BENİN PAROKSİSMAL POZİSYONEL VERTİGO – BPPV

BPPV hastalığı nedir? Belirtileri nelerdir?

Benin paroksismal pozisyonel vertigo (BPPV) başdönmesi kliniğine başvuran hastaların yaklaşık %20’sini etkileyen bir iç kulak hastalığıdır. Başdönmesi hastayı özellikle arkaya yattığında veya yatakta yana döndüğünde çok rahatsız eder. Bazen gün içerisinde öne eğildiği veya yüksek bir rafa uzandığı zaman da şiddetli başdönmesi olabilir. Düz yürürken genellikle bir dengesizlik hissedilir ama şiddetli bir dönme hissi yoktur. Yattıktan hemen birkaç saniye sonra başlaması ve başın pozisyonu değiştirilmediği zaman en fazla otuz saniye içerisinde kaybolması BPPV için tipiktir. Hastalık temelde iç kulağımızda yerleşmiş olan otolit denilen kalsiyum karbonat kristallerinden oluşan parçacıkların bulundukları yerden bir sebeple koparak dengemizi sağlamakta önemli unsurlar olan üç yarım daire kanalından (YDK) birinin içerisine kaçmalarıdır.

Hastalığın tanısı nasıl konulur?

Hastaların tanısı Dix Hallpike testi denilen hastanın başını 45 derece bir yana çevirdikten sonra arkaya yatırıp, baş yaklaşık 30 derece aşağıya sarkıtıldığında ortaya çıkan nistagmus (istemsiz göz hareketi) gözlenmesi ile konur. Bazı hastalarda nistagmus oluşmayabilir, fakat hasta başdönmesi veya mide bulantısı hissedebilir. Bu durum aslında uyarıcı testler olan Dix-Hallpike ve Roll testlerinin müsbet olması demektir ve tanı koydurucudur. BPPV’de ortaya çıkan nistagmusunun bazı tipik özellikleri vardı:

1. Hasta yatırıldıktan bir süre sonra ortaya çıkar (latensi yani gecikme)

2. Süre olarak genellikle kısadır (en fazla 30 saniye)

3. Yönü altta olan kulağa doğru (geotrofik yani yere doğru), yatay hareketli ve burgusaldır

4. Hasta kaldırıldığında gözlerde ters tarafa doğru atımlar gözlenir

5. Uyarıcı test tekrarlandığında şiddeti azalmıştır (fatik gösterir yani yorulur). Nistagmus göz ile görülebildiği gibi Frenzel gözlükleriyle (20 diyopter lens) izlenebilir veya elektronistagmografi (ENG) elektrotları ile kaydedilebilir.

Hastalığın tedavisi nasıl yapılır?

Kanal içerisine kaçan parçacıklarla (kanalolitiazis) karakterize BPPV’nin tedavisi düzeltici manevradır. Şiddetli başdönmesi yaratan, çok rahatsız olan ve parçacıkların iç kulağın özel bir bölgesi olan kupulaya yapıştığı (kupulolitiazis) BPPV tiplerinde tedavi edici olmayan fakat başdönmesi ve mide bulantısını gideren ilaçlar hastayı rahatlatmak için kullanılabilir. Bu durum dışında BPPV tedavisinde ilaçların yeri yoktur. Hastayı rahatlatmak amacıyla merkezi sinir sisteminde denge ve bulantı merkezlerini baskılayan ilaçlar bu amaçla kullanılabilir. BPPV tedavisi için pek çok manevra olmakla birlikte unutulmamalıdır ki hangi kanalda parçacıklar varsa manevra o kanal için özel hareketlerle yapılmalıdır. En sık arka yarımdaire kanalında gözlendiği için 1980’li yılların sonunda Dr. Epley tarafından tanımlanmış manevranın değiştirilmiş şekli olan Modifiye Epley manevrası en sık kullanılan kanalit yerdeğiştirici manevra (KYDM) olarak uygulanmaktadır.

En sık arka YDK BPPV’si ile karşılaşılmasına (%80-90) rağmen teorik olarak her YKD içerisine parçacıkların kaçarak o kanalda BPPV oluşturması mümkündür. İkinci sıklıkta yatay YDK (%5-10) etkilenir. Yatay kanal BPPV’nin tanısı ise Roll testi denilen ve hastanın düz yatarken başını yastıkla 300 kaldırarak bir yana çevrip böylelikle oluşan nistagmusun gözlenmesi gerekir. Yatay kanal BPPV’sinde her iki yana baş çevrildiğinde de nistagmus gözlenebilir. Etkilenen taraf nistagmusu daha uzun süre devam eden taraftır ve buraya Log Roll manevrası (kütük yuvarlama) yada diğer adıyla Barbekü manevrası yapılır. KYDM manevrası yapılan hastaların manevra sonrasında en az 48 saat uymalarını önerdiğimiz bazı kısıtlamaları vardır:

Etkilendiği tesbit edilen kulak üzerine yatmamak

Baş yaklaşık 450 yüksek yatmak

Öne eğilip yerden birşey almamak

Yukarıya rafa uzanmak

Ani baş hareketlerinde kaçınmak

Hasta eğer baş hareketlerini kontrol edemiyorsa gevşek bir boyunluk kullanması yerinde olur

Hastaların kontrol değerlendirilmesinde tekrar kanal uyarıcı test (Dix-Hallpike testi veya Roll testi) yapılır ve sonucunda nistagmus gözlenmez, hasta başdönmesi hissetmezse iyileşmiş olarak kabul edilir.

Eğer etkilenen kulak tesbit edilememişse, kupululitiazis düşünülüyorsa yada birden fazla kanalın BPPV’si düşünülüyorsa Brandt – Daroff egzersizleri veya Semont manevrası ile BPPV tedavisi yapılabilir. Bu durumlrda hastanın tedavi öncesinde denge merkezlerini baskılayıcı ilaç kullanması önerilir. Evde de yapılabilecek bu manevraların amacı otolitlerin serbest kalmasını sağlamak, yerlerinden oynatarak kendiliklerinden kaybolacakları ve hastaya rahatsızlık vermeyecekleri bir boşluğa atmak ve dolayısı ile hastayı rahatlatmaktır. Otururak başlanan Brandt – Daroff egzersizleri aslında bir dizi baş tavana dönük yatma ve tekrar oturmadan ibarettir. Hastanın en az 5 tekrar ile başlaması ve her geçen gün sayıyı artırması önerilir. Bu egzersizler sırasında uyuşukluk, bayılma, konuşmada bozukluk gibi beklenmeyen bir bulgu ortaya çıkıyorsa hemen hekiminizi aramanız ve durumu anlatmanız gereklidir.

Hastalığın cerrahi tedavisi var mıdır?

Cerrahi tedavi seçeneği çok kısıtlıdır ve bu konuda ihtisaslaşmış özel merkezlerce yapılmalıdır. Singuler nörektomi denilen bir iç kulak sinirinin kesilmesi ameliyatı ve arka YDK tıkanması medotları cerrahi seçenekler olarak tercih edilebilir. Her iki metod yüksek oranda işitme kaybı riskini içerir. Hangi metodun kullanılacağı hastanın durumu, tercihi, ve cerrahın tecrübesi ile değişiklik gösterir.

VKV Amerikan Hastanesi
KBB Bölümü
Dr. Erkhan Genç