BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİNİN SAĞLIK EĞİTİMİ VE UYGULAMALARINDAKI YERİ

Bilgi birikiminin giderek büyük bir hızla arttığı sağlık alanında bilişim teknolojilerinin yerini iki yönde incelemek gerekir. Birincisi sağlık eğitiminde bilişim teknolojilerinin tüm eğitmenler tarafından kullanımı, diğeri ise bu sağlık alanında çalışan tüm elemanlara ve bu teknolojilerin giderek uzmanlık gerektirmesi ile ihtiyaç duyulan yeni meslek gruplarına bilişim teknolojilerinin değişik düzeylerde eğitimi.

Eğitimde Bilişim Teknolojilerinin Kullanımı

Uzaktan eğitim: Ülkemizde sınırlı örnekleri olan bu yöntemin sağlık eğitiminde ve özellikle fakülteler arasında işbirliğini özendirecekşekilde gelişmesi gereklidir.

Web tabanlı müfredat, eğitim ve sınavlar: Fakültelerin çekirdek eğitim programlarının giderek web tabanlı, her an ulaşılır, sürekli güncellenen ve eğitime destek olan bir yapıya kavuşması gerekmektedir.

21. yüzyılın sınıfları: İntranet ve internete sürekli bağlı, gerçek zamanlı, iki yönlü veri, ses ve görüntü aktarımına olanak tanıyan sınıflar oluşturulmalıdır. Eğiticiler ancak bu sınıflarda öğrenci merkezli ve etkileşimli uygulamalara yönelebilirler.

Benzeşim yazılımları ile eğitim (Simulatör): Hasta haklarının ve hekim hatası (malpractice) kavramının önem kazandığı günümüzde tıp ve uzmanlık eğitiminde bilgisayar desteğinden faydalanma oranı arttırılmalıdır.

Soru bankaları, madde analizi ve bilgisayar destekli sınavlar: Eğitimde müfredat kadar sınav sistemi de belirleyici olmaktadır. Nesnel, yapılandırılmış sınavların yapılabilmesi bilişim teknolojilerine büyük ölçüde gereksinim göstermektedir.

Geri bildirimler ve değerlendirilmeleri: Eğitimin ve eğiticilerin değerlendirilmesinde vazgeçilmez unsur olan geribildirimlerde veri toplanması, işlenmesi, değerlendirilmesi ve saklanmasında bilişim teknolojilerinden yararlanılmalıdır.

Sağlıkta Bilişim Teknolojileri Eğitimi Kime ve Nasıl Verilmeli ?

Sağlık Çalışanlarının Eğitimi: Tıp, hemşirelik, eczacılık ve diğer sağlık çalışanlarının temel bilgi teknolojileri konusundaki eğitimi belirli bir düzeye oturtulmalı ve bu eğitime etkinlik kazandırılmalıdır. Okullarımızda giderek artan hazırlık sınıflarında yalnızca yabancı dil değil en az onun kadar önem taşıyan temel bilgi teknolojileri de öğretilmelidir. Değişik liselerden farklı eğitim alarak yüksek öğretime adım atan öğrencilerin bilişim teknolojileri konusundaki eksiklikleri bu sınıflarda yeterli düzeye getirilebilir. Daha sonraki sınıflarda ise ileri bilişim teknolojileri dersleri gereksinimlere cevap verecek boyutlarda seçmeli olarak verilmelidir.

Tıp Bilişim Teknikerlerinin Eğitimi: Sağlık hizmetleri meslek yüksek okullarında farklı isimler altında bu eğitimi sağlayan programlar arasında eşgüdüm sağlanmalıdır. Tıbbi belgeleme ve sekreterlik programları tıp bilişimi teknikerliği programlarına dönüştürülmelidir.

Tıp Bilişimi Teknolojileri Lisans, Yüksek lisans ve Doktora Eğitimi: Sağlık alanında ileri düzeyde bilişim teknolojileri eğitiminin sağlık eğitiminden sonra bilişim eğitimi verilerek veya bilişim eğitiminden sonra sınırlı düzeyde tıp eğitimi verilerek sağlanması konusunda karar birliğine varılmalıdır. Eğer her iki yönde ilerlenecekse de bu disiplinlerin koordinasyonu gerçekleştirilmelidir.

Eğiticilerin Eğitimi: Sağlık eğitimi veren eğiticilerin eğitimi son yıllarda gündeme gelmiş ve bu alanda temel eğitim becerileri, probleme dayalı eğitim ve ölçme değerlendirme kursları açılmıştır. Öğretim üyelerinin bu kurslara ilave olarak bilişim teknolojileri kurslarından da yararlanmaları gündeme gelebilir. Tıp eğitimi anabilim dalları bünyesinde veya farklı bir yapılanmayla Tıp bilişimi birimleri kurulabilir.

Bilişim Teknolojileri ve Sağlık Uygulamaları

Sağlık uygulamalarında ve araştırmalarında bilişim teknolojileri giderek vazgeçilmez öğeler olarak yerini almaktadır. Bu hızlı gelişme cihaz ve yazılım sorunlarını, veri tabanları ve kod alt yapısında uyum gereksinimlerini, hasta merkezli uygulamalar, hasta hakları ve mahremiyet konularını ve en önemlisi tüm bu uygulamalarda eşgüdüm ve maliyet etkinlik unsurlarını ön plana çıkarmaktadır.

Akıllı Kartlar: Kurumlara değil bireylere özgü olmalı, mahremiyet ve hasta hakları göz ardı edilmemelidir. Sadece hastaneye başvuran kişilere değil toplumun tüm bireylerine sunulmalı ve toplum sağlığı uygulamalarına temel oluşturmalıdır

Elektronik Hasta Kayıtları: Ortak dile en çok gereksinim duyulan alan olarak ortaya çıkmaktadır. Sadece bir sağlık kurumu değil tüm sağlık kurumları ve hatta sigortaşirketleri tarafından kabul edilen bir formatta anlaşılmalıdır.

Sağlık Ağları: Başlangıçta sadece belirli faaliyetler için kurulan geçici iletişim ağlarının giderek kalıcı yapılara dönüşmeleri hedeflenmelidir. Üniversiteler arasında hızlı veri aktarımını sağlayan ağlar sonuçta tüm sağlık kuruluşlarında hatta doktor ofislerinde bile yerini almalı, diğer açıdan da öncelikle AB ve tüm dünya ile bağlantılı ve uyumlu hale getirilmelidir. Sağlık hizmeti sunan tüm bireyler en güncel bilgilere hızla ulaşabilmelidir. Kanıta dayalı tıp uygulamaları ancak bu düzeyde bir bilgi paylaşımı ile sağlanabilir.

Teletıp Uygulamaları: Bilgisayarlı tomografi görüntülerinin belirli merkezlerde giderek konularında uzmanlaşan doktorlar tarafından sayısal veri aktarımı ile yorumlanmasından, iki farklı kıtada yer alan hasta ve ameliyat ekibinin gerçekleştirdiği operasyonlara kadar giderek karmaşıklaşan bir uygulamalar yelpazesini kapsamaktadır.

Hastane Bilgi Sistemleri: Başlangıçta sadece doğru faturalama gereksiniminden doğsa bile zamanla tüm hastane işlemlerini; randevu verme, laboratuar sonuçlarının aktarımı, elektronik hasta kayıtları, stok takibi, yönetim raporları, kalite verilerinin irdelenmesini de kapsayan süreçlere dönüşmelidir. Bu noktada hastaneler arasında ve bölümler arasında ortak bir dil kullanımı ve kod alt yapıları önem kazanmaktadır.

Radyoloji Bilgi Sistemleri:Filmsiz radyoloji bölümleri çoğalırken sayısal görüntülerin saklanması ve gerektiğinde ulaşılması için radyoloji bilgi sistemleri (RİS) ve görüntü arşiv ve iletişim sistemleri (PACS) önem kazanmaktadır. Eski analog makinelerin çıktılarının sayısal bilgiye dönüştürülmesi de yatırım gerektirmektedir.

Tüm bu gelişmeler ışığında göz önünde bulundurulması gereken önemli bir nokta da bütün bu cihaz altyapısı ve yazılımlar için gereken finansmandır. Umulan ülkemizin bu alanda sadece bir tüketici konumunda kalmayıp gerekli cihazların üretimine de talip, yazılım için gerekli insan gücünü hızla oluşturarak lisans alan değil lisans satan bir toplum olmasıdır

Bilişim teknolojileri, en az tıp kadar geniş bir disiplindir ve pek çok alt disiplini içerir. Nasıl gelişmiş bir sağlık hizmeti vermek için hemşire, laborant, yönetici, değişik dallarda uzman doktor ve benzeri elemanlar gerekliyse sağlık eğitimi ve uygulamalarında bilişim teknolojilerinden yararlanmak için yazılım mühendisi ve programlama elemanı, veri tabanı yönetim uzmanı, ağ uzmanı, donanım uzmanı, proje uzmanı, web yöneticisi ve daha pek çok farklı bilgi teknolojilerinin alt uzmanlık alanlarından gelen insan gücüne ve istihdamına ihtiyaç vardır. Ancak tüm bu unsurlar bir araya geldiğinde ülkemizde e-sağlık gündeme gelecektir.

(*) Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı

Prof. Dr. Mehmet Gürel (*)
[email protected]