorum. Ancak bu karar alınır ve aynı zamanda Ege’nin “katılımı cazip hale getirmek ve memnuniyeti otonom olarak sağlamak” yöntemi ile içerik sağlayıcılar olarak üyeler seçilirse, finansal olarak kabul edilemez bir durum olan “gelirsiz giderler üreten bir yapı” ortaya çıkacaktır. Dolayısıyla içerik sağlayıcıların aynı zamanda gelir sağlayıcı unsurlarının da bulunması veya bazı içerik sağlayıcılarının gelir getirici bazılarının ise salt akademik içerikli olması gibi alternatiflerin uygulamaya konulması gerekmektedir.

“Gelir getirici içerik” konusunun gerek etik yönü gerekse üye memnuniyetini düşürebilmesi özelliği ile başka gelir kalemleri ile de desteklenmesi gerekliliğine inanıyorum. Bu durumda “sunulan içerik” dışında “sunulan hizmet” kalemlerimiz de olmalıdır. Ancak bu karar bizi akademik içerikten iyice uzaklaştıracaktır.

Neticede uluslararası bilişim sektörünün tümü ele alındığında, artık portaller üzerinde “içerik sağlayıcı” yerine “hizmet sunucu” bir zihniyetin hakim olmaya başladığını düşünüyor ve destekliyorum. Kısaca “bilgi” , “gerçekten genelin işine yarayan bilgi” olmadıkça değer bulmamaktadır ki bu da mantık süreçlerimizle çelişen bir durum değildir.

Çözüm olarak “hizmet sunucu” özelliği olan bir portal tasarımına doğru gitmemizi, bu portalin salt içerik hatta akademik özellikli içeriği olan birden fazla uydu portletler ile desteklenmesini öneriyorum. Bu durumda gelir modeli belli olduğu için devamlılığı daha gözle görünür bir yapıya ulaşacağımızı, hizmet kalitemizi ve arge çalışmalarımızı ayakta tutatacak finansmanı sağlayabileceğimizi, akademik içeriği hedef kitleler bazında farkılılaştırılmış dikey çalışmalar ile de Ege’nin katıldığım görüşlerini gerçekleştirebileceğimizi düşünüyorum.