ALERJİK HASTALIKLAR GÖRÜLME SIKLIĞINDA ARTIŞ

Tedavisi devamlılık gerektiren astım, müstakil evlere oranla apartmanlarda yaşayanlarda daha sık görülüyor.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik İmmünoloji- Alerji Bilim Dalı’nca, Adana’da çocuklardaki alerjik hastalıkların görülme sıklığını belirlemek amacıyla 6-16 yaş arasında, yüzde 48’i erkek, yüzde 52’si kız olmak üzere toplam 3 bin 164 çocuğu kapsayan bir araştırma yapıldı.

Farklı sosyoekonomik yapıya sahip bireylerin bulunduğu 5 ilköğretim okulunda gerçekleştirilen araştırma sonucuna göre, çocukların yüzde 12,6’sı astımlı. Çocukların yüzde 13,6’sında alerjik nezle, yüzde 8,3’ünde ise egzama var.

Tekrarlayan öksürük, nefes darlığı, hışıltılı solunum ve özellikle egzersiz sırasında göğüste sıkışma hissi ile kendini gösteren bir akciğer hastalığı olan astım, daha çok sigara içen ailelerin çocuklarında görülüyor. Araştırmaya göre astımlı çocukların yüzde 75’inin evinde sigara içiliyor. Ayrıca görülme sıklığı apartmanda yaşayanlarda, müstakil evlerdekilere göre daha yüksek.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Seval Güneşer Kendirli, başta astım olmak üzere alerjik hastalıkların görülme sıklığının çocuklarda son 10 yıl içinde çevresel faktörlerin de etkisiyle büyük artış gösterdiğini bildirdi. Kendirli, genetik faktörlerin de etkili olduğu astım ve diğer alerjik hastalıklarda çevre koşullarının iyileştirilmesinin yanı sıra özellikle yetişkinlerin çocukların yanında rahatsızlıkları olsun olmasın sigara içmemeleri gerektiğini söyledi.

ÖNERİLER

Kendirli, Adana’daki sonuçların Türkiye genelinde yapılan diğer araştırmalarla benzer özellikler taşıdığına dikkati çekti. Yaklaşık her 4 çocuktan birinin alerjik bir hastalığı olduğunu belirten Kendirli, şöyle konuştu: “Bu araştırmada, yaşam kalitesinde düşüşe neden olması nedeniyle özellikle astım üzerinde durduk. Türkiye’de toplam nüfusun yüzde 3’ü astımlı olmasına rağmen, çocuklarda bu oran yüzde 10’a kadar çıkıyor. Adana’da ise iklimden dolayı bu oranın yüzde 12’yi bulduğunu tahmin ediyoruz.” Yüksek nem oranının hastalıkta tetikleyici bir faktör olduğunu belirten ve astımın uzun süre tedavi gerektiren bir hastalık olduğuna işaret eden Kendirli, bu durumdaki çocukların ailelerinin bilgilendirilmelerinin büyük önem taşıdığını anlattı.

Kendirli, şöyle devam etti: “Çocuğa yasaklar koymak, hastalıktan ve tedaviden nefret etmesine neden olur. Bu nedenle, astımlı çocuğa spor dahil her türlü aktivitede bulunmasına imkan tanınmalı, ancak bu kontrol altında olmalı. Astımlı çocuk da yaşamaktan zevk almalı ve diğer çocuklardan farkının olduğu ona hissettirilmemeli.” Kendirli, tedaviye çocuğun istekli olarak katılımın büyük önem taşıdığını belirterek, uluslararası yarışmalarda derecelere girmiş çok sayıda astımlının bulunduğunun unutulmaması gerektiğini sözlerine ekledi.