ÇOCUĞUN BAŞARISINDA AİLE ÖNEMLİ BİR ETKEN

Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Herken, aşırı hoşgörünün çocuğun bencil olmasına ve zayıf sosyal çevre uyumuna neden olacağını söyledi.

Ailenin tutumunun, çocuğun illeri yaşlarındaki başarısında önemli bir etken olduğu belirtildi.

Çocuğuna boyun eğici davranış gösteren anne-babaların, gerektiğinde otorite sağlamalarının mümkün olmayacağını ifade eden Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hasan Herken, “Çocuk, doğumundan itibaren var olan ben merkezcil tavrını, anne babanın bu aşırı boyun eğici tavrı nedeniyle zamanla sosyal değerlere uygun şekilde değiştiremez, uyumsuzlaşır, anne-babasına saygısı azalır, onları yönetmeyi ister” dedi.

Sık görülen olumsuz anne-baba davranışlarından birinin de, çocuğun aynı davranışına karşı farklı zamanlarda farklı tutumların sergilenmesi olduğunu anlatan Doç. Dr. Herken, böylesi tutumun, çocuğun davranışlarına rehberlik edecek dengeli değer yargılarının oluşumunu engelleyeceğine dikkati çekti.

ANLAYIŞ VE HOŞGÖRÜNÜN ÖNEMİ

Anlayışlı, hoşgörülü ve çocuğu kabul edici tavrın benimsendiği evlerde çocukların aktif, bağımsız karar alabilen, yaratıcı, toplumsal bireyler olarak yetişeceklerini vurgulayan Doç. Dr. Herken, şöyle devam etti: “Yaşıtları arasında yüksek düzeyde kabul görürler. Bu tarzda yetiştirilen çocuklar, kolay egemenlik kurulamayan, başarılı, yapıcı, özel merakları olan bireyler olur. Otoriter tutumun benimsendiği evlerdeki çocuklarda kavgacılık, işbirliğine yanaşmayan ve tekrar eden saygısız davranışlar gösterdiği saptanmıştır. Çocuğa karşı aşırı korumacı ve hoşgörülü, düşkünce tutumlar; reddedici, baskıcı ya da boyun eğici veya ayırımcı, cezayı gerektiğinde de uygulamayan ya da aşırı uygulayan anne baba tutumları, çocuk için sosyal uyumu önleyen, bencil, çekingen, şiddete yöneltici, özgüven oluşumunu ve sosyalleşmeyi engelleyen, aile içi ilişkileri bozan tavırlardır.”

Doç. Dr. Herken, hoşgörülü, gerekli bazı kısıtlamalar dışında çocuğun kendi başına karar almasını destekleyen, kendini ailenin diğerleri kadar önemli elemanı olarak algılamasını sağlayan, işbirliğine açık, ödüllendirme ve gerekirse beklediği armağanın verilmeyişi, gezi programının ertelenmesi gibi, ancak dövmeyi içermeyen cezalandırmalarla sağlanan ilişkinin, çocukta yüksek benlik saygısına ve hemen bütün fonksiyonlarda ileri derecede uyuma yol açtığını da sözlerine ekledi.