ÇOĞUL GEBELİKTE DAHA FAZLA İLGİ GEREKİYOR

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oktay Kadayıfçı, çoğul gebeliklerde anne adayında oluşacak fizyolojik değişikliklerin daha belirgin olduğunu, aşerme, mide ekşimesi ve anemi gibi problemlerin de doğal olarak daha fazla yaşandığını söyledi.

“Çoğul gebelikte anne adayına eşi ve yakın çevresi daha fazla destek vermeli, hekimin de daha yönlendirici olmalıdır” diyen Kadayıfçı, aksi takdirde hamilelik sürecinde yaşanan sorunların risk yaratabileceğini söyledi.

Premetüre bebek dünyaya getirme riskinin çoğul gebelikte daha fazla olduğunu, bunun yanı sıra diğer şikayetlerin de normalin üzerinde yaşanabileceğini ifade eden Kadayıfçı, bu nedenle doğum takip sürecinde anne adayına anlayışla yaklaşılması gerektiğini anlattı.

Kadayıfçı, “Kadın doğum hekimi, çoğul gebelikte hastasını mutlaka psikiyatriste de yönlendirmeli. Çünkü, yaşanabilecek ruhsal sorunlar anne karnındaki bebeğin sağlığını olumsuz yönde etkiler” dedi.

Kadayıfçı, genetik faktörlerin yanı sıra ırk, anne adayının yaşı ve doğum sayısının da çoğul gebelikte etkili olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

“Kendisi ikiz olan anne veya babasının, ya da daha önce çoğul gebelik yaşayan bir kadının tekrar aynı durumla karşılaşma olasılığı normal popülasyondan 2 katı daha fazladır. Annenin yaşı ve doğum sayısı artıkça çoğul gebelik olasılığı yükselmektedir. 35-40 yaş arasında ilk doğumunu yapan kadınların çoğul gebelik yaşaması, 20 yaş altındakilere oranla 3 kat daha fazladır. İlk gebelikte bu olasılık yüzde 1.3 iken dördüncüsünde ise yüzde 2.7’ye çıkmaktadır.”