GÜÇ İYİLEŞEN YARALARDA BAKIM VE TEDAVİ

Özellikle şeker hastalarının, kangrene dönüşme riski taşıyan, kapanmayan yaraları için vakit geçirmeden doktora başvurmaları gerektiği belirtildi.

Kapanmayan ve enfekte olan yaralarla karşılaşılmaması için el ve ayakta çıkan nasırların bilinçsizce kesilmemesi ve bağışıklık sisteminin her zaman güçlü kalması için sağlıklı beslenmeye önem verilmesi gerektiği ifade edildi.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Plastik ve Rekastroktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muzaffer Altındaş, Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahi Toplantı Salonu’nda düzenlenen “Güç İyileşen Yaralarda Bakım ve Tedavi” konulu panelde, nasır başta olmak üzere çarpma, tırnak çekimi ve tırnak batması gibi nedenlerle oluşan yaraların, bazı kişilerde geç iyileştiğini ya da hiç kapanmadığını söyledi. Kronik halde olan ancak çoğu zaman acı hissi vermeyen küçük yaraların el ve ayaklarda içten içine derinleştiğini belirten Altındaş, “Bu yaralar, kan içinde onarıcı maddelerin yetersiz olduğu şeker hastaları için çok büyük tehlike oluşturmaktadır” dedi.

Çoğunlukla el ve ayakta enfeksiyon oluşturmasıyla derinleşen nasır yaralarının, bir gün aniden patladığını belirten Altındaş, şunları kaydetti: “Şeker hastalarının, kangrene dönüşme riski taşıyan, kapanmayan yaraları için vakit geçirmeden doktora başvurmaları gerekir. Çünkü ilerlemiş yaraların ilaçla tedavisi mümkün değildir. Bölgeye cerrahi operasyon yapılması şarttır. Ancak ülkemizdeki şeker hastaları şöyle dursun, doktorlarımızda bile bu konuda bilgi eksikliği var. Şeker hastalarının vücutlarında oluşan yaralara erken müdahale edilebilmesi için hastalarımız, doktorlar aracılığıyla bilinçlendirilmelidir.”

Altındaş, kapanmayan ve enfekte olan yaralarla karşılaşılmaması için el ve ayakta çıkan nasırların bilinçsizce kesilmemesi ve bağışıklık sisteminin her zaman güçlü kalması için sağlıklı beslenmeye önem verilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.