DEPREM SENDROMUNU AŞMAK İÇİN

Deprem sonrası yaşanan psikolojik sorunların doğal olduğu belirtilerek, korkuyu atmak için eve tek başına kısa süreli giriş çıkış yapılması gerektiği bildiriliyor.

Deprem sonrası sıkıntı, uykusuzluk, depresyon, gerginlik, panik ve korku gibi belirtilerin ortaya çıktığını kaydeden uzmanlar, öncelikle irade ve direncin kuvvetli tutulması gerektiğini ifade ediyor. Oluşan psikolojik belirtilerin, deprem sonrası beklenen doğal tepkiler olduğunun unutulmaması gerektiğini vurgulayan uzmanlar, “Var olan belirtiler, çoğu zaman etkisini kaybedecek ve irade daha da kuvvetlenecektir. Eğer belirtiler gittikçe artıyorsa, mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Yaşanılan zorluk, acı ve korkular inkar edilmek ya da bastırılmak yerine, tanımlanmalı ve anlatılmalıdır” diyor.

Uzmanlar, depremi çoğu insan evde yaşadığı için, çoğu kişide eve girmeme veya tek başına eve girmekten kaçınma davranışının ortaya çıktığını hatırlatarak, “Böyle bir durumda kaçınma kısa bir süre için rahatlatıcı gibi gözükse de, uzun dönemde eve girmeyi zorlaştırmakta ve kaçınma evresini pekiştirmektedir. Bu sebeple, tek olarak eve kısa süreli giriş ve çıkışlar yapılmalı, daha sonra yanına birisi de alınarak daha uzun süreler denenmelidir” önerisinde bulunuyor.

Deprem sonrası uykusuzluk ve karışık-korkulu rüyaların sıklıkla görülebildiğini ve bunun için bazı noktalara dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen uzmanlar, şöyle devam ediyor: “Geceleri, uyku gelmemesi halinde, yatılan yerden kalkılmalı, uyku gelinceye kadar başka şeylerle meşgul olunmalıdır. Geceleri çay ve kahve içilmemelidir. Kişi, yatmadan önce gece deprem olacağına ya da rüyada deprem görüleceğine şartlanmamalıdır. Yatmadan önce hafif egzersiz yapılmalı ve vücut gevşetilmeye çalışılmalıdır.”

Uzmanlar, çocuklara kesinlikle yalan söylenmemesi, gerçeğin anlatılması gerektiğine de işaret ederek, şunları kaydediyor: “Çocuklar nasılsa gerçeği öğrenecektir. Acı ve güvensizliği aynı anda yaşamamaları için gerçekler anlatılmalıdır. Çocukların duygularını belli edebileceği, ağlama, öfke gibi tepkilerini bastırmalarına sebep olacak yatıştırmalardan kaçınılmalıdır. Çünkü duyguların zamanında yaşanması, geleceğe en az etki kalmasını sağlar. Deprem korkusuyla tüm ailenin bir arada tutulması yönünde çaba harcanması yanında, çocukların bağımsızlaşması ve özerkleşmesinin de önemli olduğu unutulmamalıdır.”