DÜNYAYA GÖZLERİNİ AÇTIĞI HASTANEYE, GÖZLERİ İÇİN ŞİFA ARAMAYA GELDİ

75 YIL ÖNCE MEMLEKET HASTANESİ’NDE DOĞAN ÜÇÜZ BEBEKLERDEN YILMAZ NEŞELİ

Tam 75 yıl önce Kayseri’de, o dönemde Kayseri’nin tek hastanesi olan Memleket Hastanesi’nde tüm halkta merak uyandıran “üçüz bebek” heyecanı yaşanmıştı. O gün doğan üçüz kardeşlerden biri olan ve bugün 75 yaşına giren Yılmaz Neşeli, aradan 75 yıl geçtikten sonra yine aynı hastaneye geldi. Gözlerini açtığı hastanede, bu defa gözlerinden tedavi oldu.

Tam 75 yıl önce Kayseri’de, o dönemde Kayseri’nin tek hastanesi olan Memleket Hastanesi’nde tüm halkta merak uyandıran “üçüz bebek” heyecanı yaşanmıştı. O yıllarda çok nadir görülen bu üçüz gebelik ve sonrasındaki doğum süreci o zaman basının da dikkatini çekmişti.

Anne Behiye Neşeli’nin sancıları başlamış ve doğum için beklenen gün gelip çatmıştı. Memleket Hastanesi’nde üçüz bebeklerin doğması, hem hastanede hem de Kayseri’de büyük heyecan yaratmıştı. Bebeklerin doğumu gazetelerde haber olarak yer almış ve büyük bir ilgi ile okunmuştu.

Üçüzler; İki erkek ve bir kız bebek olarak dünyaya geldiler. Ancak annenin adını Solmaz koyduğu kızı, doğduğu gün dünyaya veda ederken, geride iki erkek kardeşini Ahmet ve Yılmaz’ı bırakmıştı. Kardeşler büyüdüler, iş güç, çoluk çocuk sahibi oldular. Yılmaz Neşeli (75) terzilik yaparak geçimini sağladığı Kayseri’de, Ahmet Neşeli ise Ankara’da kendilerine bir yaşam kurdular. Aradan yıllar geçti. Yılmaz Neşeli, tam 75 yıl sonra Acıbadem Sağlık Grubu bünyesinde hizmet veren Memleket Hastanesi’ne, dünyaya gözlerini açtığı hastaneye geldi. Ama bu defa gözlerine şifa aramaktı amacı…

Zamanında ulusal basının ilgisini çeken ve üçüz bebeklerden biri olarak gazete sayfalarında haber olarak yer alan Yılmaz Neşeli, 75 yıl sonra muayene olmak üzere geldiği hastanede annesinden dinlediği doğum anılarını şöyle anlattı: “O dönemlerde bebeğin cinsiyetini bilmek bir yana, ikiz mi üçüz mü olduğunu bile anlamazlarmış. Ancak annemin karnı o kadar büyükmüş ki, yürürken bizi taşıyamadığı için karnına çarşaf bağlarmış. Doğum sancıları başlayınca annemi acilen, zaten tek hastane olan Memleket Hastanesi’ne getirmişler. Doktorlar kız kardeşim için ‘Yaşayacağını tahmin etmiyoruz!’ demiş. Nitekim doğduğu gün onu kaybetmişiz. Erkek kardeşim Ahmet’le ben çok şükür ciddi bir sağlık sorunumuz olmadan bugünlere geldik. Ama şimdi gözlerimden sorunum var!”

75 yıl içinde Memleket Hastanesi gibi çok önemli bir tarihi yapının yok olmasını önleyerek eskisi gibi sağlık sektörüne kazandıran Acıbadem Hastanesi’ne teşekkürlerini ileten Yılmaz Neşeli, geçmişi özlemle andığını ve bu nedenle hastaneyi bir kez daha ziyaret etmekten çok memnun olduğunu belirtti.

Görme şikayetiyle doğduğu hastaneye ilk kez gelen, Acıbadem Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Acıbadem Kayseri Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Abdullah Özkırış tarafından muayenesi yapılan Yılmaz Neşeli’nin gözlerinde katarakt başlangıcı teşhis edildi.

MEMLEKET HASTANESİ’Nİ ATATÜRK HİZMETE AÇMIŞTI

Cumhuriyet döneminin ilk yapılarından olan Memleket Hastanesi, Atatürk tarafından 1924 yılında hizmete açıldı. Kayseri Devlet Hastanesi yaptırıldıktan sonra bir süre TEKEL tarafından depo ve ispirto satış merkezi olarak kullanılan tarihi hastane binası, TEKEL’in binayı boşaltmasının ardından uzun süre atıl vaziyette bekledi. Tarihi binanın boş durduğu dönemde iki kez yangın çıktı, binanın tavanı ile çatısı yandı ve çöktü.

Acıbadem Sağlık Grubu, bölgenin sağlık mirasına sahip çıkarak, 1924 yılında Mustafa Kemal Atatürk tarafından hizmete açılan tarihi hastane binasını restore ederek Türk sağlık sektörüne kazandırdı. Göz Sağlığı ve Tıbbi Onkoloji (Kemoterapi) birimleri ile idari ofislerin yer aldığı tarihi bina aynı zamanda konferans, toplantı ve sergi merkezi olarak da kullanılıyor; bu yönüyle Kayseri’nin sosyal ve kültürel etkinliklerine de ev sahipliği yapıyor.