ÇOCUKLARIN KALBİ DURMASIN

”Çocukların Kalbi Durmasın”

Türk Pediatrik Kardiyoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Şencan Özme, her yıl 08-14 Nisan 2002 tarihlerinde düzenlenen “Kalp Haftası”nı bu yıl “Çocukların Kalbi Durmasın” sloganıyla “Çocuk Kalp Haftası” olarak organize ettiklerini söyledi. Prof. Dr. Özme, bu amaçla, Türkiye çapında, kalp hastalıklarıyla ilgili ilköğretim okulları ve liselerde, öğrenci, aile ve öğretmenlere yönelik konferanslar ile konser, kokteyl gibi sosyal etkinlikler gerçekleştirileceğini belirtti. Türkiye çapında yaklaşık 15 ilde tüm ilköğretim okulu öğrencilerine kalp taraması yapacaklarını da ifade eden Prof. Dr. Özme, 25-30 bin çocuğun taramadan geçirileceğini ve böylelikle Türk toplumunun kalp hastalıkları durumu hakkında bilgi sahibi olunacağını dile getirdi.

Etkinliklerin yürütülebilmesi ve amacına ulaşabilmesi için “Çocuk Dostu 10 Altın Kalp” aradıklarını ifade eden Prof. Dr. Özme, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Başbakan Bülent Ecevit, milletvekilleri, belediye başkanları, diğer siyasiler ve iş adamlarından destek istemek için görüşme talebinde bulunacaklarını kaydetti. Prof. Dr. Özme, etkinlikler için gereken maddi desteği sağlamak amacıyla aradıkları “altın kalplilerden”, biner dolar bağış istediklerini dile getirdi.

Türkiye’de yılda 12-13 bin kalp hastası bebek dünyaya geldiğini ve bu bebeklerin üçte birinden fazlasına acil ameliyat gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Özme, kalp hastalıklarında erken tanının önemini vurguladı. Prof. Dr. Özme, doğuştan kalp hastası çocukların yanı sıra sonradan kalp hastalığına yakalanan çocukların da bulunduğunu ve bununla birlikte kalp hastası çocuk sayısının daha da arttığını belirtti. Toplumda, çocuklarda görülen kalp hastalıklarına gereken önemin verilmediğini ve bilgi eksikliği bulunduğunu ifade eden Prof. Dr. Özme, kalp hastası çocukların bazılarının erken tanı konulmaması nedeniyle kaybedildiğine dikkati çekti.

Prof. Dr. Özme, ağır kalp hastalığı bulunan bebeklerin meme alamadıklarını, sık ve sıkıntılı nefes aldıklarını, tansiyonlarının düşük olabileceğini ve bazı bebeklerin teninin doğuştan mor, bazılarının ise soluk renkli olduğunu anlattı. Annelere uyarılarda bulunan Prof. Dr. Özme, bu belirtilerden herhangi birinin görülmesi halinde derhal doktora müracaat edilmesi gerektiğini kaydetti.