HAVA, BASINÇ, NEM DEĞİŞİKLİĞİ ATAKLARI TETİKLİYOR

Stres, açlık ve uykusuzluk migreni tetikleyen başlıca faktörler olarak sıkça gündeme geliyor. Uzmanlar hatırlatıyor; bu faktörlerin yanı sıra hava, nem ve basınç değişikliği de atakları başlatıyor. Prof. Dr. Mustafa Ertaş, “Araştırmalar, migren hastalarının hava durumuna karşı duyarlı olduğunu ortaya koyuyor. Mevsim değişikliğiyle birlikte hastaların şikayetleri artıyor. Biyoritmi bozan lodos, atakları tetikliyor” dedi.

İşteki performanstan eşler arasındaki ilişkiye kadar migren, hastaların tüm yaşamını etkiliyor. Migren ataklarını tetikleyen başlıca faktörler arasında uykusuzluk, açlık ve stres yer alıyor. Atakları başlatan nedenler ise hastadan hastaya değişiyor. Son yıllarda yapılan araştırmalar; sıkça gündeme gelen tetikleyici faktörlerin yanı sıra deniz seviyesinden yükseklik, hava, nem ve basınç değişikliğinin hastalar üzerinde etkili olduğunu gösteriyor. Havanın ısınmasıyla birlikte tatil planı yapan migren hastalarını uzmanlar uyarıyor; hava, nem ve basınç değişikliğinin atakları tetiklediğini unutmayın.

Türk Nöroloji Derneği Başağrısı Çalışma Grubu bünyesinde, 21 ilde yüz yüze görüşmelerle, İ.E Ulagay-Menarini Group’un desteği ile hayata geçirilen “Türkiye’de Başağrısı ve Migren Epidemiyoloji Çalışması” sonuçları da hava değişikliği ile migren atakları arasındaki ilişkiyi ortaya koyuyor. Türkiye genelinde 5 bin 323 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen araştırma sonuçlarına göre; hastaların yüzde 54’ü lodostan etkileniyor.

Migrenli hastalar hava durumuna karşı duyarlı

Türk Nöroloji Derneği Başağrısı Çalışma Grubu’nda yer alan Prof. Dr. Mustafa Ertaş, hava değişikliğiyle migren atakları arasındaki ilişki hakkında şöyle bilgi verdi: “Türkiye’de yapılan araştırma hastaların lodostan etkilendiğini gösteriyor. ABD’de yapılan başka bir çalışma sonuçlarına göre ise; migrenli hastaların yüzde 62.3’ü hava durumuna karşı duyarlı olduğunu düşünüyor. Tatil planı yapan migren hastaları, seçtikleri yerin özelliklerine bağlı olarak hava, nem ve basınç değişikliğinin atakları tetikleyebileceğini unutmamalılar.”

Lodos biyoritmi bozuyor

Migren ataklarının sıklıkla lodoslu havalarda arttığını vurgulayan Prof. Dr. Mustafa Ertaş, “Lodos, vücudun biyoritmini bozarak yorgunluk, mutsuzluk ve ağrıya neden olabiliyor. ABD’de yapılan bir araştırmaya göre; chinook adı verilen dağdan esen kuru rüzgar da migren atak sıklığını arttırıyor. Bir diğer araştırma Sahra Çölü tozunun biyoaktif demir iyonları içerdiğini gösteriyor. Bu nedenle Sahra Çölü tozunun da migren için tetikleyici bir faktör olduğu öne sürülüyor” dedi.

Rakamlarla Türkiye’de migren

Türk Nöroloji Derneği Başağrısı Çalışma Grubu bünyesinde, 21 ilde yüzyüze görüşmelerle gerçekleştirilen “Türkiye’de Başağrısı ve Migren Epidemiyoloji Çalışması”, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yapan öğretim üyeleri grubu tarafından ve İ.E Ulagay-Menarini Group’un desteği ile hayata geçirildi. Prof.Dr. Mustafa Ertaş’ın koordinatörlüğünü üstlendiği, Prof.Dr. Aksel Siva, Prof.Dr. Mehmet Zarifoğlu, Prof.Dr. Betül Baykan, Prof.Dr. Sabahattin Saip, Doç.Dr. Necdet Karlı, Dr. Elif Kocasoy Orhan ve Doç. Dr. Emel Önal’ın önderliğinde gerçekleşen “Türkiye’de Başağrısı ve Migren Epidemiyoloji Çalışması” sonuçlarına göre;

Her dört kadından birinde migren görülüyor. Her üç kadına karşılık sadece bir erkekte migrene rastlanıyor. Migrenin kadınlarda daha sık görülmesinin sebebi ise kadınlık hormonları.

Baş ağrısı çekenlerin yüzde 48.6’sı, migrenlilerin ise yüzde 29.4’ü doktora başvurmuyor.

Migren hastalarının yüzde 61.5’inde aile ilişkilerinde, yüzde 54.9’unda arkadaşlık ilişkilerinde, okula gidenlerin yüzde 57.9’unda ise okul hayatında bozukluk olduğu görüldü.

Migreni tetikleyen faktörler arasında yüzde 68.5 oranla stres ilk sırada yer alıyor. Diğer faktörler; lodos yüzde 54, açlık yüzde 54, uykusuzluk yüzde 50.

Migren hastalarının yüzde 88.3’ü ilaç kullanıyor, bu hastalardan sadece yüzde 36.9’u doktor tavsiyesiyle ilaç kullanıyor.

Migren hastalarının sadece yüzde 10.7’si yaşam kalitesinin migrenden etkilenmediğini söylerken, yüzde 89.3’ü hayatının etkilendiğini ve engellilik yaşadığını belirtti.

Migreni olan ve doktora giden hastaların sadece yüzde 45’inin ilk gittikleri doktorda doğru tanı alıyor. Migren olduğu halde migren tanısı almayan hastaların oranı yüzde 55.

Hastalarının sadece yüzde 10.7’si yaşam kalitesinin migrenden etkilenmediğini söylerken, yüzde 89.3’ü hayatının etkilendiğini ve engellilik yaşadığını belirtiyor.

Hastaların yüzde 29.2’si migren nedeniyle maddi kayıplar yaşıyor.