HAREKET HASTALIĞI YOLCULUĞUNUZU KABUSA ÇEVİRMESİN

Halk arasında ‘taşıt tutması’ olarak bilinen ‘hareket hastalığı’ merkezi sinir sistemine iletilen bilgilerin, her zamanki uyumunun bozulması nedeniyle ortaya çıkıyor. Amerikan Hastanesi Kulak Burun Boğaz Kliniği’nden Dr. Erkhan Genç, bu hastalığın seyahat eden kişilerin yüzde 30’unda görüldüğünü söylüyor.

“Hareket” insanoğlunun günlük hayatında hiç düşünmeden ve rahatsız olmadan ihtiyaçlarını karşılamak, sosyalleşmek, sağlığını korumak ve hedeflediği yere ulaşmak için yaptığı fiziksel bir aktivitedir.

“Hareket hastalığı” (motion sickness veya kinetosis), hareketi algılamakta kullanılan duyu organları arasındaki ortak çalışmanın bir şekilde bozulması ile yıllar içerisinde hareketin düzgün algılanmasındaki uyumun kaybolması sonucu ortaya çıkmaktadır. Halk arasında “taşıt tutması” da denilen “hareket hastalığı”, aslında duyu organlarının bireylere oynadığı bir oyundur. Hastalığın temelinde merkezi sinir sistemine iletilen bilgilerin, her zamanki uyumunun bozulması yatmaktadır.

“Hareket hastalığı” seyahat eden kişilerin %30’unda gözlenebilmektedir. Hastalık; hafif bir bulantıdan, kişinin gözlerini açamayacak dereceye kadar varabilecek bulantı ve kusmalara sebep olabilecek geniş bir yelpazede kendisini gösterebilmektedir.

“Taşıt tutması” sadece gemi, uçak veya araba yolculukları sırasında değil, yerçekimsiz veya yerçekimi az olan uzay seyahatleri sırasında da gözlenebilmekte ve seyahat bittikten sonra da günlerce devam edebilmektedir. Kişi, seyahat esnasında olmayan bir hareketi algılayarak, dengesizlikten yakınmaktadır. “Taşıt tutması”nın niçin gerçekleştiği ve insanlar arasındaki hassasiyet farkının kaynağı bilinmese de bu durumun oluşumunda; önceden kestirilemeyen bazı düşük frekanslı hareketlerin, tetikleyici rol oynadığı tahmin edilmektedir. İstem dışı hareketler, gözlerin sağladığı bilgilere uyum sağlamadığı için rahatsızlık duyulmaktadır.

Alınabilecek önlemler:

Öncelikle hareketin gözler ile rahatça algılanması sağlanacak bir yerde oturulmalıdır. Arabanın ön koltuğu gibi yolun ve manzaranın rahatça takip edilebileceği bir yer, “taşıt tutması” riskini azaltacaktır.

Gemi veya teknelerde güvertede olmak, iç kısımlara göre kişiyi daha rahat ettirecektir. Uçaklarda hemen kanat önündeki koltukta oturmak bir hareketin daha az hissedilmesine yardımcı olacaktır.

Beslenmede az miktarda ve mideyi rahatsız etmeyen yiyeceklerin seçilmesi önemlidir.

Kafanın sabit tutulması, alkol alınmaması, sigara içilmemesi ve yolculuk sırasında ufuk çizgisine bakılması yararlı önlemler arasındadır.

Yolculuk sırasında midenin yatışması için kraker benzeri yiyecekler ve karbonlu içecekler tüketilebilir.

İlaç kullanımı

Bazı ilaçlar ile yolculuk sırasında oluşan bulantı ve kusma hissinin önüne geçilebilir. Basit antihistaminikler veya anksiyolitik gibi ilaçlar, bu amaçla kullanılabilir. İlaçların yolculuk başlamadan bir saat önce alınması gerekmektedir.

Eğer yolculuk başladıktan sonra ilaç alınırsa; ilaçlar, mide-bağırsak sisteminden emilecek zaman bulamadan, bulantı ve kusma neticesinde vücuttan atılabilir. Bu durumda ilaç damar içerisine enjekte edilerek vücuda alınabilir. Ayrıca deriye yapıştırılarak kullanılabilen skopolamin bantları da taşıt tutmasında oldukça etkilidir. Bu bantlar kişiyi, ilaç almaya bağlı oluşabilecek olumsuzluklardan da korumaktadır.

Amerikan Hastanesi
Kulak Burun Boğaz Kliniği
Dr. Erkhan Genç