Acil Kan Bankası
 SAĞLIK EĞİTİMİ

Sağlık Platformu'nu Twitter'da takip et

AIDS




Yüzlerce veriden alinan kanlarin toplanip, konsantre hale getirildikten sonra parça parça verildigi hemofili hastalarinda bulasma riski çok yüksektir (%50) . Bugün bu konsantre parçalar isitilarak verilmektedir, onun için tehlikesizdir.

Taze kan bulasigi olan inelerin kazayla hemsire veya doktorlara bulasma riski binde üç dolayindadir. Kamuya açik yerlerde kazara ineyle bulasma riski hemen hemen sifirdir, çünkü açik havada virüs tahrip olur. Ama uyusturucu kullananlarda ayni siringaninin kullanilmasi Avrupa’nin güneyinde ve ABD’de hastaligin baslica yayilma etmenlerinden biridir.

Cinsel Yol: Seropozitif biriyle cinsel iliskide bulunmak mukozalar saglam olsa bile risk tasir: cinsel yollardaki bir enfeksiyon veya mukozalardaki bir travma, riski arttirir. Dölyolundan giriste seropozitif bir erkekten seronegatif bir kadina AIDS bulasma riski, seropozitif bir kadindan seronegatif bir erkege geçme riskinden daha yüksektir. Kadinda adet dönemi en bulasici dönemdir. Ters iliski riski üç kat arttirir.

HIV tasiyan bulastirdigi, zamanla degiskenlik gösterir, çünkü cinsel salginlardaki virüs miktari onun durumuna, yani uyur durumda olup olmamasina göre degisir. Bu demektir ki, bir virüs tasiyicisi çok kisa bir zaman içerisinde iliskide bulundugu pek çok kisiye virüsü bulastirabilecegi gibi; tersine, eslerden biri seropozitif oldugu halde ve aylarca, hatta yillarca hiçbir koruyucu önlem almadan cinsel iliskisini sürdürdügü halde, esine mikrop bulastirmayabilir de. HIV, frengi veya hepatit B mikrobuna göre daha az bulasicidir.

Istatistiklere göre oral iliskiler tam birlesmelerle karsilastirildigindan çok az risk tasir. Öpüsmeyle hiçbir bulasma olayina rastlanmamistir; yani öpüsme bu bakimdan tehlikesiz görünmektedir.

Gebelik ve emzirme: Seropozitif bir kadinin virüsü çaocuga bulastirma riski %20 ile %50 arasindadir ve annede hastalik ileri bir evredeyse risk artar. Bulasma, gebeligin son iki üç aylik döneminde olabilir. Sezeryan riski azaltmaz. Dogum öncesi teshis mümkün degildir. Emzirmek kesinlikle tavsiye edilmez.

AIDS: dogal öyküsü ve klinik belirtileri

Bulasmayi izleyen haftalarda ates, beze sismesi, deri döküntüsü, sinir ve sindirim bozuklugu gibi belirtiler ortaya çikabilir (olaylarin %20 ila %30’u) buna ilk enfeksiyon denir. Ama, çogu zaman hiçbir belirti görülmez. Ama bütün olaylarda belirtiler kendiginden kaybolur ve kisi virüsün belirtisiz tasiyicisi olur, yalniz en azindan sislikler (bazi gang liyonlarin büyümesi) oldugu gibi kalir.

Belirtisiz evre yillarca sürer. Virüsü tasiyan kisi belki onu baskasina bulastirabilir ama kendisinde hiçbir hastalik belirtisi görülmez. Virüs gitgide bagisiklik sistemini bozar; bozulma hastalara göre az veya çok hizli olabilir; bunda virüsün payi nedir, kisinin payi nedir (genetik faktörler, baska virüs enfeksiyonu veya psikolojik faktörler) kestirilemez. Virüsü kaptiktan on yil sonra, hastalarin yariya yakini AIDS olacak, üçte birden fazlasi biyolojik bagisiklik yetersizligi belirtileri gösterecektir.

AIDS patlak vermeden önce enfeksiyonun küçük belirtileri ot-rtaya çikabilir. Bunlar ARC (AIDS Related Complex) veya AIDS öncesi adi altinda toplanir. Bunlar baska hastaliklarda da görülebilen genel belirtilerdir: ates, sürekli ve siddetli isal, 10 kg’dan fazla sebepsiz kilo kaybi agizda pamukçuk, vb. Bu belirtiler bagisiklik sisteminde büyük bir bozulma oldugunun ve retrovirüs enfeksiyonunun AIDS’e dogru bir hayli ilerlediginin isaretleridir. Bagisiklik sistemi tümüyle iflas ettiginde AIDS ortaya çikar. Doktor, seropozitif bir kiside firsatçi bir enfeksiyon, bir kanser (Kaposi sarkomu, lenfoma) veya sinir sisteminde agir bir bozukluk, yahut siddetli bir zayiflama belirtisi (slim disease denen bu durum, Bati’dan çok Afrika’da yaygindir) bulursa AIDS teshisi koyar.

Normal insanda hastaliga yol açmiyan veya tehlikesiz bir hastalik yapan ve mikroplardan ileri gelen agir enfeksiyonlara, firsatçi enfeksiyon denir. Firsatçi mikroplar bulasici degildir; yani bagisiklik sistemi normal çalisan insanlari hasta etmezler. Bu olgu çok önemlidir ve her türlü hasta tecridinin faydasiz oldugunu gösterir. Bunun tek istisnasi vardir: verem. Verem, seropozitif olsun olmasin, her AIDS’linin tedavisi ilk günlerinde tecrid edilmesini gerektirir.

TEDAVI

Bugünkü gerilimi, enfeksiyonun ilerleme gücünün iyi degerlendirme imkani vermektedir. Bazi insanlarda HIV bagisiklik sistemini iki veya 3 yil içinde tam anlmiyla bozarak AIDS denen büyük enfeksiyonlara yol açmakta; sayica çok olan bazi insalarda ise virüs, on yil, hatta daha fazla, gizli veya uyur durumda kalmaktadir. Enfeksiyon sirasinda degisik düzeyda oldukça etkili sonuç veren birçok tedavi yolu vardir: yani ilaçlarla tahrip edilebilen firsatçi enfeksiyonlari tedavi etmek dogrudan dogruya anti-HIV ilaçlari gelistirmek (Bunlar virüsü tahrip etmez, ama organizmada çogalmasini engeller). AZT (Zidovudin), DDI, DDC bu ilaçlardan birkaçidir. Bunlarin hepsi tersindirici transkriptaz tutuklayici ilaçlardir. Bu ilaçlarla önleyici tedavi yapilabilir: bagisiklik yetersizliginin biyolojik belirtileri ortaya çikar çikmaz buna baglanir; enfeksiyonlarin patlak verme olasiligini kestirmek için baslica ölçüt T4 lenfositlerinin miktaridir.

Amaç, yalniz AIDS’i tedavi etmek degil ayni zamanda onun ortaya çikmasini engellemek veya geçiktirmekdir. Seropozitifligi hedef alarak düzeltmeye çalisan bu yeni stratejiler, retrovirüs enfeksiyonun erken teshisini tesvik etmekte çok haklidirlar.

Virüsteki antijen degisimleri, virüsün organizmada gizli kalma yetenegi ve hayvan modelinden yoksulluk gibi karmasik nedenler, bir asinin bulunmasini güçlestirmektedir; ama çalismalar hiç degilse belirleyici gelismeleri tanimakta yararli olmaktadir.

Önleyici tedbirler: basarilari, güçlükleri

AIDS’e iliskin rakamlar, salginin çesitli nüfus gruplari arasindaki gelisimini göstermektedir, ama AIDS’in bildirimi, bulasmadan yillar sonra yapildigindan gecikmeli olarak göstermektedir. AIDS’in özel durumlari olan kisilerde ortaya çikivermesi, hastaliga iliskin uydurmalardan ilkinin, yani riskli grup masalinin dogmasina sebep olmustur. Halk arasinda hastaligin gidisini gözetlemek için öne sürülen ve basin tarafindan da yayginlastirilan bu kavram, «bu hastalik ancak baskalarinin basina gelebilir» duygusunu pekistirmekten baska ise yaramamistir.

Bazi ülkelerde önleyici tedbir olarak öne sürülen sav su oldu: «AIDS benden geçmez»

Bulasma yollari çok çabuk ortaya çikarildigi ve art arda gelen hastalik olaylari, hiçbir yas, irk, deri, ülke ayrimi olmaksizin herkesin virüse yakalanabilecegini gösterdigi halde, pek de yerinde olmayan «riskli grup» kavramindan daha ise yarar «riskli yasam» kavramina geçmek için birçok yil beklemek gerekecektir.

Önleyici tedbir almakta bir baska engel, medyanin da kuvvetle destekledigi yanlis veya çeliskili bilgilerin yayilip zihinleri karistirmasidir. Hastaligin ciddiyetine ragmen, hiçbir bilgilendirme, hatta yönlendirmeler bile davranislari degistirmekte etkili olamadi. Önleyici tedbir, sorumluluk duymaktan, baskasiyla ve baskalariyla tartismaktan geçer. Önleyici tedbir mesajlari yayimlamak yeterli degildir. Önemli olan insanlara onlari benimsetmek, hatta daha iyisi onlari kendilerine buldurmaktir.

Sistematik ve zorunlu bir tarama uygulayarak salgini sona erdirmek düsünülebilir mi? Antikorlarin olusup ortaya çikma süresi dikkate alinirsa sistematik taramanin bütün virüs tasiyicilarini saptamaya elverisli olmadigi anlasilir, ama tarama yalanci bir güvenlik duygusu yaratabilir, bu da önleyici tedbirlerin gevsetilmesine yol açar. Ayrica yönetim örgütü çok az risk tasiyan kisilere de gereksiz yere test uygulamaya kalkisacak ve toplumun oldukça ilgi gören marjinal kesimini bir kenara birakacaktir. Kaldi ki böyle bir tarama çok pahaliya mal olmaktadir. 60 milyonluk bir ülkede 30 milyon kisiye uygulanacak bir test, her yil ve her alti ayda bir yaklasik bir milyar dolar patlayacaktir. Ne arastirmaya, ne önleyici tedbirlere, ne de hasta tedavisine o kadar paranin ayrilmasi mümkün degildir.

Art arda test uygulanmasi test uygulanani korumaz: yeni virüs almis iki kisiden biri daha en azindan bir test uygulanmis bir kisidir. Bu demektir ki, önemli olan testin kendisi degil, onun kisinin yasaminda yer alma biçimi ve önceki bir girisimde oynadigi roldür: Bir kisinin ask iliskisine girdigi sirada yapilan bir test idari bir davet üzerine yapilan testten oldukça farkli bir deger tasir.
ACİL KAN DUYURULARI
  Aranan Kan: A RH +
Bezmialem Vakıf Hastanesi - Aksaray'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05346673021

12 Kasim Pazartesi riskli bir bypass ameliyati olacak babam için, ameliyat günü sıcak kan lazim olmasi halinde ameliyat bitene kadar kan verebilecek k A RH POZİTİF (a rh+) kan grubuna ait kisiler aranmaktadir.

Tarih: 11/10/2018 1:34:48 PM
Emin Bilge
  Aranan Kan: 0 RH -
Ege üniversitesi hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil 0 RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05075536676

Ege üniversitesinde yatan hastaya Ayşe Kaymak acil 0 negatif kana ihtiyaç vardır. İrtibat İsmail kaymak tel 05075536676

Tarih: 10/8/2018 5:17:19 AM
Ayşe kaymak
  Aranan Kan: A RH -
şelçuklu tıp fakültesi konya'sinde Yatmakta olan hastamız için acil A RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05385732670

acil böbrek hastası için gülten demirci için

Tarih: 9/3/2018 6:42:55 AM
fatih demirci
  Aranan Kan: AB RH -
NP BEYİN HASTANESİ 'sinde Yatmakta olan hastamız için acil AB RH - kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05312342646

Ümraniye Np Beyin hastanesinde yatmakta olan Nihat DURAN İÇİN acil AB RH (-) kana ihtiyaç vardır. Yardımcı olun allah rızası için ...

Tarih: 8/13/2018 1:26:30 PM
Halil Akkuş
  Aranan Kan: B RH +
Ozelkoru hastanesi'sinde Yatmakta olan hastamız için acil B RH + kana ihtiyaç vardır...
Telefon: 05443420869

Acil brh+pozitif kana ihtiyaç vardır ankara cukur anbar özel koru hastanesi irtibat 05443420869 hasta adı celalettin caba

Tarih: 8/10/2018 12:05:31 AM
Celalettin caba
EN SON EKLENEN LİNK

SİTE İÇİ ARAMA

Acil Kan Bankası