ANNE ADAYLARI BAHAR SİZİ YORMASIN !

Hemen herkesin mevsim dönüşlerinde hissettiği bir takım ruhsal ve bedensel belirtiler bahar yorgunluğu olarak adlandırılıyor. Bu dönemde yataktan kalkmak ve gündelik işleri yapmak daha zorlaşıyor. Yeterli besin alınmaması, vitamin ve minerallerin eksik kalması, tiroid bezinin fonksiyon bozuklukları, kalpte ritm bozuklukları, kronik hastalıklar yorgunluk belirtilerini artırıyor. Bahar yorgunluğunun daha fazla hissedilmesine neden olan bir diğer önemli unsur da gebelik. Gebelerin, mevsim geçişlerinde, diğer kişilere göre iki kat daha fazla yorgunluk hissettiğini söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi (ASM) Kadın Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Nuri Ceydeli konuyla ilgili bilgi verdi.

05 Mayıs 2009, İstanbul – Mevsim geçişleri hemen herkes için aşırı yorgunluk hissi demek. Gebeler, bu hissi diğer kişilerden iki kat daha fazla yaşıyor. Bu dönemde gebelerin hissettiği aşırı yorgunluğun ağırlıklı olarak hormonlardan kaynaklandığını Anadolu Sağlık Merkezi (ASM) Kadın Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Nuri Ceydeli bu dönemde anne adayına verilecek desteğin önemine dikkat çekti. Ceydeli, konuya ilişkin olarak şu bilgileri verdi:

“Anne adaylarında gebeliğin ilk dönemlerinde görülen yorgunluk genellikle gebeliğin devamını sağlayan hormon seviyelerindeki yükselme ile ilgilidir. Bununla birlikte kansızlık, tiroid hormon eksikliği gibi hastalıklar varsa bu süreç biraz daha ağır seyreder. Zaten yoğun gebelik hormonları etkisi altında olan anne adayı, içine girdiği yeni sürecin psikolojik etkileriyle birlikte kendini normalden daha fazla halsiz, isteksiz, belki de sinirli hisseder. Bu geçiş döneminde mutlaka anne adayına destek olunması, daha anlayışlı davranılmaya çalışılması önem taşıyor.”

Gebelik hormonları bahar yorgunluğunu tetikler mi?

Bu dönemde gebeliğin devamını sağlayan progesteron hormonu, anne adayını zaten bir miktar mutsuz hissettiriyor. Vücut su tutuyor, barsak hareketleri yavaşlıyor, el ve ayaklarda şişlik oluyor. Kişiler isteksizleşiyor ve iş hayatındaki streslere karşı daha tahammülsüzleşiyor. Bu ruh durumu içinde bulunan kişide baharın gelmesiyle oluşan hormonal değişiklikler kendini daha fazla belli ediyor. Hamilelik hormonları bu duruma yol açmasa da, var olan tabloyu biraz ağırlaştırıyor. Bahar yorgunluğunun yanı sıra gebeliğin kişiye yüklediği stres, bilinmezlik, sağlıklı bir çocuğa sahip olunup olunmayacağı endişesi, hem çalışan hem ev işlerini yapan gebe kadının normalden fazla harcadığı enerji, kişinin bazal metabolizmasının artması gibi faktörlerin de etkili olduğunun unutulmaması gerekiyor.

Hamilelik kaynaklı yorgunlukla bahar yorgunluğunu birbirinden tamamen ayırmak mümkün değil. Bunlar birbirinin içine geçmiş, örtüşen, karşılıklı etkileşen tablolar. Bu durum kadının yaşadığı mekanın şehir ya da kasaba olmasından da bağımsız yaşanıyor. Bu noktada hayat kalitesi büyük önem taşıyor. Yaşam şartları ne kadar iyi ve doğala yakınsa, ne kadar refah koşulları ne kadar sağlanabiliyorsa durum o kadar iyi. Ama tabii ki günümüz şartlarında özellikle büyük kentlerdeki koşuşturma, kalabalık, trafik, hava ve çevre kirliliği, yaşam koşullarının zorluğu, ekonomik sıkıntılar gibi sorunlar had safhaya çıktıkça yorgunluğun şiddetinin artması kaçınılmazlaşıyor.

Bahar yorgunluğunu daha rahat atlatmak için gebelere öneriler

Anadolu Sağlık Merkezi (ASM) Kadın Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Nuri Ceydeli, gebe kadınlara bahar yorgunluğuna karşı şu önerilerde bulunuyor:

Daha sakin bir hayat tercih edilmeli
Hem çevreden kaynaklanan, hem evde hem de iş yerinde yaşanan sıkıntılar azaltılmalı
Gün içindeki iş planları daha az olacak şekilde düzenlenmeli
Kişiye ait daha fazla ve daha kaliteli zaman yaratılmalı
Sabah akşam 30- 40 dakika temiz havalı bir ortamda yürüyüş ve yoga, pilates gibi hem vücudu hem ruhu stresten uzaklaştıracak sporlar yapılmalı

Kısa bir tatile çıkın!

Eğer tablo normal çizgiler dışına çıkarsa yani gebe çok isteksiz, mutsuz, çevresine karşı kırıcı, günlük yaşam aktivitelerini gerçekleştiremeyecek kadar halsiz, bitkin, iş yaşamında başarısız olacak uç noktalara ulaşırsa mutlaka desteklenmeli. Yapılacak testlerle biyokimyasal parametreleri ideal seviyeye getirilmeli, spor aktiviteleri ile ruhsal gerginliği azaltılmalı, hem aile içi ilişkileri desteklenmeli. Ayrıca çevre değişikliğine gidilebilir, bir süreliğine tatile çıkılabilir.