BASKICI ANNE-BABA, PANİK ATAK NEDENİ

Panik atak yaşayan bireyler, çocukluklarını utangaç, korkulu ve sinirli; anne-babalarını ise öfkeli, tehditkar ve kontrol edici olarak tanımlıyor.

Yrd. Doç. Dr. Yarkın Özenli, çocuk üzerinde kontrolcü, eleştirel baskı kuran anne-babanın, yabancı durumlara karşı çocukta korkuyu arttırdığını kaydetti. Korkunun obje ilişkilerinde bozulmaya ve bağımlılık-bağımsızlık arasında çatışmanın sürüp gitmesine neden olduğunu belirten Özenli, hastalığın çok korkulmasına ve sık görülmesine karşın kolay tedavi edilebildiğini hatırlattı.

Abant İzzet Baysal Üniversitesi (AİBÜ) Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Yarkın Özenli, panik atağın akut olarak ve beklenmedik biçimde ortaya çıkan yoğun sıkıntı nöbeti olduğunu anlatarak, “Atak, ani başlar ve yaklaşık 10 dakikada doruk noktasına ulaşır. Çoğunlukla kişide bir tehlike beklentisi, sonunun geldiği duygusu, kaçma dürtüsü baş gösterir. Panik atak; beklenmedik, duruma bağlı ve durumsal olarak eğilim gösterebilen ataklar olarak üç şekilde görülür” dedi.

Panik atağın 15-20 dakika sürebildiği gibi, bazen 1 saatten daha fazla yaşanabildiğine dikkat çeken Özenli, “Panik atak yaşayan kişinin çevresindeki insanlarla ilişkisi bozulur, eğitimini ve işini aksatmasına neden olur. Yaşam kalitesi düşen kişi, eve bağımlı duruma gelir. Sürekli kaygı yada kontrolünü kaybetme, kalp krizi geçirme gibi semptomların en az birinin varlığı, panik atakların bir bozukluk ve hastalık olduğuna işaret eder” diye konuştu.

BELİRTİLERİ

Yapılan araştırmalara dayanarak panik atağın yaşam boyu yaygınlık oranının yüzde 5.6 olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Özenli, panik bozukluğu kadınlarda yüzde 2.1, erkeklerde ise yüzde 0.6 oranında görüldüğünü söyleyen Yrd. Doç. Dr. Özenli, “Panik bozukluk yaşayan bireylerin yüzde 75-80’i kadındır. Öte yandan atağın, kendini belli eden fiziksel belirtilerle karıştırılmaması, normal olarak algılanmaması gerekir. Terleme, çarpıntı, nefes darlığı, titreme, göğüs ağrısı, bulantı, karın ağrısı, baş dönmesi, ölüm korkusu, uyuşma ve ateş basması atak belirtisi olabilir” dedi.

BASKICI ANNE-BABA

Panik atak yaşayan bireylerin, kendi çocukluklarını utangaç, korkulu ve sinirli; anne-babalarını ise öfkeli, tehditkar ve kontrol edici olarak tanımladıkları hatırlatan Yarkın Özenli, “Çocuk üzerinde kontrolcü, eleştirel baskı kuran anne-baba, yabancı durumlara karşı çocukta korkuyu artırır. Korku ise obje ilişkilerinde bozulmaya ve bağımlılık-bağımsızlık arasında çatışmanın sürüp gitmesine neden olur. Genelde atak yaşayanlar, çocukluktan getirdikleri bu duyguları ani nöbetlerle dışa yansıtırlar. Yani bu hastalığın genel olarak sebebi, aileler olabilir” diye kaydetti.

KOLAY TEDAVİ EDİLEBİLİR

Hastalığın çok korkulmasına ve sık görülmesine karşın kolay olarak tedavi edilebildiğini de anlatan Özenli, şöyle devam etti: “Hasta, ilk kez yaşandığında çok travmatik bir etki yaratır. Kişi, ilk ataktan sonra endişeli bir bekleyiş haline girer. Ancak panik atak, düzenli egzersiz programı, kafein ve şeker gibi uyarıcı maddelerden uzak durma, duyguların farkına varılması ile hisleri ifade edebilmeyi sağlama, ilaçlar ve psikoterapiyle tedavi edilebilir.”