ZİHİNSEL ENGELLİLERDE CİNSELLİK SORUNU

Çukurova Üni. Öğretim üyesi Doç. Dr. Rasim Somer Diler zihinsel engelli çocuk ya da gençlerin, birçok biyolojik ve sosyal sorunların yanı sıra “cinsellik” konusunda da sayısız sıkıntılarla karşılaştıkları, ailelerin ise yardımcı olmak yerine katı kurallar ve yasaklamalarda bulunduklarınıaçıkladı.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cansun Demir, cinselliğin, bedensel ve ruhsal doyum ile üremeye yönelik yaşamsal bir gereklilik olduğunu, zihinsel özürlü bireylerin de bundan soyutlanamayacaklarını söyledi. Doç. Dr. Demir, zihinsel özürlü çocuğu olan ailelerin cinsellik konusunda daha duyarlı davranmaları gerektiğini belirterek, “Zeka düzeyi normal çocuğa cinselliği anlatmakta yaşanan sıkıntılar ortadayken, özürlüler açısından iş çok daha zor” dedi.

Tüm zorluklara rağmen özürlü çocuk sahibi ailelerin, öncelikle cinsellik konusunda nasıl davranılacağını öğrenmesi ve ardından da uygun yaklaşımda bulunması gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Demir, “Cinselliği özürlü bireyler de yaşamalı ancak, uygun eş ve ortamda” dedi. Ailelerin, çocuklarının bu yöndeki ihtiyaçlarının farkına varmadıklarını ifade eden Doç. Dr. Demir, şöyle devam etti: “En üzücü yönü de, birçok özürlü çocuk ailesi, bizlere mantığın alamayacağı, hekimlik etiğine aykırı taleplerle başvuruda bulunuyor. Bazı aileler, özürlü kız çocuklarını polikliniklere getirerek rahminin alınmasını istiyor. Gerekçesi; ergenlik dönemindeki çocuk adet kanaması görüyor, ancak pet tutmayı ve kendini temizlemeyi bilmediği için kirleniyor. Böyle bir gerekçe ile çocuğun rahminin alınması onun doğal olmayan menopoza, dolayısıyla da menopozun olumsuz etkilerini yaşamasına yol açar. Oysa, aile bunu dikkate almaksızın soruna köklü çözüm arıyor.”

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Rasim Somer Diler ise zihinsel engelli çocukların daha fazla cinsel istismara uğradıklarını, bunun zaten sorunlu olan yaşantılarını daha da zorlaştırdığını söyledi. Araştırmaların her 10 çocuktan 3’ünün 16 yaşına gelinceye kadar cinsel yönden taciz ya da istismara uğradığını gösterdiğini belirten Doç. Dr. Diler, bu durumda zihinsel özürlü çocukların sorununun diğerlerinden daha ağır olduğunu belirtti.

Doç. Dr. Diler, cinselliği kavrayamayan, kendisine gelebilecek tehlikelere karşı savunma mekanizmasını çalıştıramayan çocuklara karşı ailelerin anlayışlı, hoşgörülü ve sevgi ile ve bilinçli bir şekilde yaklaşması gerektiğini ifade ederek, şöyle konuştu: “Türk aile yapısında cinsellik bir tabu olarak kabul ediliyor. Bu nedenle aileler sadece normal zeka düzeyindeki çocuklarını değil, zihinsel özürlü çocuklarını bu konuda baskı altında tutuyor. Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, çapkın anne ve babalar, çocuklarının cinselliğine daha tutucu, yasaklayıcı ve katı yaklaşımda bulunuyor.”

Doç. Dr. Diler, anne ve babaların kendilerinin aynı dönemde yaşadıklarını, çocuklarında gördüklerinde anlaşılmaz tepkiler verdiklerine dikkati çekerek, bunun aslında bilinçdışı bir iç hesaplaşma ve suçluluktan kurtulma çabası olduğunu söyledi. Doç. Dr. Diler, ailelerin çocuklarını hırpalamak yerine cinsellik eğitimini çok küçük yaşlardan itibaren uygun koşullarda, uzmanlardan da yardım alarak vermesinin zorunlu olduğunu sözlerine ekledi.