YEŞİL KART SAHTEKARLIĞI

Fakir vatandaşlara ücretsiz sağlık hizmeti vermek için 1992 yılında iyi niyetle başlayan Yeşil Kart uygulaması çıkmaza girdi. 10 yılda tam olarak 14 milyon 435 bin 225 kişi Yeşil Kart almak için başvurdu. Bu başvuruların 11 milyon 528 bin 384’ü olumlu karşılandı. Ancak, 1.9 milyon kişinin haksız yere başvuru yaptığı belirlenerek, ya kart verilmedi ya da kartları iptal edildi. Yeşil Kart sahiplerine yapılan harcamalar, Fak-Fuk-Fon olarak bilinen Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu’ndan ve genel bütçeden karşılanıyor.

Bugüne kadar yeşil kart sahipleri için harcanan para 671 trilyon 105 milyar lirayı buldu. Oysa bu iş için ayrılan ödenek 291 trilyon lira. 10 yıl içinde Yeşil Kart’la tedavi gören hasta sayısı 8 milyon 692 bin 205 kişiye ulaştı. Yeşil Kart uygulamasında temel sorun, haketmeyen insanlara da kart verilmesi. Bu işin başındaki bürokratlar siyasi baskılardan muzdarip. Adını vermeyen bir bürokrat, ‘Davul bizim boynumuzda, tokmak siyasilerin elinde. Telefon açıp ‘falanca adamı sana yolluyorum, Yeşil Kart ver’ diyorlar. Sistem de böyle dejenere oluyor’ dediler. Yeşil Kartlar’ın vizesi her yıl Mart ayında yenileniyor. Ancak bu işlem yapılırken derinlemesine bir gelir denetimi yapılmıyor.

Türkiye’de SSK, Bağ-Kur, Emekli Sandığı ve özel sandıklar, tam 59 milyon 213 bin kişiye sosyal güvenlik hizmeti veriyor. Bağımlılarla birlikte SSK’nın üye sayısı 34 milyon 140 bin, Bağ-Kur’un üye sayısı 15 milyon 36 bin, Emekli Sandığı’nın üye sayısı 9 milyon 766 bin ve özel sandıkların üye sayısı 271 bin. Bütün bunların üzerine bir de Yeşil Kart sahibi 11.5 milyon kişi eklenince durum içinden çıkılmaz hal alıyor. Çünkü bu hesapla sosyal güvenlik hizmeti verilenlerin sayısı 70 milyon 741 bini buluyor. Oysa Türkiye’nin nüfusu 67 milyon 844 bin. Yani nüfus, sosyal güvenlik çatısı altına alınanlardan daha az. Bu işte bir terslik olduğu apaçık ortada