DİZLERDE OLUŞAN SORUNLAR

Zaman zaman yaşadığınız diz ağrıları 1-2 hafta içinde kendiliğinden geçebilse de bazen dizinizdeki önemli bir problemin sinyalleri olabilir.

Diz ekleminde hissedilen ağrı, takılma ve şişme şikayetlerini dizinizin bozulmakta olduğunun bir göstergesi olarak kabul edebilirsiniz. Diz problemleri kişinin yaşam tarzıyla ilgili olarak farklı yaşlarda kendini gösterebilir. Örneğin sporcularda genç yaşlarda görülür…

Dizdeki kemik dışında bağların, menüsküsler ve kıkırdak dokuların birbirlerine yardımcı olarak çalışıp dizin kusursuz işleyişini sağladığını belirten Acıbadem Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Uğur Haklar, “Dokulardan herhangi birinde bir yaralanma olursa dizimizi kullanmamız güçleşir ve bir süre sonra ağrı ortaya çıkar.

Zaman zaman yaşadığımız diz ağrıları 1-2 hafta içinde kendiliğinden geçebilse de bazen dizimizde önemli bir problemin habercisi olmaktadır. Diz ekleminde hissedilen ağrı en önemli belirtidir. Bu ağrı, takılma ve şişme şikayetleri, dizinizin bozulmakta olduğunun habercisi olabilir.” diyor ve ekliyor: “Diz problemlerinin ağırlık kazandığı yaşlar kişinin yaşam tarzıyla bağlantılı. Örneğin sporcularda genç yaşlarda görülürken, sakin bir yaşamı olan kişilerde ise 40 yaş sonrasında ortaya çıkıyor.”

Sporcularda sıklıkla karşılaşılan önemli yaralanmaların bir tanesi de ön çapraz bağ kopmaları olduğunu belirten Op.Dr. Haklar ön çapraz bağ diz içinde olan önemli bir bağ olup, kopması durumunda sporcunun performansının sergilenmesinde engel oluşturduğunu belirtiyor. Ön çapraz bağ yırtığı kopuk olan ve spor yapmayı amaçlayan hastalara dizin başka bir bölgesinden alınan bağı artroskopik yöntemle eklem içine yerleştirip ön çapraz bağ rekonstrüksiyonu yapılır.

TEDAVİDE İZLENEN İKİ YOL:

Önemli kıkırdak problemi, menüsküs yırtığı olmayan ve çapraz bağları sağlam olan hastalarda fizik tedavi ve diz çevresindeki adalelerin güçlendirilmesi yanında ilaç tedavisi uygulanır. Tersi durumda genellikle artroskopik cerrahinin gündeme geldiğini belirten Opr. Dr. Uğur Haklar şunları söylüyor: “Artroskopi, dizin içine bakmak için kullanılan bir cerrahi yöntemdir. Operasyon sırasında kamera ve ışık kaynağından oluşan bir sistem kullanılmaktadır.

Bu kamera sistemi, ince bir çubuk şeklinde düzenlenmiş olup dar eklem aralığına küçük kesiler ile girmemizi, eklem aralığını aydınlatmamızı ve görmemizi sağlar. Artroskopik cerrahide amaç, hastaları en az doku hasarı ve en doğru tedavi ile en kısa sürede arzu ettikleri aktivite düzeyine geri döndürmektir.”

MENÜSKÜS YIRTIĞI TEDAVİSİ:

İdeal tedavi olan artroskopik cerrahi ile genellikle yırtık kısımın çıkarıldığını belirten Acıbadem Hastanesi Bakırköy Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Ömer Taşer, “Yırtık uygun ise yine artroskopik cerrahi ile menüsküs dikilebilir. Son zamanlarda üzerinde çalışılan konu menüsküs transplantasyonları, yani ölüden menüsküs nakilleridir. Ancak bu tedavi yöntemi üzerinde çalışmalar halen devam etmektedir.” diyor.

KIKIRDAK TEDAVİSİNDEKİ SON GELİŞMELER:

Kıkırdak dokusu da, menüsküs gibi kendini yenileme özelliği olmayan bir doku. Günlük yaşamda da, sportif uğraşlar sonucunda da alt eklemlerle ilgili, özellikle diz ve ayak bileği eklemlerinde kıkırdak problemleriyle sık karşılaşılıyor. Prof. Dr. Ömer Taşer “Kıkırdak problemlerinde kırılmış kıkırdak parçası çıkarılıyor. Kıkırdaksız bölgede tekrar kıkırdak oluşturulması sağlanabilse de oluşan kıkırdak, orijinali kadar sağlam ve kaliteli olmuyor. Bu nedenle son zamanlarda kıkırdak problemlerinde, kıkırdak dokusu nakli sık uyguladığımız bir yöntem. Bu yöntemle eklemin yük binmeyen yüzeylerinden altında bir kemik blok ile aldığımız canlı kıkırdak dokusunu, aynı kişinin ilgili eklemindeki hasarlı bölgeye naklediyoruz. Sonuç çok başarılı.”diyor.