DERİ HASTALIKLARINDA IŞIKLA GELEN TEDAVİ: PUVA

İlk çağlardan bu yana sağlık kazanmak için kullanılan faydalı güneş ışınları, modern tekniklerin gelişimiyle birlikte cihazlarda üretilerek tedavi amaçlı kullanılıyor. Güneşin ultraviyole ışınlarının kullanıldığı fototerapi yöntemiyle birçok hastalığı iyileştirmek mümkün. Yöntemden sedef hastalığı, vitiligo, iyileşmeyen egzemalar ve bir tür cilt kanserinin tedavisinde yararlanılıyor. Sosyal ve psikolojik sorunlara yol açan dermatolojik hastalıklarda yüz güldüren fototerapi tedavisiyle ilgili sorularımızı Anadolu Sağlık (ASM) Ataşehir Tıp Merkezi Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Sadiye Kuş’a yönelttik.

Bugünlerde daha çok zararlarından söz edilen ve korunmaya çalıştığımız güneş ışınlarının her zaman zararlı olduğunu söylemek güç. Öyle ki, yararlı güneş ışınları ilk çağlardan bu yana bazı hastalıkların tedavisinde kullanılıyor. Günümüzde ultraviyole ışınları kullanılarak fototerapi yöntemiyle birçok hastalık iyileştirilebiliyor. Konuyla ilgili olarak Anadolu Sağlık (ASM) Ataşehir Tıp Merkezi Cilt Hastalıkları Uzmanı Dr. Sadiye Kuş sorularımızı yanıtlarken, fototerapi yöntemiyle sedef hastalığı, vitiligo, iyileşmeyen egzemalar ve bir tür cilt kanserinin tedavisi hakkında bilgiler verdi.

Fototerapi nedir?

Fototerapi, ultraviyole (UV) ışınlarının çeşitli deri hastalıklarının tedavisinde kullanıldığı bir tedavi yöntemidir. Güneşin UV ışınlarından bu amaçla yüzyıllardır yararlanıldığı biliniyor. Tedavi Ultraviyole B (UVB) ışınlarının tek başına ya da ultraviyole A (UVA) ışınlarının Psoralen (deri hücrelerinin bu ışına duyarlılığını artıran bir madde) ile beraber (PUVA: Psoralen + UVA) verilmesiyle uygulanıyor. Psoralen maddesi çeşitli bitkilerde bulunuyor ve deriye sürülerek ya da ağızdan alınarak kullanılıyor.

Fototerapinin tedavi mekanizması nasıl etki gösteriyor?

Ultraviyole ışınları, deri hücrelerinin yenilenme hızının arttığı hastalıklarda bu hızı düşürerek ve deride aktivitesi artmış bağışıklık sistemi hücrelerinin aktivitelerini baskılayarak etki gösteriyor.

Fototerapi ile hangi hastalıklar tedavi edilebiliyor?

Fototerapi en sık sedef hastalığının tedavisinde kullanılıyor. Ayrıca vitiligo, bir tür deri kanseri olan mikozis fungoides. Pityriasis lichenoides hastalığı, jeneralize kaşıntı ve atopik egzema gibi başka deri hastalıklarında da bu yöntemden faydalanılıyor.

Fototerapinin uygulama sıklığı nasıl ayarlanıyor?

Haftada 2-3 seans yapılıyor. Uygulamalar, seanslar arasında en az bir tam gün boşluk bırakacak şekilde, lezyonlar tamamen ya da büyük oranda gerileyene kadar sürdürülüyor. Ortalama seans sayısı bazı hastalıklarda daha uzun olmakla beraber 15- 30 arasındadır. El ve ayak lezyonlarının tedavisinde küçük, bölgesel ışın veren bir cihaz kullanılıyor. Eğer hastalık yaygınsa tüm vücudu ışınladığımız, kabin şeklinde bir cihaz kullanıyoruz. Hangi tedavinin uygulanacağına ise (UVB ya da PUVA) hastalığın tipine ve önceki tedavi yanıtlarına bağlı olarak karar veriliyor.

Tedavinin yan etkileri var mı?

Ultraviyole tedavisi sırasında güneş yanığı benzeri reaksiyon gelişebileceği ve uzun vadede katarakt riski artacağı için hastanın gözlerinin mutlaka korunması gerekiyor. Bu nedenle tedavi sırasında koruyucu güneş gözlüğü kullanılmalı. Ayrıca PUVA tedavisine özel olarak, psoralen maddesinin ağızdan alındığı durumlarda da, tedavi sonrası güneş ışığından korunmak için yeterli UV koruması olan bir güneş gözlüğü kullanılması önem taşıyor. Güneş ışınlarına kontrolsüz olarak maruz kalındığında deri yaşlanmasının hızlandığı ve deri kanseri gelişme riskinin arttığı biliniyor. Bu nedenle tedavinin yan etkileri de kullanım süresine, hastanın deri tipine ve verilen ışın miktarına göre artıyor. Verilebilecek maksimum doz ve süreler aşılmamalı. Güneşe duyarlılığın arttığı, “lupus” gibi hastalıklarda tedavinin uygulanmaması gerekiyor . Gebeler ve emziren hastalar, PUVA tedavisinde kullanılan psoralen nedeniyle bu yöntemle tedavi edilemez. Mümkünse tedavi ertelenir ya da gebeliğin ilk üç ayından sonra UVB şeklinde verilebilir.

Tedavinin başarı oranı nedir?

PUVA ve diğer ultraviyole tedavi yöntemlerinin başarı oranları yüksek. Ancak bu tedavi yöntemleri hastalığı tamamen ortadan kaldırmıyor. Hastalıkta “iyileşme dönemi sağlamak” başarılı olunduğunu gösterir. Ancak belli bir süre sonra lezyonlar tekrarlayabiliyor. Bu iyilik hallerinin süresi kişinin genetik yapısı, bağışıklık sistemi ve strese yanıtıyla ilişkilidir.