BATIDAN DOĞUYA DOĞRU JET-LAG ARTIYOR

Uluslararası yolculuklarla ilgili riskler yolcunun durumu (yaş, cinsiyet, sağlık durumu vs.) ve yolculuğun özelliğine (güzergah, amaç, süresi vs.) göre değişiyor. Uygun zamanda alınmış koruyucu tedbirler ve özel önlemler, beklenmedik ve kötü sağlık risklerini azaltırken, seyahatlerin de daha rahat geçirilmesine yardımcı oluyor. Seyahate çıkanların en çok merak ettikleri konuların başında jet-lag sorununu nasıl aşacakları geliyor. Araştırmalar özellikle bu durumun batıdan doğuya doğru, gündüz uçuşlarında daha çok ortaya çıktığını gösteriyor. International Hospital Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Hande Aygün, Jet-lag olarak bilinen rahatsızlığın, uzun süreli okyanus aşırı uçak yolculuklarında ortaya çıktığını belirtiyor. Uçakla dünyanın zaman dilimleri geçilirken insan vücudu bu hızlı zaman değişimine adapte olamıyor. Bu rahatsızlığın başlıca belirtilerini şöyle sıralamak mümkün:

Aşırı yorgunluk
Uykusuzluk
Mide ve baş ağrıları
Oryantasyon bozukluğu
İştahsızlık

Yolculuk öncesi iyice dinlenmiş olmak, yolculuk öncesi ve sırasında bol sıvı tüketmek ve yağsız hafif yiyecekler yemek, alkol tüketimini azaltmak, gidilecek zaman dilimine kendimizi mümkün olduğunca çabuk ayarlamak (yemek saati, uyku saati) bu durumu hafif şekilde atlatmamıza yardımcı olur.

SEYAHAT İÇİN İŞE YARAYAN MİNİ ÖNERİLER

Uzun süreli yorucu seyahatler kişilerin vücut direncini düşürür ve hastalık kapma riskini artırır.

– Bu nedenle kişilere seyahatleri sırasında multivitamin, ağrı kesici-ateş düşürücü ilaçlar bulundurmaları önerilir.

– Alınan koruyucu ilaçların reçetelerini ve yapılmış zorunlu aşıların (sarı humma, meningokok, vs.)aşı kartlarını da yanlarında bulundurmaları gerekir.

– Seyahatlerde kalabalık ortamlarda bulunma griple karşılaşma olasılığını artırır. Özellikle 65 yaş üstü, kronik hastalığı olanlar mutlaka yolculuk öncesi grip aşılarını yaptırmalıdırlar.

– Seyahatlerimiz sırasında farklı mutfak kültürleri tanıma isteğiyle çeşitli sağlık problemleri yaşayabiliriz.

– En sık problem ishallerdir. Bu tür problemlerle karşılaşmamak için yenilen yiyeceklerin temiz olduğundan emin olunmalıdır.

– Tatil yörelerinde kremalı yiyecekler, özellikle tavuk ve yumurta gibi protein içeriği yüksek yiyecekler ve dondurma çabuk bozulma ihtimali olan gıdalardır.

– Araç tutma sorunu yaşayan kişilerin seyahatleri esnasında yeme-içme konusunda hassasiyet göstermeleri gerekir. Çok yemek veya hiç yememek onların rahatsızlığını artıracaktır. Hafif gıdalar tüketmek ve su içmek rahatlatıcı olacaktır.

– Uçak seyahatleri esnasında kanat üzerinde veya cam kenarında bir koltuk talep etmeleri ve araç tutması ile ilgili torbaları her zaman kolayca ulaşılabilecekleri bir yerde saklamaları gerekir. Araç tutmasını önlemek için gerekirse yolculuk öncesi ilaç alınabilir.

UZAKDOĞUYA GİDİYORSANIZ İSHALE DİKKAT

Uzakdoğu ülkelerinde sıklıkla karşılaşılan sağlık problemlerinin başında turist ishalleri geliyor. İyi yıkanmamış veya kirli sularla yıkanmış, açıkta satılan yiyecekler ve hijyen şartlarının iyi olmadığı yerlerdeki açık sular hastalığın ana kaynakları arasında sayılabilir. Turist ishallerinde sıklıkla mide bulantısı, kusma ve ateş, ishale eşlik eder. Tedavide yapılması gereken en önemli şey, kaybedilen sıvının yerine konmasıdır. Sıvı kaybı az ise ağız yolu ile, çok ise damar yolu ile kayıp yerine konmalıdır.

SITMADA AFRİKA, HİNDİSTAN VE GÜNEYDOĞU ASYA RİSKLİ

Diğer önemli bir sağlık problemi de tüm dünyada yaygın görülen sıtma hastalığıdır. Sıtma sivrisineklerle bulaşan, ateş yüksekliği ile seyreden parazitik bir hastalıktır. Sıtmanın yaygın olduğu bölgelerde bulaşma mevsimi boyunca özellikle geceleri sinek ısırmalarına maruz kalan tüm yolcular sıtma riski altındadır. Daha sıklıkla Afrika’da görülse de, Hindistan’ın kırsal kesimleri ve Güney Doğu Asya (Vietnam-Tayland-Kamboçya) da sıtma yönünden riskli bölgelerdir.

– Hastalık kapıldıktan sonra sıtmanın ortaya çıkması 7 gün ile aylar arasında bir süreyi bulabilir.

– Hastalığın ilk ve en önemli klinik bulgusu ateş olduğundan, riskli bölgelere seyahat edenlerin her ateşli hastalığında akla sıtma gelmelidir.

– Hastalık tanısı, ateşli dönemde hastadan alınan kan örneğinin incelenmesi ile konur.

– Kişiler gidecekleri ülke ve bölgeye göre sıtma yönünden risk bulunup bulunmadığı konusunda bilgi almalıdırlar.

– Sıtmaya karşı henüz geliştirilmiş bir aşı olmasa da, hastalığa karşı korunmada bir takım ilaçlar vardır.

– Hastalığın kuluçka süresinin uzun olması nedeniyle, bu tip ilaçların yolculuk sonrası 3-4 hafta daha kullanılması önerilir.

– Kişi sıtmaya karşı koruyucu ilaçlar alsa bile sinek ısırıklarından mümkün olduğunca kendini korumalıdır.

– İlaçlar tam koruma sağlamayabilir.

– Bunun dışında sarı humma, dang ateşi gibi sivrisineklerle pek çok tropikal hastalık bulaşabilir.

– Bu nedenle de bu tür riskli bölgelere gidecek kişilerin yanlarında sinek kovucu losyonlar, uzun kollu tişörtler, cibinlikler götürmeleri önemlidir.

SEYAHAT AŞILARI HAKKINDA ÇOK ÖNEMLİ

– Gelişmekte olan ülkelerden birine seyahat etmeyi planlayan kişinin, yolculuktan önce mutlaka bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına danışması gerekir.

– Aşı yapılması gerekiyorsa geziden tercihen 3-4 hafta önce gerçekleşmelidir.

– Çünkü aşıların koruyuculuk oluşturması için en az 10-15 günlük bir süre geçmesi gerekir.

– Ancak son anda ortaya çıkan seyahat durumlarında bile dikkat edilecek noktalar açısından hekimimize danışmakta fayda var.

– Bu danışmanlık esnasında hekim kişinin yaptırması gereken aşıları belirler, sıtma açısından koruyucu ilaç alıp almamasına karar verir.

– Bazı hastalıkların belirti vermesi uzun süre alabilir. Bu nedenle riskli bölgelere seyahat eden kişilerin ateşli hastalık durumlarında hekimlerini seyahatleri konusunda bilgilendirmeleri oldukça önemlidir.

– Kişilerin gidecekleri bölgelere göre yaptırmaları gereken aşılar farklılıklar gösterir. Tetanoz-difteri, sarı humma, hepatit A, B, grip ve zatürre aşıları sıklıkla önerdiğimiz aşılardır.

– Genellikle aşı sonrası hafif kırgınlık, halsizlik görülebilir. Ciddi allerjik reaksiyon görülmesi oldukça nadirdir.

– Fakat aşı içeriğindeki etkenlere karşı kişinin alerjisi varsa bu durumlarda kişi aşı yaptırmamalıdır. Bu da en çok yumurta proteinine karşı görülür.

– Genel bir öneri olarak yumurtaya karşı şiddetli alerjik reaksiyon gösteren kişilerin içeriğindeki yumurta proteinlerinden dolayı MMR (Kızamık, Kızamıkçık Kabakulak), Sarı humma, grip aşılarını yaptırmamaları önerilir.