BAŞARILI BİR BURUN AMELİYATINA ETKİ EDEN ÖNEMLİ ÖGELER NELERDİR

Her ameliyat gibi estetik burun ameliyatı da birçok şeyin bir arada düşünüldüğü bir prodüksiyondur. Bu işlem öncesinde, işlem sırasında ve sonrasında yapılacak manevralar hastanın durumuna ne kadar uygunsa başarı şansı o kadar artar.

Hasta faktörü:

Burnunda şekil bozukluğu olduğunu düşünen hasta doktora başvurduğunda problemin ne olduğunu doğru olarak görüyor olmalıdır. Hastadan profesyonel bir analiz beklenmez, ancak gene de problemi gerçeğe yakın bir biçimde görebilmeli ve muayene eden doktor tarafından anlatılanları anlayabilmelidir. Hasta çevreden öğrendiği bilgiler çerçevesinde ameliyatına ait bazı tahminlerde bulunmuş olabilir ama gerçekte ne yapılması gerektiğini doktorundan öğrenmeli, onun anlattıklarını dikkatle dinlemelidir. Burun yüzün en önünde ve ortasında yer aldığı için çok dikkat çeken bir anatomik yapıdır. Pozisyonu nedeni ile insanı dış görünüşünde, yüzün bütünü ile uyumlu ve kusuru olmayan bir burun önemli rol oynar. Başarılı bir burun ameliyatı geçiren hasta bu ameliyatın iyi etkilerini mutlaka görür ve pozitif olarak etkilenir. Ancak hasta bilinç düzeyinde veya bilinçaltından, yapılacak burun ameliyatının, hayatının başka yönleri ile ilgili istediği şekilde gitmeyen işlerini düzelteceği beklentisini taşıyorsa hayal kırıklığına uğrayabilir. Sosyal hayattaki aksaklıklar, okul başarısızlığı, eş veya arkadaşlarla geçimsizlikler, işten memnun olmama gibi şeyler, iyi yapılmış bir burun ameliyatından bazı hastalarımızın beklediği kadar etkilenmeyebilirler.

Hasta yapılacak ameliyatta imkanların sonsuz olmadığını, burnunun basından takip ettiği bir aktrisin burnuna tıpatıp benzemeyebileceğini anlayacak durumda olmalıdır. Yapılacak burun başka yerlerden temin edilecek malzeme ile yapılacak değildir. Ameliyatın, hastaya kendi burnunda yapılacak bazı değişikler ile, hoşa gidecek, kendi yüzünün bütünü ile uyum sağlayacak bir görüntü elde edileceği açıklanmalıdır. Bu anlatılanları ‘hastanın beklentisi gerçekçi olmalıdır’ veya ‘hastaya ameliyat hakkındaki gerçekler, ameliyattaki imkanlar anlatılmalıdır’ diye özetleyebiliriz.

Patolojinin değerlendirilmesi:

Değerlendirme doktor tarafından yapılacak bir işlemdir. Yaygın kanının aksine, standart bir burun ameliyatı yoktur, patolojileri düzeltmeye yönelik cerrahi işlemler ve manevralar vardır. Amaç hem şekli kusursuz, hem de hastanın yüzüne uygun bir burun elde etmek ise, her hastanın analizi yapılmalı ve her hasta için ayrı bir ameliyat planı çizilmeli, bu plan ve beklenen sonuç ise hastaya anlatılmalıdır. Kimi hastada burun küçültülecekken, kimi hastada, tam tersine, burun çatısına ilave yapmak gerekebilir, bazı hastalarda kemikte ameliyat yapmaya gerek yoktur, bazısında ise kemiği kesmeden iyi bir sonuç almak imkansızdır. Hastanın sert doku miktarının yetersiz kaldığı durumlarda ise kulak veya kaburga kıkırdağı kullanılarak, veya burundan elde edilecek kıkırdak kısımları ile bu eksik giderilmeye çalışılır. Değerlendirme ve planlama safhasında bilgisayar yardımı veya el ile hastanın fotoğrafı üzerinde yapılacak çizimler doktorun hastaya analizi ve planlamayı anlatmasını kolaylaştırabilir. Bu çizimlerin de ameliyatın kendisi olmadığı, yapılmak istenen manevraları göstermek üzere kullanıldığı hastaya her fırsatta tekrar edilmelidir.

Doktor faktörü

Rinoplastiyi yapacak olan doktorun bu konuda sağlık bakanlığı tarafından tescil edilmiş bir kurumda ihtisas yapmış ve diplomasını almış bir hekim olması gerekir. Ülkemizde Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi eğitimi üniversite ve eğitim veren devlet hastanelerinde yapılmaktadır.

Doktorun kendi ameliyatlarına başlamadan önce yeterli bir süre daha tecrübeli bir cerrahın ameliyatlarında bulunarak prosedürlere alışması uygun sayılır. Rinoplasti uzun yıllardır yapılıyor olmasına ve bu konuda çok bilgi birikmiş olmasına rağmen plastik cerrahlar ara vermeksizin ameliyatlarla ilgili kolaylıklar ve hasta yararına olacak değişiklikler yapmakta ve bunlar mesleki yayın organlarında, kongrelerde meslekdaşlarla paylaşılmaktadır. Bir doktor bu yenilikleri ne kadar yakından takip eder ve uygun bulduklarını kendi pratiğine alırsa başarı şansı o kadar yükselir. kısacası, doktorun en baştan uygun bir plastik cerrahi eğitimi almış olması, sonra da konu hakkındaki gelişmeleri takip etmesi gerekli şartlardır.

Ameliyathane şartları

Rinoplastinin yapılacağı yer ameliyathanedir. Bu ameliyathane sağlık bakanlığı tarafından ‘hastane’ veya ‘ayaktan cerrahi merkezi’ olarak onaylanmış bir kurumun ameliyathanesi olmalıdır ve bakanlığın belirlediği bütün şartlar kurum tarafından yerine getirilmelidir. Hasta emniyeti dışında, doktorun da ameliyat sırasında rahat ve kaygısız çalışabilmesi için gerekli bütün imkanların seferber edilmiş olması gerekir. Doktor ameliyatı dışındaki şeyleri ne kadar az aklına getirirse, ne kadar kaliteli ve tererli malzeme ile çalışırsa, ameliyatına o kadar iyi yoğunlaşabilir, başarı şansı da o kadar artar. Ameliyatta verilen anesteziyi uygulayan uzmanın da burun ameliyatları konusunda bir süre çalışmış ve özelliklerine alışkanlık kazanmış olması önemlidir. Ameliyathane personeli ve hemşirelerinin de bu konuda tecrübeli olması cerrahın işini kolaylaştırır.

Ameliyat sonrası bakım

Birçok estetik cerrahi ameliyatından sonra olduğu gibi, rinoplastide ameliyat sonrası bakım uzun vadeli sonuç üzerinde etkili olur. Öncelikle ameliyat sonrasındaki erken iyileşme döneminde doktor tarafından tavsiye edilen dinlenme süresine uyulması gerekir. Ameliyat sonrası ilk birkaç haftadaki istirahat ve sedanter hayat, sonraki aylarda olacak olan iyileşmeyi hızlandırır. İki ila üç hafta sonra normal günlük hayatına dönecek olan hastanın ilk 1.5 ay boyunca burnuna darbe almaması çok kritiktir. Daha sonra günlük hayatına serbest olarak devam edebilir. Rinoplastinin en son halini alması genellikle birbuçuk – iki yılda gerçekleşmektedir. Bu süre zarfında hasta periyodik olarak doktor tarafından görülür ve gerekirse bazı ilaçlar veya masajlar önerilebilir. Takip sırasında alınacak bazı tedbirlerle sonuçlar daha istendiği gibi olabilir. Çok önemli olan bir konu da hastanın kendi genel sağlığına ne kadar dikkat ettiğidir. Ameliyatın emniyeti ve sonrasındaki iyileşme hastanın sağlık kurallarına ne kadar uyduğuna çok bağlıdır. Tütün kullanımının yara iyileşmesini bozduğu bilinmektedir. Hastalardan, eğer kullanıyorlarsa, tütün mamullerini ameliyattan en az iki hafta evvel kesmeleri istenir. Ağır beden eforu değilse de (sportif faaliyetler), vücudu strese sokan normalden az uyuma, aşırı alkol alımı, kötü beslenme, tütün, sıcakta ve güneş altında uzun süre kalma gibi faktörler de iyileşmenin gecikmesine, hatta istenmeyen şekilde iyileşmeye neden olabilir.

Görülebileceği gibi, iyi bir sonuç alınabilmesi için yapılacak rinoplasti bir ameliyat değil, hasta, doktor ve doktora yardım eden diğer doktorlar, sağlık personeli ve fizik şartların da katıldığı bir prodüksiyondur. Bu prodüksiyonda yer alan her ögenin de sonuç üzerinde bir diğeri kadar önemi vardır.

Amerikan Hastanesi
Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Bölümü
Dr. Murat Pençe