BİLİNÇSİZ GÜNEŞLENMEYİN!

Bronzlaşmak için bilinçsizce güneşlenmek kanserden enfeksiyonlara, derinin yaşlanmasından lekelere kadar bir dizi sağlık sorununa yol açabiliyor.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Arpi Tırpancı, herkesin, deri tipine bağlı olarak güneşe karşı farklı bir hassasiyet ve bronzlaşma süreci gösterdiğini belirterek, “Cilt tipi yağlı olan kişiler sprey veya süt gibi kıvamı daha az yağlı ürünler seçmeli, kuru cilt tipinde ise yağ fazı daha yoğun ürünler kullanılmalıdır” dedi.

International Etiler Polikliniği Başhekimi ve Dermatoloji Uzmanı Dr. Arpi Tırpancı, yaz sıcağında bronzlaşmak için uzun süre güneşin altında kalanları bir dizi tehlikenin beklediğini bildirdi. Dr. Tırpancı, ışık, ısı ve yaşamı sağlayan güneşin özellikle çocuklarda kemik gelişimi için vazgeçilmez olduğunu vurgulayarak, buna karşın yapılan bazı yanlışların yanıklara ve deri tahribatına yol açtığını söyledi.

Güneşten gelen ultraviyole B (UVB) ışınlarının “güneş çarpması” olarak da bilinen ve güneşlenmeden en geç 24 saat sonra ortaya çıkan kızarıklıklara neden olduğunu ifade eden Dr. Tırpancı, bu durumun kanser oluşumuna katkı yaptığını kaydetti.

Dr. Tırpancı, güneşten gelen ve bronzlaşmayı sağlayan ultraviyole A (UVA) ışınlarının da, uzun süreli güneşin altında kalınması halinde sinsi bir seyirle hücre düzeyinde bozukluk yaratarak kanser riskine neden olabildiğini dile getirdi. Uzun süreli güneşte kalmanın derinin bağışıklık sistemini zayıflattığını ve bu nedenle uçukları tetiklediğini anlatan Dr.Tırpancı, bununla birlikte derinin yaşlanmasına, deri dokusunun sarkmasına, deride kuruluğa, döküntülere ve kahverengi leke oluşumuna yol açtığına işaret etti.

DERİ TİPİNE GÖRE KORUNMA

Güneşten korunmada, deri tipi, güneşin etki alanı ve korunma amacıyla kullanılan ürünlerin özelliklerinin önem kazandığını belirten Başhekim Dr. Tırpancı, “Herkes, deri tipine bağlı olarak güneşe karşı farklı bir hassasiyet ve bronzlaşma süreci gösterir. Cilt tipi yağlı olan kişiler sprey veya süt gibi kıvamı daha az yağlı ürünler seçmeli, kuru cilt tipinde ise yağ fazı daha yoğun ürünler kullanılmalıdır” dedi.

RİSKİ AZALTARAK GÜNEŞLENMEK

Dr. Arpi Tırpancı, bronzlaşmak için sahillere akın edenlere, hangi faktör koruyucuları kullanmaları ve bilinen yanlış alışkanlıklarla ilgili şu önerilerde bulundu:

“Ürün kutuları üzerinde güneş yanığına karşı korumayı sağlayan IP UVB ile hem UVA, hem de UVB’ye karşı korunmayı gösteren SPF değerleri vardır. Dermatolojik sorunu olmayan erişkinde önerilen koruma faktörü UVB’de 10-20 arası, UVA’da 5-10 olup, güneşte deri döküntüleri olanlarda giysi ile koruma vazgeçilmez bir önlemdir. Koruma faktörünün amacı güneşte kalma süresini artırmak olmayıp, riski azaltarak güneşlenmeyi sağlamaktır. Bronzlaşmayı engellemeyecek uygun bir ürünle, güneşlenme süresi de makul tutulduğunda zamanla koruma faktörü azaltılabilir. Ancak bronzlaşma kendi başına bir koruma olmadığından, güneşten koruyucu kullanmaya devam etmek gerekir. Çocuklara uygun bir SPF ile ve sık aralıklarla yenileyerek sürülen güneşten koruyucular, daha sonraki yıllarda kanser gelişimi riskini azaltacaktır. Terleme ve suya girme ile koruyucuların özelliği etkisini kaybedecektir. Bu nedenle birkaç saatte bir yeniden sürmek gerekir. Günlük yaşamda da, giysilerin korumadığı özellikle yüz ve kollar uygun bir ürünle korunmalı. Karantina gibi güneşten kaçılmamalı, bununla birlikte de ne kadar koruyucu kullanılırsa kullanılsın güneş ışınlarının dik indiği saatlerde güneşlenilmemeli.”