UMUMI HIFZISSIHHA KANUNU

KANUN NO: 1593
Resmi Gazete: 6 Mayıs 1930 – Sayı: 1489

BIRINCI BAP

SIHHI TEŞKILAT

BIRINCI FASIL

DEVLET HIDEMATI SIHHIYESI VE SIHHI MERCILER

MADDE 1 – Memleketin sıhhi şartlarını ıslah ve milletin sıhhatine zarar veren bütün hastalıklar veya sair muzır amillerle mücadele etmek ve müstakbel neslin sıhhatli olarak yetişmesini temin ve halkı tıbbi ve içtimai muavenete mazhar eylemek umumi Devlet hizmetlerindendir.

MADDE 2 – Umumi sıhhat ve içtimai muavenet hizmetlerine ait Devlet vazaifi Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekâleti tarafından ifa ve hususi idarelerle belediyelere ve sair mahallî idarelere bırakılan hizmetlerin sureti icrası murakabe olunur. Milli Müdafaa teşkilâtına ait sıhhi işler müstesna olmak üzere bütün sıhhat ve içtimai muavenet işlerinin mercii ve mürakıbı bu Vekâlettir.

MADDE 3 – Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekâleti bütçeleriyle muayyen hatlar dahilinde olarak aşağıda yazılı hizmetleri doğrudan doğruya ifa eder:

1 – Doğumu tezyit (*) ve teshil ve çocuk ölümünü tenkis edecek tedbirler.

_____

(*) Fıkranın (Doğumu tezyit) hakkındaki hükmü 1 Nisan 1965 tarih ve 557 sayılı Kanunun 8 nci maddesiyle kaldırılmıştır.

_____

2 – Validelerin doğumdan evvel ve doğumdan sonra sıhhatlerinin vikayesi.

3 – Memlekete sâri ve salgın hastalıkların hulûlüne mümanaat.

4 – Dahilde her nevi intani, sâri ve salgın hastalıklarla veya çok miktarda ve fiyatı intaç ettiği görülen sair muzır âmillerle mücadele.

5 – Tababet ve şubeleri sanatlarının icrasına nezaret.

6 – (Değişik: 2410 – 16.4.1934) (…) (*) Ilâçlar ve bütün zehirli müessir ve uyuşturucu maddelerle yalnız hayvanlar için serumlar ve aşıları murakabe hariç olmak üzere her nevi serum ve aşıları murakabe,

7 – Çocukluk ve gençlik hıfzıssıhhasına ait işlerle çocuk sıhhat ve bünyesinin muhafaza ve tekâmülüne ait tesisatın murakabesi.

_____

(*) Madde 3 ün 1. fıkrasının (6) numaralı bendindeki “Gıdalar ile” ibaresi, 5.6.2004 tarih ve 25483 sayılı R.G.’de yayımlanan, 27.5.2004 tarih ve 5179 sayılı Kanunun 37. maddesi hükmü gereğince madde metninden çıkarılmıştır.

_____

8 – Mektep hıfzıssıhhası.

9 – Mesai ve san’at hıfzıssıhhası işleri.

10 – Maden suları ile sair havassı şifaiyesi olan sulara nezaret.

11 – Hıfzıssıhha müesseseleri ve bakteriyoloji lâboratuvarları ve alelûmum hayati muayene ve tahlillere mahsus müesseseler küşat ve idaresi.

12 – Mesleki tedrisat müesseseleri küşat ve idare veya mümasili müessesatı murakabe ve bunlara müsaade itası.

13 – Mecnunlarla sair ruhi hastalıklara mahsus tedavihaneler veya mâlûl veya herhangi bir noksanii hilkate malik olanları kabul edecek yurt veya müesseseler tesis ve idare.

14 – Muhacrin sıhhat işleri.

15 – Hapisanelerin ahvali sıhhiyesine nezaret.

16 – Tıbbi istatistiklerin tanzimi.

17 – Sıhhi neşriyat ve propagandalar.

18 – Vesaiti münakale umuru sıhhiyesinin nezaret.

MADDE 4 – Doğrudan doğruya şehir ve kasabalar, köyler hıfzısıhhasına veya tıbbi ve içtimai muavenete mütaallik işlerin ifası belediyelere ve idaresi hususiyelere ve sair mahallî idarelere tevdi edilir. Vekâlet indelicap bu idarelere rehber olmak üzere bazı mahallerde nümune tesisatı vücuda getirir.

IKINCI FASIL

SIHHAT VE IÇTIMAI MUAVENET TEŞKILATI

MADDE 5 – Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekâleti 3 üncü maddede zikredilen hizmetleri ifa için hususi teşkilât kanununa tevfikan teşkil edilmiş fenni ve idari şubelerden mürekkeptir. Kanunu mahsusuna tevfikan mülhak bütçe ile idare olunan Hudutlar ve Sahiller Sıhhat Umum Müdürlüğü, Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekâletine merbut olarak ifayı vazife eyler.

MADDE 6 – Her vilâyette Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekâletine merbut olmak üzere bir Sıhhat ve Içtimai Muavenet Müdürü bulunur. Sıhhat müdürleri bulundukları vilâyetlerde Vekâletin en büyük memuru olmakla beraber valilerin sıhhi müşaviridirler. Valiler mevcut sıhhi kanun, nizam ve talimatlara tevfikan sıhhiye müdürlerini istihdam ederler ve sıhhi hususlarda onların rey ve mütalâalarını alırlar.

MADDE 7 – Sıhhat ve Içtimai Muavenet müdürleri bulundukları vilâyetin sıhhi umur ve muamelelerinden vali ile beraber mesul olup bütün sıhhi kanun, nizam, talimat ve emirlerin iyi tatbikına nezaretle mükelleftir.

MADDE 8 – Her kazada ve icabı takdirinde nahiye merkezlerinde bir veya mütaaddit Hükümet tabipleri istihdam olunur. Hükümet tabipleri doğrudan doğruya vilâyet sıhhiye müdürünün emri altında olup memur oldukları mahallerin sıhhi umur ve muamelelerinden mesuldür ve kaymakamın sıhhi hususatta sıhhi müşaviridir. Hükümet tabiplerinin maiyetlerinde sıhhi işlerde kendilerine muavenette bulunmak üzere küçük sıhhat memurları istihdam edilir.

MADDE 9 – Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekâleti üçüncü ve dördüncü maddelerde zikredilen vazifeleri ifa ve müesseseleri idare etmek üzere tabipler, baytarlar, eczacılar, sair sıhhi ve idari memurlar tâyin ve istihdam eder.

ÜÇÜNCÜ FASIL

YÜKSEK SIHHAT ŞURASI

MADDE 10 – Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekâletince tevdi edilecek yüksek sıhhi ve içtimai meseleler hakkında rey ve mütalâasını beyan ve sıhhi ve içtimai hizmet ve muavenetlere ait kanun, nizamname ve talimatnameleri birinci derecede tetkik eylemek ve tababet ve şubeleri sanatlarını ifadan mütevellit adli meselelerde ihtibar vazifeleriyle mükellef olmak üzere bir Yüksek Sıhhat Şûrası teşkil olunmuştur.

MADDE 11 – Yüksek Sıhhat Şûrası dokuz âzadan mürekkep olup bu âza Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekili tarafından memlekette ilim ve irfanı ve eserleri veya sıhhi hizmetleri ile mârufiyet kesbetmiş zevat arasından intihap ve Başvekâlete inhası ve Reisicumhurun tasdikı ile tâyin olunur.

MADDE 12 – (Değişik: 5305 – 17.1.1949) Yüksek Sağlık Şûrası üyeleri 11 inci maddede zikredilen esaslar dâhilinde 3 yıl süre ile vazife görmek üzere seçilirler. Bu kanunun yayımından sonra yapılacak ilk seçimde seçilecek 9 üyeden 3 ü bir yıl, 3 ü iki yıl ve diğer 3 ü de 3 yıl süre ile vazife görürler. Üyelerden hangilerinin bu süreler sonunda üyelikten çıkacakları ilk oturumda çekilecek kur’a ile belirtilir.Bundan sonraki seçimlerde üyeliğe getirilenler 3 er yıl vazife görürler ve bu sürenin sonunda üyelikleri kendiliğinden düşer.Süresi sona eren üyeler yeniden seçilebilirler. Bir daha seçilmeyenler (Yüksek Sıhhat Şûrası Fahri Üyesi) ünvanını ölünceye kadar taşırlar.

MADDE 13 – Yüksek Sıhhat Şûrası her sene Teşrinisani, Şubat, Mayıs aylarında olmak ve her devrei içtimaiyesi on günden aşağı olmamak üzere içtima eder. Vekâletçe lüzum görüldüğü takdirde fevkalâde içtimalar aktolunur. Içtima mahalli Ankara’dır.

MADDE 14 – (Değişik: 5305 – 17.1.1949) Yüksek Sağlık Şûrası Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanının veya onun tensip edeceği bir zatın başkanlığı altında asli üyelerden en az 5 üyenin huzuru ile toplanır, kararlar üçte iki oy çokluğu ile verilir.Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı Müsteşarı, Danışma ve Inceleme Kurulu Başkanı, Sağlık Işleri ve Sosyal Yardım Işleri Genel Müdürleri Yüksek Sağlık Şûrasının tabii üyelerindendir.

MADDE 15 – Yüksek Sıhhat Şûrasının toplu olmadığı zamanlarda mükellef olduğu vazifelere taallûk eden acele işlerle iştigal etmek üzere Yüksek Sıhhat Şûrası kendi âzası arasından üç kişilik bir encümen intihap eder.

MADDE 16 – Yüksek Sıhhat Şûrası âzasına her devrei içtimaiyeye mahsus olmak üzere her sene bütçesinde miktarı muharrer bir hakkı huzur verilir. Ankara haricinden gelenlere harcırahları ve vekâletçe tâyin olunacak yevmiyeleri ita olunur.

MADDE 17 – Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekâleti merkezi teşkilâtı ve vilayetler sıhhi teşkilâtı ve Yüksek Sıhhat Şûrası vazifelerinin istilzam ettiği nizamnameler tanzim ve neşrolunur.

DÖRDÜNCÜ FASIL

VILAYET HUSUSI IDARELERI VE BELEDIYELER

MADDE 18 – Vilâyet hususi idareleri bütçelerinde hususi kanuna tevfikan tefrik ve Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekâletinin tensibi ile sarfolunan sıhhi ve içtimai işlere mahsus tahsisat, vilâyet merkezinde veya tensip olunacak sair mahallerde açılacak hastaneler ve dispanserlerle seyyar etıbba teşkilatına ve seyyar etüv tedarikine ve tephirat ve tathirat istasyonları tesisine ve verem ve frengi ve çocuk vefiyatı mücadelesine muhtas hıfzıssıhhai içtimaiye dispanserlerine ve sıtma ve frengi ilacı tedarikine ve Sıtma Kanununda tasrih edilen ahvalde sıtma membalarının izalesine sarfolunur.

MADDE 19 – Vilâyetler hususi idarelerine ait sıhhi teşkilât ve tesisat mahallî Sıhhat ve Içtimai Muavenet müdürlerinin murakabesi altında bulunup bunlara ait muamelât kanun ve nizamnamelerine tevfikan sıhhat müdürleri tarafından ifa olunur.

MADDE 20 – Belediyenin umumi hıfzısıhha ve içtimai muavenete taallûk eden mesailden ifasiyle mükellef oldukları vazifeler aşağıda zikredilmiştir.

1 – Içilecek ve kullanılacak evsafı fenniyeyi haiz su celbi.

2 – Lağım ve mecralar tesisatı.

3 – Mezbaha inşaatı.

4 – Mezarlıklar tesisatı ve mevta defni ve nakli işleri.

5 – Her nevi muzahrafatın teb’it ve imhası.

6 – Meskenlerin sıhhi ahvaline nezaret.

7 – Sıcak ve soğuk hamamlar tesisi.

8 – (…) (Madde 20 nin 1. fıkrasının (8) numaralı bendi, 5.6.2004 tarih ve 25483 sayılı R.G.’de yayımlanan, 27.5.2004 tarih ve 5179 sayılı Kanunun 37. maddesi hükmü gereğince yürürlükten kaldırılmıştır.)

9 – Umumi mahallerde halkın sıhhatine zarar veren âmiller izale.

10 – Sâri hastalıklarla mücadele işlerine muavenet.

11 – Hususi eczane bulunmayan yerlerde eczane küşadı.

12 – Ilk tıbbi imdat ve muavenet teşkilâtı.

13 – Hastane, dispanser, süt çocuğu, muayene ve tedavi evi, aceze ve ihtiyar yurtları ve doğum evi tesis ve idaresi.

14 – Meccani doğum yardımı için ebe istihdamı.

MADDE 21 – Vilâyet hususi idareleriyle belediyelerin 18 ve 20 nci maddelerde gösterilen hizmetlerini ifa için kanunu mahsuslarına tevfikan Vekâletçe tâyin olunan etibba ve sair memurin istihdam olunur.

MADDE 22 – Belediyeler ve vilâyetler hususi idarelerince sıhhi ve içtimai hizmetlerden hangilerinin ifası mecburi ve hangilerinin ihtiyarî olduğu hususi kanunlarına tevfikan tâyin ve bu hizmetlerde istihdam edilecek tabip ve memurların kadroları Icra Vekilleri Heyetince musaddak bir talimatname ile tesbit olunur. Hükümet tabipleri olmayan yerlerde belediye tabipleri nizamnamesine tevfikan Hükümet tabiplerinin ifasiyle muvazzaf oldukları vazifelerle mükelleftirler.

BEŞINCI FASIL

VILAYETLER VE KAZALAR UMUMI HIFZISIHHA MECLISLERI

MADDE 23 – Her vilayet merkezinde bir umumi hıfzıssıhha meclisi toplanır. Bu meclis mahallî sıhhat ve içtimai muavenet müdürü, nafıa mühendisi, maarif, baytar müdürü, mevcutsa sahil sıhhiye merkezi tabibi, bir hükümet ve belediye tabibi ve hastane baştabibi ile garnizon ve kıt’a bulunan yerlerde en büyük askerî tabip ve serbest sanat icra eden bir tabip ve bir eczacıdan ve belediye reisinden mürekkeptir. Meclis valinin veya valiye bilvekâle sıhhiye müdürünün riyaseti altında içtima eder. Valinin tensip edeceği bir zat kitabet vazifesini ifa ve zabıtları tanzim eder.

MADDE 24 – Kazalarda bu meclisler kaymakamın riyaseti altında Hükümet tabibi, mevcut ise bir Hükümet baytarı ve askerî tabip, belediye tabibi ve serbest icrayi sanat eden ve kaymakam tarafından intihap edilen bir tabip ve serbest eczacı ile belediye reisinden terekküp eder.

MADDE 25 – Umumi hıfzıssıhha meclisleri müntehap azası her üç senede bir değişir. Eski âzanın yeniden intihabı caizdir. Her defa tebeddülünde kaymakamlar tarafından vilayetlere, valilerce de Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekâletine bildirilir.

MADDE 26 – Umumi hıfzıssıhha meclisleri âlelâde ayda bir kere içtima ederler. Ahvali fevkalade veya sir sâri ve salgın hastalık zuhurunda valinin daveti veya Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekâletinin talebi üzerine daha sık toplanırlar.

MADDE 27 – Umumi hıfzıssıhha meclisleri mahallin sıhhi ahvalini daima nazarı dikkat önünde bulundurarak şehir ve kasaba ve köyler sıhhi vaziyetinin ıslahına ve mevcut mahzurların izalesine yarayan tedbirleri alırlar. Sâri ve salgın hastalıklar hakkında istihbaratı tanzim, sâri ve içtimai hastalıklardan korumak çareleri ve sıhhi hayatın faideleri hakkında halkı tenvir ve bir sâri hastalık zuhurunda hastalığın izalesi için alınan tedbirlerin ifasına muavenet eylerler.

MADDE 28 – Umumi hıfzıssıhha meclislerinin mukarreatından mahallî vazifeler ve salahiyetler arasında bulunan işler vali veya kaymakam tarafından icra olunur ve istizana muhtaç olanlar kaymakamlıkça vilayetten ve vilâyetçe Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekâletinden sorulur.

IKINCI BAP

SARI VE SALGIN HASTALIKLARLA MÜCADELE

BIRINCI FASIL

HUDUTLAR VE SAHILLER SIHHI MÜDAFAASI

MADDE 29 – Beşinci maddede zikredilen Hudutlar ve Sahiller Sıhhat Umum Müdürlüğü beynelmilel seyrüsefer ve ticaret sebepleriyle intikal eden beşeri ve salgın hastalıklara karşı milli hudutlar ve sahilleri müdafaa vazifesiyle mükelleftir.

MADDE 30 – Hudutlar ve Sahiller Umum Müdürlüğü mer’i olan beynelmilel mukaveleler ve Devletçe mevzu kanunlar, nizamlar ve talimatlar ile Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekâleti tarafından bu mukaveleler, kanunlar, nizamlar ve talimatların layıkı ile tatbikını temin için verilen emirler dairesinde vazifeyi ifa eyler.

MADDE 31 – (Değişik: 4255 – 15.6.1942) Bir Türk limanından diğer Türk limanına veya ecnebi limanlarından bir Türk limanına gelen her gemi hareket ettiği limandan bir sıhhat patentası almakla mükelleftir.

MADDE 32 – (…) (Madde 32, 15.6.1942 tarih ve 4255 sayılı kanunun ilgili maddesi hükmü gereğince yürürlükten kaldırılmıştır.)

MADDE 33 – (Değişik: 4255 – 15.6.1942) Türk gemilerinin patentaları üzerinde konsolosluk vizesinin bulunmasını mecburi kılan memleketlere mensup gemilerin Türk limanlarına ithalât etmek üzere geldikleri ve hareket limanlarında Türk konsolosu mevcut bulunduğu takdirde bunların patentaları üzerinde konsolos vizesi bulunması mecburidir.

MADDE 34 – (Değişik: 4255 – 15.6.1942) Patentayı hâmil olmaksızın boğazlara gelen transit gemilerin gösterecekleri sıhhi beyanname veyahut uğradıkları ecnebi limanlarından aldıkları gümrük veya liman permilerinde o limanın sıhhi durumu hakkında salahiyet sahibi makamlar tarafından verilmiş sıhhi meşruhat patenta yerine kaim olur.

MADDE 35 – (Değişik: 4255 – 15.6.1942) 33 üncü maddede zikredilen vizelere mukabil mahsus kanun mucibince alınacak resimler konsolosluklar tarafından ve konsolos bulunmıyan limanlardan vizesiz olarak gelen gemilerden de muvasalat limanlarında mahallî hükümet memurları tarafından tahsil olunur.

MADDE 36 – Sıhhat patentaları üzerinde yapılan her türlü tahrifler veya salahiyettar makamatça tasdik edilmemiş tashihler patentayı hükümden düşürür. Bir geminin hareketinden evvel 48 saat zarfında verilmiş patentalar muteber olup daha evvel verilenlerin hükmü yoktur.

MADDE 37 – Bir geminin hareket limanında kolera, veba, sarıhumma, lekelihumma ve çiçek vakaları veyahut Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekâletince tâyin edilecek sair tehlikeli bir maraz salgını mevcut olmadığı halde verilmiş olan patentalar temiz addolunur. Bu hastalıklardan hariçten geldiği tebeyyün eden münferit vakaların zuhuru patentaların temiz addedilmesine mani olmazsa da bu vakalar patentalarda işaret edilmiş olmalıdır.

MADDE 38 – (Değişik: 4255 – 15.6.1942) 37 nci maddede zikredilen hastalıklardan hariçten gelmiş olmadığı tahakkuk eden kolera, veba ve sarıhumma vakalariyle çiçek ve lekelihumma salgınlarının zuhurunu bildiren patentalar ile mebdeinde temiz olduğu halde Türkiye limanlarından birine gelinceye kadar seyahat müddeti esnasında geminin sıhhi durumunda vukua gelen değişiklik dolayısıyle evsafı değişen patentalar bulaşık addolunur.

MADDE 39 – Hiç bir patentayı hamil olmıyarak Türkiye limanlarına gelen gemiler bulaşık patenta ile gelmiş gemiler gibi muameleye tabi olurlar.

MADDE 40 – (Değişik: 4255 – 15.6.1942) Ecnebi limanlarından gelen tekmil gemiler ilk vâsıl oldukları Türk limanında ve munhasıran Türk limanları arasında muntazam sefer yapan milli yolcu gemileri ise ilk hareket ettikleri ve vardıkları son Türk limanlarında sıhhi muameleye (Sıhhi istintak, pratika, patenta veya vize almak) tabi olup aynı seferde uğrayacakları diğer Türk limanlarında içlerinde bulaşık hastalıklarından musap veya ölü bulunmamak şartiyle tekrar sıhhi muameleye (Pratika ve vize) tabi tutulmadan serbestçe yolcularını çıkarır ve hareket ederler; şu kadar ki, vapurun sıhhi durumunu tevsik için gemi tabibi veya sıhhat memuru numunesine uygun bir bülteni doldurarak limanda sahil sıhhiye idaresine göndermekle mükelleftir.Muntazam seferler yapan vapurlar haricinde kalan diğer büyük ve küçük bütün gemiler sahil sıhhiye teşkilâtı bulunan her Türk limanlarında sıhhi muameleye tabi olup sahil sıhhiye teşkilâtı bulunmıyan limanlarda yalnız hareketlerinde vize almakla mükellef tutulur.

Ancak Türk veya ecnebi limanlarından gerek Akdeniz veya Karadeniz boğazlarına vasıl olan tekmil gemiler, transit olarak geçseler dahi, ol bapta mevzu hükümler dairesinde Boğazlarda sıhhi muameleye tabi olurlar.

MADDE 41 – (Değişik: 4255 – 15.6.1942) Ecnebi limanlardan ilk Türk limanına vasıl olan gemilerle Boğazlarda sıhhi muameleye tabi tutulan gemiler muvasalatları akabinde ve talimatnamelerle tâyin olunan saatlerde Hudut ve Sahiller Sıhhat Umum Müdürlüğü tabip veya memurları tarafından ziyaret ve patentaları ile sıhhi vaziyetleri tetkik olunur. Bu memurlar tarafından serbest pratika verilmedikçe gemilere başkalarının girmesi ve gemilerden 47 nci madde mezkûr talimatname hükümleri haricinde kimsenin çıkması memnudur.Buharlı veya motörlü alelûmum şilepler, Boğazlar hariç olmak üzere uğradıkları bütün Türk limanlarında ve diğer yelkenli motörlü veya kürekli bilumum deniz nakil vasıtaları ise hem Boğazlarda ve hem uğradıkları tekmil Türk limanlarında sıhhi muamelelerini karada sahil sıhhiye dairesinde veya bu vazifeyi gören makama müracaatla yaptırırlar.

MADDE 42 – (Değişik: 4255 – 15.6.1942) Kaza fırtına veya ahvali fevkalade sebebiyle bir limana ilticaya mecbur olan gemiler dahi patentalarını veyahut 35 inci maddede yazılı vesikaları mevcut olduğu takdirde göstermeğe ve o limandan hareketlerinde vize almağa mecburdurlar. Bu gemiler sahil sıhhat memurlarının murakabesi altında limanda kalıp ihtiyaçlarını da temin edebilirler.

MADDE 43 – (Değişik: 4255 – 15.6.1942) Türk limanlarına gelen ecnebi harb gemileriyle ecnebi donanmalarına mensup muavin sefineler ve hükümdarları, Devlet reislerini ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ziyarete gelen zatları hâmil hususi yatlar ve gemiler patenta ibrazına mecbur değildirler. Kara ile ihtilât etmek ve serbest pratika almak istedikleri takdirde behemehal sıhhi muameleye ve icabında sıhhi tedbirlere tabi tutulurlar.

MADDE 44 – (Değişik: 4255 – 15.6.1942) Türk harb sefineleri ve ticaret ile münasebeti olmayıp Hükümete ait bulunan sair gemiler munhasıran hizmetlerine ait işler için Türk Limanları arasında seyrüsefer ettikleri ve hiçbir bulaşık limana uğramadıkları ve yolcu, asker ve sair eşhas nakleylemedikleri takdirde Türk limanlarına girip çıktıkları zamanlar sıhhi muameleye tabi değildirler. Fakat gemi içinde sâri hastalık zuhur ettiği takdirde bu gemilerin kaptanları muvasalat limanlarındaki hudut ve sahiller sıhhat memurlarına haber vermeğe mecburdurlar. Bu takdirde tıbbi muayene yapılmadan ve serbest pratika verilmeden kara ile ihtilât edemezler. 37 nci maddede zikredilen hastalıklarla bulaşık limanlardan gelen bu nevi gemiler sair ticaret sefineleri hakkındaki hükme tabidirler.

MADDE 45 – (Değişik: 4255 – 15.6.1942) Türk limanlarından birinde sâri hastalık zuhur ederse Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekâletinin emriyle bu limandan hareket eden tekmil gemiler, müteakiben uğrıyacakları Türk limanlarında ihtilâttan evvel sıhhi muayeneye tabi tutulurlar.

MADDE 46 – (Değişik: 4255 – 15.6.1942) 43 ve 44 üncü maddelerde zikredilen gemilerle ve küçük mesafelere gidip hiç bir yere uğramıyarak avdet eden tenezzüh, balıkçı ve süngerci ve tahlisiye gemileri müstesna olmak üzere Türkiye limanlarından ithalât ederek çıkan her Türk ve ecnebi gemisi bir sıhhat patentasını hamil olur.

MADDE 47 – Limanlarda gemilerin muvasalat ve hareketlerinde icrası icap eden sıhhi muamele, patentaların şekli, vasıf ve sureti itası, yolcu, mürettebatın ve eşyanın tathiri, bulaşık patentalı gemilere tatbikı icap eden sıhhi tedbirler, muhtelif hastalıklara ait vakalarda yapılacak muamele ve limanlarla hudutlarda müesses tahaffuzanelerin idare sureti ve yirmi dokuzuncu maddede zikredilen sıhhi müdafaaya mütaallik sair bütün muameleler mevcut mukavele ve kanunlara nazaran Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekâletince neşredilecek talimatnamelerle tâyin olunur .

MADDE 48 – Türkiye konsolosları bulundukları mahalde zuhur eden ve 37 nci maddede zikredilen hastalık vakalarını ve bunlar hakkında ittihaz edilen tedbirleri Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekâletine muntazaman bildirirler. Yalnız bunlardan kolera, veba ve sarıhummadan her vakanın telgrafla ihbarı lâzım gelip diğer hastalıklar ancak salgın şekli aldıkları takdirde mektup ile haber verilir.

MADDE 49 – Türkiye limanlarına sâri ve salgın hastalıkların duhulüne mani olmak için aşağıda zikredilen tedbirler ittihaz edilir:

1 – Gemilerin tıbbi muayenesi.

2 – Bulaşık olduğundan şüphe edilen yolcuların nezaret altında bulundurulması veya tecridi.

3 – Hastaların tahaffuzane veya sâri hastalıkları hastanelerinde şifa buluncaya kadar tedavi ve etrafı için tehlikeleri zail oluncaya kadar tecridi.

4 – Gemilerin ve sıhhat memurlarının görecekleri lüzum üzerine tathiri kabil olan ticaret eşyasiyle zati eşyanın ve gemi eşyasının fenni tathiri.

5 – Hastalık amilini nakle vasıta olan haşeratın ve hayvanların itlafı.

6 – Yolcu ve mürettabata aşı veya serum tatbiki.

Bu tedbirlerin tatbikı için lâzımgelen zaman zarfında gemilerin limanlarda tevkifine hudutlar ve sahiller sıhhat memurları salâhiyattardırlar.

MADDE 50 – Sâri ve salgın hastalıkların nakline vasıta olup fenni tathiri mümkün veya faydalı olmıyan her nevi eşyanın gemilerden tahliye edilmesine veya kara veya deniz tarikiyle memlekete ithaline mümaneata Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekâleti salâhiyattardır. Vekâlet bu hususta müstaceliyetine binaen karar ittihaz ederek gümrüklere ve postaya tebligat icra ettikten sonra keyfiyeti Icra Vekilleri Heyetinin tasvibine arzeder.

MADDE 51 – Türkiye ve ecnebi limanlarından bulaşık veya şüpheli olanlar Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekâletince ilân olunur. Bu takdirde bu limanlar müvaredatı, gemilerin patentaları bulaşık olmasa dahi 49 uncu maddede zikredilen tedbirlerden birine tabi olur. Alınan tedbirler Hariciye Vekâletince alâkadar devletlere mer’i mukaveleler dairesinde tebliğ olunur.

MADDE 52 – (Değişik: 4255 – 15.6.1942) Bütün Türkiye limanlarında sıhhi muamele ifası Hudut ve Sahiller Sıhhat Umum Müdürlüğü memurlarına aittir. Bunların bulunmadığı mahallerde Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekâletinin göstereceği lüzum üzerine, Hükümet veya belediye tabipleri, liman reisleri veyahut nahiye müdürleri ile gümrük memurları kanun ve nizam ve talimatnameler hükümleri dairesinde sıhhi müdafaaya terettüp eden vazifeleri ifa ederler.

MADDE 53 – Hudutlar ve Sahiller Sıhhat Umum Müdürlüğü hizmetlerine ait olan resimler ve tathir, tephir, tahaffuzhane masrafları ve kanuna muhalif hareket eden gemi kaptanlarından alınması icap eden para cezası mahsus kanuna tevkifan tahsil olunur.

MADDE 54 – Komşu memleketlerden birinde 37 nci maddede zikredilen hastalıklar zuhur ettiği takdirde kara hudutlarında Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekâletince vürut edecek yolcularla zati ve ticari eşya hakkında aşağıdaki tedbirler alınır:

1 – Tren, araba veya herhangi bir suretle karadan veyahut nehir yolu ile gelen yolcuların hudutlara dahil oldukları mahalde veya hududa civar münasip bir yerde tıbbi muayeneleri.

2 – Aşı veya serum tatbikı.

3 – Zati veya ticari eşyadan tathir ve tephiri mümkün ve faydalı görülenlerin tathiri.

4 – Yolcuların tıbbi nezaret altına alınması veya şüpheli şahısların tecridi.

5 – Hastaların tecrit ve tedavisi.

MADDE 55 – Komşu memleketlerdeki salgın hastalıkların memleket için tehlikeyi mucip bir şekilde devam eyleyerek adil tedbirler ile bu tehlikenin izalesine imkan görülmediği zamanlarda hudutların hastalık bulunan memlekete mücavir kısmı Icra Vekilleri Heyeti karariyle muvakkaten seddolunarak hertürlü münakaleler tatil olunabilir.

MADDE 56 – 37 nci maddede zikredilen hastalıklardan birinin hüküm sürdüğü memleketlerden hava nakil vasıtalariyle vürut eden yolcu ve eşyalar hakkında 54 üncü maddede yazılan tedbirler Sıhhat ve Içtimai Muavenet Vekâletinin münasip göreceği hallerde hudutlarda veya bu vasıtaların karaya indikleri mahallerde tatbik olunur.

IKINCI FASIL

MEMLEKET DAHILINDE SARI VE SALGIN HASTALIKLARLA MÜCADELE

MADDE 57 – Kolera, veba, (Bübon veya zatürree şekli), lekeli humma, kara humma (hummayi tiroidi) daimi surette basil çıkaran mikrop hâmilleri dahi -paratifoit humması veya her nevi gıda maddeleri tesemmümatı, çiçek, difteri (Kuşpalazı)- bütün tevkiatı dahi -sâri beyin humması (Iltihabı sahayai dimağii şevkii müstevli) uyku hastalığı (Iltihabı dimağii sâri), dizanteri (Basilli ve amipli), lohusa humması, (Hummai nifası) ruam, kızıl, şarbon, felci tıfli (Iltihabı nuhai kuddamii sincabii hâddı tiflî), kızamık, cüzzam (Miskin), hummai racia ve malta humması hastalıklarından biri zuhur eder veya bunların birinden şüphe edilir veyahut bu hastalıklardan vefiyat vuku bulur veya mevtin bu hastalıklardan biri sebebiyle husule geldiğinden şüphe olunursa aşağıdaki maddelerde zikredilen kimseler vak’ayı haber vermeğe mecburdurlar. Kudurmuş veya kuduz şüpheli bir hayvan tarafından ısırılmaları, kuduza müptelâ hastaların veya kuduzdan ölenlerin ihbarı da mecburidir.

MADDE 58 – Icrayı sanat eder her tabip 57 nci maddede zikredilen vakaları kati veya muhtemel teşhis vaz’ını mütaakıp ilk 24 saat zarfında sıhhiye dairesine, hükümet veya belediye tabibi bulunmadığı takdirde polis veya jandarma karakoluna hastanın isim ve adresiyle barebar tahriren veya şifahen haber verir. Polis ve jandarma daireleri ıttıla hasıl eyledikleri bu vakaları hiç vakit kaybetmeden alâkadar makamlara bildireceklerdir.

MADDE 59 – (…) (Madde 59, 18.5.1935 tarih ve 2721 sayılı kanunun 8. maddesine göre hükmü kalmamıştır.)

MADDE 60 – 57 nci maddede yazılan hastalıklara uğrayan birisinin ikametgâhı değiştiğini, hastalığı haber vermekle mükellef olanlar öğrendikleri takdirde bu nakil ihbara mecburdurlar.

MADDE 61 – Hastane baştabipleri, mektep, fabrika, imalathane, hayır müesseseleri, ticarethane ve mağaza, otel, pansiyon, han, hamam, hapishane sahip veya müstecirleri ve müdürleri, apartman kapıcıları bulundukları mahallede, köy ihtiyar heyetleri köylerinde zuhur eden ve eczacılar, diş tabipleri ve ebeler, hasta bakıcıları, ölü tabutlıyan ve yıkayanlar sanatlarını icra sebebiyle muttali oldukları 57 nci maddede zikredilen vakaları derakap alâkadar makamlara tebliğ ve ihbara mecburdurlar.

MADDE 62 – Deniz veya nehirlerde seyrüsefer eden her nevi sefinelerde 57 nci maddedeki vakalardan b