NİSAN YAĞMURLARI MANTARI UYANDIRDI

‘Köy göçüren’ olarak bilinen zehirli tip mantarlar 8 ile 40 saat arasında ölüme götürüyor.

İlkbaharda havanın ısınmaya başlaması ve Nisan yağmurlarıyla kırlarda yeniden uyanan mantarlar, eşsiz lezzetinin yanı sıra ciddi tehlikeleri de beraberinde getiriyor.

Yüzden fazla değişik türü olan kır mantarları, rüzgarla bile taşınabilen sporlar yardımıyla uygun yetişme ortamının bulunduğu hemen her yerde rahatlıkla büyüyebiliyor. Anadolu’da ilkbahar ve sonbahar aylarında, genellikle kırlardan toplanarak tüketilen mantarlar arasında, bir çok zehirsiz türün yanı sıra son derece öldürücü etkiye sahip “köy göçüren” olarak bilinen mantarlar da yer alıyor. Latince adı “Amanita Phalloides” ve zararsız türleri ile ayırt edilmesi son derece güç olan “Köy göçürenler”, aynı kabın içinde pişen 10 mantardan biri olsa bile, yiyenlerin ölümüne varan sonuçlar ortaya çıkmasına neden oluyor.

Selçuk Üniversitesi Mantarcılık Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanı Yrd. Doç. Dr. Celalettin Öztürk, “köy göçüren” tipi zehirli mantarların, yiyen kişilerde 8 ile 40 saat arasında öldürücü etkisi gösterdiğini söyledi.

Zehirlenme düzeyinin, zehirli mantardan yeme oranına ve açlık- tokluk gibi, kişinin o anki fizyolojik durumuna göre değişiklik gösterdiğini belirten Öztürk, şunları kaydetti: “(Köy göçüren) tipi zehirli mantar yiyen bir kişinin kurtulma şansı ortalama yüzde 30’dur. Çünkü, zehirli mantar yenmesiyle kana karışır ve ilk etkisini gösterdiği anda genellikle kendisini süzmeye çalışan karaciğeri tamamen etkisiz duruma getirir. Bu tip mantardan zehirlendiği öğrenilen hastanın vakit geçirilmeden diyaliz makinesine bağlanarak kanı tamamen değiştirilmelidir.”

Soluk yeşil renge dikkat

“Köy göçüren” tipi zehirli mantarların tipik özelliğinin zararsız mantarlara göre şapkasının üstünde soluk yeşil rengi olduğunu ifade eden Öztürk, “Bu mantarların kökten gövdeye olan bölümünde, değişik sayılarda (manşet) de denilen halkalar bulunur. Zehirli mantarlar, genel olarak renk ve şekil bakımından zararsız mantarlara çok benzerler. Bu nedenle ayırt edilebilmesi çok zordur” diye konuştu.

Bu özelliklerden birini dahi, topladığı mantarda gözlemleyen kişilerin, en küçük kuşkuda bile bu mantarları yememeleri gerektiğini kaydeden Öztürk, zehirli mantarların sadece insanlar için zehirli olduğunu, bir hayvanda zehirsiz olduğu test edilen mantarın insanı rahatlıkla zehirleyebileceğini vurguladı.

“Bana bir şey olmaz, ben mantarı tanırım” rahatlığı içinde hareket etmenin çoğu kez hüsranla sonuçlandığını belirten Öztürk, bugüne kadar mantardan zehirlenmiş hiç kimsenin “zehirlenmek için” mantar yemediğini, kırlardan toplanacak mantarın, mantarı gerçek anlamda tanıyan kişilere gösterilmesi gerektiği kaydetti.

Öztürk, zehirlenme uyarılarının, kırdan mantar toplanmaması anlamına gelmemesi gerektiğini, son derece lezzetli olan zararsız mantarları tüketmenin sağlıklı beslenme için çok yararlı olduğunu sözlerine ekledi.