ORUÇ TUTMAKLA KİLO VERİLMEZ

Ramazan konusunda ilk yanlış obezite (şişmanlık) sorunu olan kişilerin bu dönemi bir pehriz fırsatı olarak görmesi.

Gün boyu aç kalmak metabolizma hızını yavaşlatarak alınan besinlerin yağ haline gelmesini kolaylaştırır. Bu durum kilo artışına sebep olur.

Oruçun pehriz değil ibadet olduğunu, oruç tutmakla kilo verilmeyeceğini belirten VKV Amerikan Hastanesi Diyetisyenlerinden Tuğçe Aytulu, “Ramazan’da kişiler hareketsiz kalmaya meyillidirler. Kendilerini yormamak için yürüyüş, koşma gibi aktiviteleri bilinçaltından yapmak istemezler. Bu durum şişmanlamaya sebep olur” diyor.

Şeker hastaları

Ramazan’da insülin iğnesi kullanan, hamile olan, kan şekeri normalin altına düşen (hipoglisemi), 65 yaşının üzerinde olan, düzenli ilaç kullanamayan ve diyetini uygulamayan şeker hastaları oruç tutamaz. Ramazan öncesi şeker hastaları tam bir muayeneden geçmelidirler. Kan şekeri 140 altında olan ve insülin kullanmayan ikinci tip şeker hastaları oruç tutabilirler.

Su ve uyku

Bu tavsiyelere uyulmaması kişilerde kan şekeri düşüklüğü, dehidrasyon dediğimiz vucüdun susuz kalması ve su-tuz dengesinin bozulması hadiselerine yol açacak, bunlarda halsizlik, işte verimsizlik, depresyon, konsantrasyon güçlüğü, uyuklama, mide ağrısı, hazımsızlık, tansiyon düşmesi gibi belirtilere yol açacaktır. Ramazan’da sağlık yönünden yapılan bir diğer hata da uyku uyumamaktır. Bu vücudun dinlenememesine yol açarak ertesi gün başağrısı ve tansiyon düşüklüğüne yol açabilir. Ramazan’da sahura kadar uyanık kalmamalı, günde 8 saat uyku uyumalıdırlar.

Stres

Ramazanın getirdiği en olumlu yön kişiyi disipline sokması, iç barışı sağlaması, öfke ve düşmanlıkları azaltmasıdır. Bu durumdan en çok sinirsel olarak şekeri veya tansiyonu yükselenler faydalanırlar. Hekimlerin önerdiği “Stres yapmayınız” tavsiyesi bu kutsal ayın etkisiyle gerçekleşir. Bu yüzden Ramazan asabi şekeri olanlar için olumlu geçecek bir aydır.

Sahur

Bazı kişiler özellikle kış aylarında sahura kalkmadan oruç tutmaktadırlar. Bu şeker hastaları için sakıncalıdır. Şeker hastaları mutlaka sahura kalkmalıdırlar. Ramazanda kandaki şeker düzeyi ilk günlerde düşer ancak ikinci haftadan sonra kan şekeri 40 ile 80 puan arasında yükselir. Ramazanda iftarda tüketilen yiyeceklerin hem kalorisi fazladır hemde miktarı fazla çeşitten dolayı artmıştır. Bu durum kilo artışına sebep olur. İftarda tıka basa yemek pankreasa şeker yüklemesi yapmak gibidir. Pankreas yorulur ve kan şekeri artar.

‘Obezite, Diyabet ve Ramazan Ayı’

RAMAZANDA İDEAL BESLENME

VKV Amerikan Hastanesi ndokrinoloji, Diyabet ve Metabolizma Bölümü Şefi Doç. Dr. Selçuk Can, Ramazan’da ideal beslenme ile ilgili bilgiler verdi:

Ramazan ayında sağlıklı insanlar bile uzun süren açlığın ardından aşırı bir biçimde yemek yediği için ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşıyor ,yanlış beslenme alışkanlıkları yüzünden birçok kişi hem kilo alıyor hem de ülser, kabızlık gibi problemler, Ramazan ayında artıyor. İftarda özellikle iftariye adı altında yenen şarküteri ağırlıklı ürünler, hamur işi yiyecekler, pide ve tatlılar, yüksek kalorili olmaları nedeniyle oruç tutanlarda kilo artışına neden oluyor. Kilo artışına bağlı olarak kan yağlarında ve tansiyonda artış olabiliyor. Oysa, İftarda yavaş ve az miktarda yiyip, bir kaç saat sonra öğün takviye olabilir. Hem sağlık hem de ekonomik davranma açısından iftariyelerin çeşidini ve miktarını azaltmak gerekir.

Az ve sık beslenin

Ramazan ayında yemek saatlerinin değişmesine rağmen dengeli ve yeterli beslenmek mümkün. Oruç tutan kişiler Ramazan ayında en az 12 saat veya daha fazla açlık ile karşı karşıya kalıyorlar. Bu açlık süresi içinde kan şekeri düşüyor. İftarda birden fazla miktarda yemek yenildiğinde kan şekeri yükseliyor. Eğer kişiler sahura da kalkmıyor ise kan şekerinin düşüşü günün erken saatlerinde başlıyor ve daha düşük değerlere ulaşıyor. Bu nedenle az ve sık beslenme ilkesi iftar sonrasında da uygulanmalı ve kişiler mutlaka hafif bir sahur yemeği yiyerek oruç tutmalıdır.

Hareket edin

Ramazan’da beslenme alışkanlıklarında değişiklikler görülür. Kişilerin tüm besin tüketimlerini sadece iftarda karşılamaya çalışırlar, ancak bu durum kilo artışına sebep olur. Özellikle iftar sonrası kişi hareketsiz kalmamalı, 2 saat sonra yürüyüş yapmalıdır. Ramazan ayında da normal zamanlarda olduğu gibi azar azar ve sık beslenilmelidir. Gece tüketilen besinler uykuda metabolizma hızı düştüğü için daha kolay yağa çevirilirler. Bu yüzden Ramazan’da sahura mutlaka kalkılmalı, öğün sayısı arttırılmalı, öğünlerde tüketilen besinlerin miktarı ve kalorisi normal zamandakine benzer olmalıdır. Bunun yanında günlük 2,5 litre su ve sıvı tüketilmelidir. Geceleyin ve sahurda bol su içilmeli, kahve ve gazozlu içecekler tüketilmemelidir. Kızartmalar, hamurlu yiyecekler ve tatlılardan uzak durulması önem kazanmaktadır.