ŞEKER BAYRAMI’NIZ ÇÜRÜK BAYRAMINA DÖNÜŞMESİN!

Genellikle bayramın ertesi sabah diş hekimlerinin telefonları çalmaya başlar. Bayram tatili sırasında yaşanan diş ağrısından yakınan ve tatilinin nasıl rezil olduğunu anlatan telefondur bunlar. Peki bu bir şansızlık mı yoksa bu dönemlerde ağız içinde beslenmeyle oluşan hızlanan bir süreç mi vardır? Şekerli gıdaların tüketiminin bu dönemde artması bir neden olabilir mi? EDAD (Estetik Dişhekimliği Akademisi Derneği) Başkanı Doç. Dr. Ata Anıl bayramda çürüklerden nasıl korunabileceğinizi anlatıyor.

Çürük oluşumu çok karmaşık gibi gözükse de temelinde basit bir kimyasal süreçtir. Minede çürük oluşumuş dediğimizde yapısında bulunan kalsiyum fosfatın yıkılması, yumuşamasıdır. Bu yıkım ağız içinde oluşan asidik ortamla olabilmektedir. İşte şekerler burada devreye girerler. Bu asitli ortamı da doğal asitli gıdalar (kola, limon, turşu, sirke )ile şekerle etkileşimdeki çürük yapıcı bakteriler yapmaktadır.

Hangi şeker türleri daha zararlı?

Şekerler çok çeşitli olabilmektedir. Ama çürük yapan en önemli şekerlere sakkaroz içeriğinde de bulunan glikoz ve meyve şekeri olarak bilinen fruktozu sayabiliriz.

Sakkaroz günlük hayatta bizim günlük çay şekerimiz ve onunla üretilen şekerler kekler, pastalar tatlılar anlamına gelmektedir. Fruktoz ise meyve şekeri olarak anılır. Ayrıca pek çok gıdanın içindeki tatlandırıcı şekerdir. Sağlıklı gıda olarak düşündüğümüz çok tatlı (çok fruktoz içeren) meyvelerler zamanla mine erozyonuna direkt etkileri olur. Bu nedenle meyve tüketimini de bir şeker tüketimi olarak görmek gerekir.

Özellikle yapışkan şekerler bu konuda en korkutucu grup diyebiliriz. Bayramda ikram ettiğimiz şekerler çikolatalar bu guruba girerler. Oluşturduğu asidik ortam 30 dakika sürebilen asit yoğunluğunu koruyarak çürük oluşturan bakterilerin en büyük bayramıdır.

Her şeker aynı zararlı etkiyi yapmaz. Sütte bulunan laktoz zararlı etkisi yok kadar az iken içindeki kalsiyumla mineler destek verirler. Tatlandırıcılar özellikle xylitol içeren cikletlerin tam tersi bakterilerle mücadelede faydalı etkileri bilimsel olarak ta desteklenmektedir.

Mutlaka dişlerinizi fırçalayın!

Sonuçta bayramın güzelliği bir parçası olan şekeri ve tatlıları hayatımızdan çıkaralım demiyoruz, ancak bu zarardan kaçınmanın çocuklarımızı korumamızın yolunun

yalnızca günde üç defa 1.5 dakikadan az olmayan düzgün bir şekilde diş fırçalamaktan geçtiğini bilmek durumundayız. Resmi rakamlarla tespit edilen 40 milyondan fazla vatandaşımızın hiç diş fırçalamadığını göz önünde tutarsak bunun önemi daha fazla ortaya çıkacaktır. Bunun yanında ip kullanımı da çürük oluşumunu engellemede önemli bir yardımcımızdır.

Öncelikle şekerli gıdaların tüketildiği öğünlerde dikkat edilmeli, gizli şekerli öğelere dikkat etmeliyiz. Kolalı içecekler, şekerli çay yerine su tüketimine özen göstermeli tercihen az şekerli sütlü tatlıları tercih etmeliyiz.

Bayram yorgunluğuna kapılmadan gece yatmadan önce diş fırçalamalı ve çocuklarımızın dişlerini fırçaladığından bu dönemde emin olmalıyız. Unutmayalım ki onları dişleri bizlerden çok daha çabuk çürüyebilmektedir.