BELEDİYELERİN SAĞLIK HİZMETLERİNDEKİ YERİ

Yar. Doç. Dr. Nezih Varol

Tarihçe
Ülkemizdeki belediye hizmetlerinin başlangıç tarihi Osmanlı dönemine rastlar. Osmanlı yönetimi merkeziyetçi ve mutlakıyetçi bir yapıya sahip idi. Bu yapı içerisinde yerel hizmetlerin yürütülmesi için bir örgüt oluşturulması yerine esnaf kuruluşları, vakıf ve kadılar eliyle hizmetler yürütülmekte idi.
Şimdiki belediye meclisine benzeyen ve Şehir Kethüdası, Muhtesip, Pazarbaşı, Mimarbaşı, Esnaf Kethüdası gibi kişilerden oluşan bir kurul vardı.
Muhtesip, Osmanlının yönetimsel örgütlenmesi içinde bugünkü Belediye Zabıtası görevini gören kişiler idi. İltizam (kayırma) usulüyle 1 yıllığına atanılan bu memuriyet için adaylar başvuru yapar, İhtisap, İltizam bedelini peşin ödeyenler arasından Kadı ya da Sadrazam önerisi ve Padişah beratı ile seçilirlerdi. Peşin ödenen iltizam bedelleri cezalar, yerel vergi ve resim gelirleriyle karşılanırdı.
Muhtesip’ in geniş görev ve sorumluluk alanı bulunurdu ve kendilerine yardımcı alt birimlerle birlikte çalışırdı. Bunlar babadan oğula geçen Koloğlanları (dükkanlardan günlük gelir vergilerini toplar), Terazicibaşı ve Emin gibi kendi uzmanlık alanlarından yararlanılan kişilerdi.
Osmanlı’da ilk Belediye örgütünün kurulması 1855 yılında gerçekleşmiştir. Bu tarihte, daha önce kent hizmetleri için görevlendirilen İhtisap Nezareti kaldırılmış ve İstanbul Şehremaneti kurulmuştur.
Şehremanetinin başı olan Şehremini padişah tarafından atama ile gelir ve gene padişah tarafından atanan 12 kişilik Şehremenati Meclisi ile çalışır idi. Denetim memurları olarak da Kavas adı verilen görevliler tayin edilirdi, bunlara daha sonra Komiser unvanı verilmiştir.
Belediye örgütlenmesinde ikinci aşama yabancıların yoğun olarak yaşadığı Beyoğlu ve Galata semtlerini içine alan Pera Belediyesinin kurulmasıdır.
1869 yılında yayınlanan Dersaadet Belediye Nizamnamesi ile Pera Belediyesine benzer 13 semt belediyesi kurulmuştur. 1877’de hazırlanan Dersaadet Belediye Yasası ile semt belediyeleri sayısı 14’den 20’ye çıkarılmıştır. Bu yolla, birisi bugünkü Anakent Belediyesinin statüsüne benzer bir konumda olan İstanbul Şehremaneti ile 20’si şimdiki İlçe belediyelerine benzeyen “Daire-i Belediyeler” olmak üzere 21 adet belediye örgütü kurulmuştur.
Cumhuriyet döneminin ilk belediyesi olan Ankara Belediyesi, 16 Şubat 1924 yılında 417 sayılı yasa ile kurulmuştur.
Bu yasa, Ankara’da İçişleri Bakanlığınca atanacak bir Şehremini başkanlığında 24 üyeli bir Belediye Genel Meclisi kurulmasını, bu meclis tarafından bir bütçe yapılmasını ve içişleri yürütmek üzere aylıkları bütçeden ödenen memurlar atanmasını öngörmektedir. Bu uygulama 6 yıl sürmüş ve 3 Nisan 1930 tarihinde 1580 sayılı Belediye Kanunu ile yeni bir yapılanmaya kavuşmuştur.
1580 sayılı Belediye Kanunu
Vesayetçi Devlet anlayışı ile Fransız Belediye Yasasından kaynak olarak yararlanılan 1580 sayılı yasa, yeni belediye kurulmasında uyulacak esasları ve koşulları yeniden düzenlemiştir.
Tüm belediyeler için belde halkının oylarıyla seçilebilecek bir belediye meclisini, bir kısım belediye meclis üyesi ve belediyece atanmış bazı daire müdürlerinin katılması ile oluşacak belediye encümenini ve belediye başkanı olmak üzere, belediyeler için üçlü bir karar organını öngörmüştür.
Belediye Meclisi üyeleri 18 yaşını doldurmuş olan belde sakinlerinin oyları ile seçilmekte ve belediye meclisleri de belediye başkanlarını kendi içlerinden ya da dışarıdan seçebilmekteydiler.
19 Temmuz 1963 tarihli 307 sayılı yasa ile belediye başkanlarının doğrudan halk tarafından seçilmesi uygun görülmüştür.
Daha sonra 1982 Anayasasının büyük yerleşim yerleri için yasa ile özel yönetim birimlerinin kurulabileceği hükmüne dayanılarak, 1984 yılında, önce 195 sayılı kanun hükmünde kararname ile daha sonra 3030 sayılı yasa ile İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere sekiz ilde Büyükşehir Belediyeleri kurulmuştur. Bu kentlerde daha önceleri var olan belediye şubeleri yeni örgütlenme ile ilçe belediyelerine dönüştürülmüştür.
Türkiye’de Cumhuriyetin kuruluşundan 1945 yılına kadar geçen sürede belediyeleşme oldukça yavaş gelişmiş, daha sonra hızlı bir artış göstermiştir. 1945 yılına kadar yılda ortalama 7 belediye kurulmuş iken, 1946-1960 arası dönemde yılda ortalama 27, 1961-1980 arası yılda ortalama 46, 1981’den günümüze ise yılda ortalama 59 yeni belediye kurulmuştur. Özellikle 1950’den sonra askeri dönemler dışındaki her hükümet belediyeleşme eğilimini teşvik etmiş ve çeşitli dönemlerde belediye nüfusunun artış hızı genel nüfus artışının iki katına ulaşmıştır.
Bu gelişmenin temelindeki neden, belediye olmanın sağlayacağı imkanları, bazı özelliklere sahip kırsal kesime tanıyarak, o beldenin kalkınmasına katkı sağlamak ve kırdan kente göçü önlemek olduğu söylenebilir.
Aslında, hizmetlerin talebe yakınlığı, uygun ölçekte planlama ve hizmet sunumu zorunluluğu, yerel demokrasinin geliştirilmesi gibi ilke ve ölçütler dikkate alındığında, merkezi yönetiminin bir kısım görevlerini yerel yönetimle paylaşması gerekli görünmektedir.
Belediyeler birer yerel yönetim birimi olarak, öncelikle kamu hizmeti sunan birimlerdir. Bu nedenle de sağlık hizmetleri yönünden önemli işlevleri olmak durumundadır.
1580 sayılı Belediye Kanunu’nda görev ve vazifeler 15. maddede sıralanmış olup bunların yaklaşık üçte biri toplum sağlığı ile ilgilidir.

76 fıkra olarak belirlenen vazifeler içinde sağlıkla ilgili olanlar şunlardır:
1- Umuma açık yerlerin temizliğine, intizamına bakmak,
2- Yenilecek, içilecek, halkın sağlığını ilgilendiren kullanılacak şeylerle, yerlerin kontrolünü yapmak,
3- Halkın yiyip içmesine, yatıp kalkmasına mahsus yerlerin kontrolünü yapmak ve buralara çalışma iznini vermek,
4- Salgın, bulaşıcı insan ve hayvan hastalıklarının önüne geçmek, yayılmasını önlemek,
5- Ölüleri muayene etmek ve defin ruhsatı düzenlemek,
6- Mezbahalar kurmak,
8- Gıda işlerinde çalışanları ile halkla temas edenlerin portör muayenelerini yapmak,
14- Başıboş hayvanları tutmak ve muhafaza etmek,
18- Bırakılmış ve bulunmuş çocukları, delileri, dalanmış ve kudurmuşları sokakta bayılanları, kazaya ve afete uğrayanları korumak,
19- Ruhsatsız çalışan işyerlerini faaliyetten men etmek,
24- Çöpleri toplatmak,
25- Temiz su sağlamak, suları temiz ve sağlıklı tutmak,
27- İhtiyaca göre umumi hela yaptırmak,
29- Gıda kontrolü sırasında gerekli hallerde ya da müracaat halinde kimyasal ve bakteriyolojik tahliller yapmak, rapor düzenlemek,
32- Kanalizasyon tesis ettirmek,
33- Kütüphane, okuma salonları, park, oyun ve spor yerleri tesis etmek,
34- Fakir çocuklara ve ihtiyacı olanlara para, ilaç, yeme-içme, giyinme ve barınma imkanı sağlamak, hekim muayenesi yaptırmak,
35- Su kaynaklarını korumak,
38- Gayrisıhhi müesseselerin çevreye zarar vermesine engel olmak,
45- Sağlık Bakanlığı’nca onaylanmış, yetimhane, doğumevi, tımarhane ve sağlık istasyonları açmak,
52- Acil yardım merkezleri kurmak ve işletmek,
53- Belediye hastanesi ve hayvan hastanesi tesis etmek ve işletmek,
56- Yıkanma yerleri açmak, ılıca ve kaplıcaları ruhsatlandırmak, kontrollerini yapmak,
57- Eczanesi olmayan yerlere eczane açmak, ilaç vermek, ebe temin etmek,
58- Hal’ ler tesis etmek,
61- Soğuk hava depoları tesis etmek,
66- Belediye fırınları yapmak,
75- Çamaşırhaneler yapmak veya yaptırmak,
76- Fabrika ve işyerlerinin sıhhi denetimlerini yapmaktır.

Yukarıda sayılan bu vazifelerden 1-39, 41-44, 47-52, 56,57,74,76. fıkralar her belediye için zorunlu kılınmış iken diğer vazifeler belediye gelirlerine göre numaralandırılmıştır. (59 ve 73. .fıkralar ise isteğe bağlı bırakılmıştır.)
Bu Kanuna göre Belediyelerin başlıca organları şunlardır:
Belediye Meclisi
Şubat, Haziran ve Ekim aylarında olmak üzere yılda üç kez toplanır. Bütçe görüşmelerine rastlayan toplantı süresi en çok 30 gün olurken, diğer toplantıların süresi 15 gün olarak belirlenmiş ve karar verecekleri hususlar 70. maddede gösterilmiştir.
Belediye Encümeni
Belediye reisi ile seçilmiş encümen üyeleri ve 88. maddede gösterilen daire müdürlerinden oluşur. Bu müdürler, Yazı İşleri Müdürü, Hesap İşleri Müdürü, Sağlık İşleri Müdürü, Veteriner İşleri Müdürü, Fen İşleri Müdürü, Hukuk İşleri Müdürleridir.
Zabıta Teşkilatı
Belediye Kanununun 104. maddesine göre “Belde sınırı içinde beldenin intizam, sıhhat ve hududunu temin ve muhafaza etmek, bu sıfatla Belediye Kanun, Tüzük, Yönetmeliklerini uygulamak, 1608 sayılı Belediye Ceza Kanununa göre suçları cezalandırmak, Belediye Kanununun 15. ve 19. maddelerinde sayılan görevleri yerine getirmek, belediye suçlarını koğuşturmak ve araştırmakla” Belediye Zabıtası görevli kılınmıştır.
Belediye Zabıtası, bu görevlere ek olarak, 1593 sayılı UHK, 3194 sayılı İmar Kanunu, 775 sayılı Gecekondu Kanunu, 394 sayılı Hafta Tatili Kanunu, 6301 sayılı Öğle Dinlenmesi Hakkında Kanun, 1782 sayılı Ölçü ve Ayarlar Hakkında Kanunda belirtilen görevleri de yapar.
Belediye Zabıtası, 104. madde de, Belediye’ nin İcra Organı olarak tanımlanırken, vazifelerinin nasıl yapılacağı konusunda bir Zabıta Yönetmeliğinin çıkarılacağı 103. ve 106. maddelerde belirtilmiştir.
*3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında KHK’ nin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun
27.05.1984 tarihinde kabul edilen Kanun Hükmünde Kararnamenin, 27.06.1984 günü değiştirilip 09.07.1984 gün ve 18453 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesiyle Belediye sınırları içinde birden fazla ilçe bulunan şehirler, BÜYÜKŞEHİR statüsüne geçmiştir.
Adı geçen kanun ile, Büyükşehir belediyeleri yönetiminin hukuki statüsü, hizmetlerin planlı, programlı, etkin ve uyum içinde yürütülmesini sağlayacak bir şekilde düzenlenmesi amaçlanmıştır.
Bu kanuna göre Büyükşehir Belediyesinin görevleri şu şekilde belirlenmiştir:
· 4 Büyükşehir yatırım plan ve programları ile, nazım imar planlarını yapmak,
· 4 Büyükşehir dahilindeki meydan, bulvar, cadde ve anayolları yapmak,
· 4 Yolcu ve yük terminalleri, katlı otopark yapmak,

· 4 Çevre sağlığı ve korunmasını sağlamak, 1., 2., ve 3.sınıf gayrisıhhi müesseselerin açılış ve çalışmalarını ruhsatlandırmak,
· Yeşil sahalar, parklar yapmak, sosyal ve kültürel hizmetleri yerine getirmek,
· Su, kanalizasyon, gaz ve toplu taşıma hizmetlerini yürütmek,
· Yiyecek ve içilecek maddelerin tahlillerini yapmak üzere laboratuar kurmak ve işletmek,
· Mezarlık alanlarını tespit etmek,
· Çöpleri ve sanayi artıklarını toplamak, imha yerlerini belirlemek,
· Caddeleri isimlendirmek,
· Toptancı halleri ve mezbahalar yapmak,
· İtfaiye hizmetlerini yürütmek, v.s
Yine bu kanunun 9. maddesinde Büyükşehir Belediyesinin Organları; Büyükşehir Belediye Meclisi, Büyükşehir Belediye Encümeni ve Büyükşehir Belediye Başkanı olarak belirtilmiştir.

Belediyelerin Sağlık Hizmetleri
Belediyeler 1580 sayılı yasa ve 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu ile kendilerine verilen görevleri yerine getirirken, kendi iç örgütlenmesindeki kadrolarının yeterince yetkin olması ve organize çalışması ile başarı sağlayabilir.
Belediyelerde sağlık örgütlenmesi Sağlık İşleri Müdürlüğü bünyesinde olup bu konuda yapılacak işler de bir Talimatname ile gösterilmiştir.
“Vilayet Sıhhat Müdür Ve Hükümet Tabipleriyle, Belediye Sağlık İşleri Müdür Ve Belediye Tabiplerine Ait Vazife Talimatnamesi”ne göre görevler şöyle tanımlanmıştır:
Belediye Sağlık İşleri Müdürü
Belediye Başkanı’nın sağlık müşaviri olup belediyeye ait bütün medikososyal hizmetlerin eksiksiz yapılmasından, sağlık mevzuatına uygun bir şekilde İl Sağlık Müdürü’ne ve 1580 sayılı yasa çerçevesinde Belediye Başkanı’na karşı sorumlu tutulmuştur.
· Kanunlara uygun bir biçimde halkın sağlığını koruma bakımından gerekli tüm önlemleri alır,
· Encümenlere katılır,
· Bulaşıcı hastalıklarla mücadele işlerinde diğer kurumlarla işbirliği yapar,

· Sıhhi işyerlerinin denetim ve kontrollerini yaparak sağlığa uygunluğunu saptar,
· Acil yardım ve hasta nakli işlerinin talimatlara uygun yürütülmesini denetler,
· Belediye Sağlık Zabıtası Talimatnamesi’nin tatbikini sağlar,
· Şehir içme sularından ve gıda maddelerinden usulüne uygun numune aldırır,
· 6972 sayılı Kanun hükümlerine göre korunmaya muhtaç çocuklar için belediye bütçesine konan ödeneklerin takibini yapar,
· Fakir ve ihtiyarlara ayrılan yardım ödeneklerinin yerinde kullanılmasını denetler,
· Çocuk bahçelerinin sağlığa uygunluğunu kontrol eder ve çocuk bahçesi bulunmayan yerlere yapılmasını sağlar,
· Fuhuşla Mücadele Komisyonunca verilen görevi yapar ve bu konuda belediye bütçesine yeteri kadar ödenek konulmasını sağlar,
· Ölüm işlerinin usulüne uygun yürütülmesini temin eder.
Belediye Sağlık İşleri Müdür Muavini
Belediye sağlık örgütünün verimli çalışmasını sağlar, sağlık ve medikososyal hizmetlerinin yapılmasında Sağlık İşleri Müdürü’ne karşı sorumludur. Müdürlükçe verilen tüm sıhhi ve idari hizmetleri yapar.
Belediye Başhekimi
UHK ’nuna göre belediyelere verilen yetkiler doğrultusunda,
· Sıhhi işyerleri ile umuma açık yerlerin sağlığa uygunluğunu kontrol eder,
· İçilecek suların 3 ayda bir bakteriyolojik ve kimyasal tahlillerini yaptırır,
· Mezbahaların ve etlerin kontrolünü yapar,
· Meskenlerin sağlık şartlarının uygunluğunu kontrol eder,
· Ebe ve sağlık memurlarının çalışmalarını kontrol eder,
· Gerekli aşı ve tedavi malzemelerinin teminini sağlar,
· Bulaşıcı, zührevi hastalıklarla mücadeleyi denetler ve yapar.
Belediye Tabibi
*Mevcut kanun, tüzük ve talimatnamelerde belirtilen sağlık hizmetlerini yapar,
· İlkyardım için gerekli ilaç ve tıbbi malzemenin bulunduğu bir çanta temin eder,
· Belediyeye müracaat eden hastaların tedavilerini yapar ve poliklinik defterine kayıt der,
· Gelemeyen fakir ve muhtaç hastaların evlerine giderek tedavilerini yapar, bu gibi kişilerin ilaçlarının belediyeden karşılanmasını sağlar,
· Ölümlerin tespiti ile defin ruhsatı tanzim eder,
· Sıhhi işyerlerinin ve meskenlerin sağlık koşullarına uygun olup olmadığını kontrol eder,
· Bulaşıcı hastalıklar, haşarat, kemirici hayvan ve karasineklerle mücadele eder,
· Mezbaha ve etlerin kontrolünü yapar,
1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu ile Belediyelere verilen görevler
Kanunun 20. maddesine göre Belediyelerin genel olarak sağlığın korunması ve sosyal yardımla ilgili işlerden yapmakla görevli oldukları hizmetler şunlardır.
1- Kente yeterli miktarda ve temiz içme ve kullanma suyu getirme,
2- Lağım ve kanalizasyon şebekesi kurma,
3- Mezbaha yaptırma,
4- Mezarlıklar kurma, ölü taşınması ve gömülmesi hizmetlerini karşılama,
5- Her türlü artığın toplanıp yok edilmesini sağlama,
6- Barınakların sağlık koşullarına uygunluğunu sağlama,
7- Sıcak ve soğuk hamamlar kurma,
8- Yenilecek ve içilecek maddelerin denetlenmesi ve il merkezleri ile gerek görülecek diğer yerlerde gıda maddelerinin muayenesi için laboratuvarlar kurma,
9- Herkese açık yerlerde halkın sağlığına zarar veren etkenleri yok etme,
10- Bulaşıcı hastalıklarla savaş işlerine yardımcı olma,
11- Eczane bulunmayan yerlerde eczane açma,
12- İlkyardım örgütü kurma,
13- Hastane, dispanser, süt çocuğu muayene ve tedavi evi, yaşlılar yurdu ve doğumevi kurup işletme,
14- Parasız doğum yardımı için ebe görevlendirme,
Belediyeler sağlık hizmetlerinde denetim görevlerini yerine getirirken Zabıta Teşkilatından yararlanır. Bu amaçla da her zabıta kendi çalışmalarının esaslarını belirten bir yönetmelik çıkarmak zorundadır.
1580 sayılı Belediye Kanunu’na göre Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 30.01.1987 gün ve 1987/65 sayılı kararı ile kabul edilmiş ve İstanbul Valiliği tarafından 27.02.1987 tarihinde tasdik edilmiş olan İstanbul Büyükşehir Belediye Zabıtası Yönetmeliği bu konuya güzel bir örnektir. 6 Bölüm içeren bu yönetmeliğe göre;
1. Bölüm;
Umumi yerlerde, genel taşıt araçlarında ve her türlü binalarda uyulması gereken belediye emir ve yasaklarını kapsar. Bu bölüm 5 Fasılda ele alınmıştır.
1.Fasıl; Huzur ve sükunla ilgili emir ve yasakları,
2.Fasıl; Temizlikle ilgili emir ve yasakları,
3.Fasıl; Nizam ve intizamla ilgili emir ve yasakları,
4.Fasıl; Sağlık, emniyet ve selametle ilgili emir ve yasakları,
5.Fasıl; Mezarlıklarla ilgili emir ve yasakları,
içerir.
2.Bölüm;
Belediyelerin ruhsatına ve denetimine tabi işyerleri ile buralarda çalışanların uyacakları emir ve yasakları kapsar.
1.Fasıl; Perakende satış yapan işyerleri ve uyacakları emir ve yasaklar ile ilgili, genel ve özel hükümleri içerir,
2.Fasıl; Gıda maddeleri, bakkaliye malzemesi, suni ve tabii hayvan yemi toptan satış yerlerinin uyacağı emir ve yasakları içerir,
3.Fasıl; Halkın yiyip içmesine mahsus yerler hakkında müşterek ve özel hükümleri içerir,
4.Fasıl; Halkın yatıp kalkmasına mahsus yerler hakkında müşterek ve özel hükümleri içerir,
5.Fasıl; Halkın taranıp temizlenmesine mahsus yerler hakkında müşterek ve özel hükümleri içerir,
6.Fasıl; Halkın eğlenmesine mahsus yerler hakkında müşterek ve özel hükümleri içerir,
7.Fasıl; daimi ve geçici pazar yerlerini uyacağı özel hükümleri içerir,
3. Bölüm;
İktisadi Nizamla ilgili belediye emir ve yasakları kapsar.
4. Bölüm;
Turizm ile uğraşan işyerlerinin uyacağı emir ve yasakları kapsar.
5. Bölüm;
508 sayılı Gayrisıhhi Müesseseler Yönetmeliği’ne tabi işyerlerinin uyacağı emir ve yasakları kapsar.
6.Bölüm;
Çeşitli depolar ve uygulayacakları emir ve yasakları kapsar.

Günümüz Türkiye’sinde Belediyelerdeki Sağlık Hizmetleri
Ülkemiz genelindeki belediyeler, yerel yönetimler içinde sağlık hizmeti olarak ilgili kanunlar gereği gıda ve işyeri denetimlerini yaparlarken ağırlıklı olarak açtıkları küçük poliklinikler vasıtasıyla tedavi edici sağlık hizmetlerini yerine getirmektedirler.
Oysa yukarıda sayılan görevler içinde, koruyucu sağlık hizmetlerinden çevreye yönelik olanların tümü ile kişiye yönelik olanların önemli bir kısmını verebilecek konumdadırlar.
Ancak belediyelerin politik bir merkez olması, toplum ilişkilerinde birebir karşılaşmaya hazır ve hizmetin oy olarak geri dönebilirliğinin yüksek bulunması nedeniyle, sağlık hizmetlerindeki taleplerini ortaya çıkarmakta fakat koruyucu sağlık hizmetlerinin toplumca benimsenip kabul edilebilirliğinin az olması nedeniyle sadece tedavi edici hizmetlerle sınırlı kalabilen hizmetler sunabilmekte, bu da yetersiz olmaktadır.
Belediye örgütlenmesi içinde sağlık hizmetleri teşkilatı, sağlık işleri müdürlüğü ile sınırlı kalmakta, yetersiz hekim ve yardımcı sağlık personeli ile belediye sınırları içindeki bölgelere ulaşamamaktadırlar.
Belediye icra organı Zabıta ise sağlık hizmetlerinin sunumunda çok sınırlı sayıda kullanılmakta, denetimlerde Sağlık Bakanlığı desteği alınmamaktadır.
Halbuki yasalara göre her belediye kendi birimleri içinde bir Sağlık Zabıta Yönetmeliği çıkararak, Sağlık Zabıta Birimini kurmalıdır. Belediye içinde Sağlık işleri ve Zabıta Müdürlüğü merkezinde koordinasyon sağlanmalı ve ekip çalışmaları yapılmalıdır.
22-23.12.1990 tarihlerinde Türk Tabipleri Birliği’nin düzenlediği Sağlık Hizmetleri ve Belediyeler konulu Workshop Çalışmasında ülkemizde mevcut olan realite göz önüne alınarak şu sonuçlar deklare edilmiştir;
1- Yürürlükteki mevzuata göre belediyeler, koruyucu, tedavi ve rehabilite edici her türlü sağlık hizmetini sunabilirler. Ancak, belediyelerin asıl hizmetleri sağlıklı çevre koşullarını yaratmak ve sürdürmek olmalıdır.
2- Her kademedeki tedavi edici sağlık hizmetini sunmak Devletin temel görevlerindendir. Bu hizmet Sağlık Bakanlığı’nca verilmelidir. Bakanlık, bu görevinden arındırılamaz.
3- Sağlık Bakanlığı’nın bu görevini yeterli ve verimli olarak yapamadığı yerlerde, özellikle iç göçler sonucu hızlı kentleşme ve gecekondulaşmanın olduğu büyük kentlerde, olanakları bulunan belediyeler birinci ya da ikinci basamak tedavi hizmetlerini verebilirler. Bu konudaki girişimler ancak zorunluluk durumunda başlatılmalıdır.
4- Birinci basamak sağlık hizmetlerini (Temel Sağlık Hizmetleri) vermek durumunda kalan belediyeler, kuracakları hizmet birimlerinde “sağlık ocağı” modelini esas almalıdırlar. Bu birimlerin hizmetleri içinde çevreye ve işyerlerine yönelik koruyucu hizmetler ağırlıklı olmak üzere, ilk basamak tedavi hizmeti de verilmelidir. Bu birimlerden bütün kamu hastanelerine hasta sevkleri yapılabilmelidir. Bu düzenlemelerde ülke düzeyinde standardizasyon gereklidir.
5- Belediyelerin sağlık hizmetleri sunumunda ve yapılanmasındaki esaslar ve standartlar Sağlık Bakanlığı, Türk Belediyecilik Derneği, Türk Tabibleri Birliği ve ilgili diğer kuruluşlardan oluşturulacak bir yapı tarafından belirlenmelidir.
6- Belediyelerin sundukları sağlık hizmetlerinin, yürürlükteki mevzuat çerçevesinde, Sağlık Bakanlığı’nın hizmetleri ile uyum içinde olabilmesini sağlayacak yasal taban oluşturulmalıdır. Bu amaçla bir Bakanlar Kurulu Kararnamesi ya da Sağlık Bakanlığı ile Belediyeler arasında ikili protokoller düşünülebilir. Bu düzenlemede kurumların karşılıklı yükümlülüklerine ve özellikle Sağlık Bakanlığı’nın personel ve lojistik ile ilgili desteğine ve denetim yetkisine yer verilmelidir. Bu düzenleme içinde İl düzeyinde İl Sağlık Müdürü, Belediye Sağlık Daire Başkanı, Tabip Odası temsilcilerinden oluşan bir koordinasyon kurulu düşünülebilir.
7- Maliyet yüksekliği ve işletme güçlükleri de dikkate alınarak belediyeler hastane açmaktan kaçınmalıdırlar.
8- Sağlık hizmetlerinin sunumu ve sağlık personelinin özlük haklarına ilişkin mevzuat ve uygulama çelişkileri giderilmelidir.
9- Belediyeler bünyesinde “Sağlık Zabıtası” kurulması ilke olarak kabul edilmelidir. Bu örgütün biçimi ve sağlık zabıtalarının kimlerden oluşacağı gibi konularda çalışmalar geciktirilmeden başlatılmalıdır.
10- Belediyelerin çevre sağlığı hizmetlerine yönelik sorunlar çok karmaşıktır. Bu konuda da ayrı bir çalışma grubu oluşturulmalı ve çözüm yolları araştırılmalıdır.