AKRABA EVLİLİĞİ ÇİFT CİNSİYETLİ DOĞUM RİSKİNİ ARTTIRIYOR

Türkiye’de diğer ülkelere göre daha sık rastlanılan çift cinsiyetli bebek doğumunda, akraba evliliğinin etkili olduğu bildirildi.

Prof. Dr. Murat Aydın, ailelerin, cinsiyet belirsizliğiyle doğan çocuklarını çevreden saklamaya çalışmalarının son derece yanlış olduğunu belirterek, “bebek birinci ayını doldurmadan, oluşturulan tıbbi heyetin ve ailenin vereceği kararla, bebeğin hangi cinsiyette kalacağı belirlenerek gerekli müdahaleler yapılmalıdır” dedi.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Aydın, dişi ve erkek embriyonun, başlangıçta aynı cinsel organ tomurcuklarına sahip olduğunu, cinsel organların eğer ortamda etkin erkeklik hormonu varsa, erkek cinsel organı şeklinde farklılaştığını belirtti. Dişi embriyonun gelişmesi sırasında erkeklik hormonu etkisinde kaldığı ya da erkek embriyonun gelişimi sırasında yeterince erkeklik hormonuyla karşılaşamadığı durumlarda cinsel organların dişi-erkek arasında bir görüntüye sahip olduğunu ifade eden Aydın, akraba evliliklerinin, bu riski artırdığını söyledi.

NORMAL EVLİLİKLERDE DE GÖRÜLEBİLİR

Türkiye’de akraba evlilikleri yaygın olduğu için, diğer ülkelere göre Türkiye’de cinsiyet belirsizliğine daha sık rastlandığını belirten Aydın, bu durumun normal evliliklerde de görülebilme ihtimali bulunduğunu kaydetti.

Bebeğin cinsiyetinin ne olacağının belirlenerek, geç kalınmadan gerekli müdahalenin yapılmasının birçok avantajı olduğunu anlatan Prof. Dr. Aydın, şunları kaydetti: “Cinsiyet belirsizliğinde, bebek birinci ayını doldurmadan, oluşturulan tıbbi heyetin ve ailenin vereceği kararla, bebeğin hangi cinsiyette kalacağı belirlenerek gerekli müdahaleler yapılmalıdır. Bu durumu uzun süre saklamak ya da bu problemle çocuğu baş başa bırakmak, ileride ciddi sorunlara yol açabilir.”

Prof. Dr. Aydın, çocukları cinsiyet belirsizliğiyle doğan ailelerin, psikolojik sıkıntı içine girdiklerini ve çevreden saklamaya çalıştıklarını ve bu nedenle sağlık kuruluşlarına geç başvurduklarını belirterek, bunun son derece yanlış bir hareket olacağını, böyle bir durumla karşılaşılması durumunda bebeğe ilk ayında müdahale edilmesinin doğru olacağını söyledi.