AĞIZDA OLUŞAN AFT VE CİLTTEKİ LEKELER ÜVEİT’İN HABERCİSİ OLABİLİR

Üveit gözün ayrı bir uzmanlık alanı olarak kabul edilmektedir. Üveit, gecikmeden düzenli olarak takip tedavi olursa ve hastalık hasta tarafından kabul edilir, iyi anlaşılırsa çok başarılı sonuçlar elde edilen bir hastalıktır.

Dünya Göz Hastanesi doktorlarından Op.Dr. Füsun Uzunoğlu’ndan üveit hastalığı ve tedavisi ile ilgili bilgi aldık.

“Üveit tedavisi olan bir hastalıktır. Nadir durumlar dışında uygun tedavi ve hasta-hekim ilişkisinin yeterli olmasıyla göz kurtarılabilir. Tedavi bitse bile, hasta en az üç ayda bir izlenmelidir. Hastalık tekrarlayabileceğinden, kontrollere ara verilmemesi, ya da diğer organlarla ilgili farklı belirtiler hakkında göz doktoruna bilgi verilmesi şarttır. Örneğin ağızda aft oluşu, ciltteki lekeler…

Üveit’in sebepleri

Hastaların %30-40’ında üveitin nedeni bulunamaz. Üveitler virüsler, mantarlar ve parazitler gibi etkenlerle oluşabileceği gibi, vücuttaki bir hastalığın gözdeki belirtisi olarak da ortaya çıkabilir. Bu yüzden çeşitli tahlil ve hastalıkları araştırmak gerekir. Ayrıca sistemik hastalıklar eşliğinde de üveiti görmekteyiz. Bunlara örnek olarak Behçet hastalığı verilebilir.

Üveit yapabilen hastalıklar şöyle ifade edilebiliriz. Behçet hastalığı, Enfeksiyonlar (bakteri, virüs, parazit yada mantarlar) başka bölgelerden göze yayılabilir( tüberküloz, frengi, herpes, toxoplazmoz, v.b.) ,göz travması, bağışıklık sistemi hastalıkları, romatizmal hastalıklar, ülseratif kolit.

Behçet hastalığı

İlk kez 1937’de ord. Prof Dr. Hulusi Behçet tarafından tanımlanan ve ağızda aft, gözde uveit, genital organlarda yaralar şeklinde başlıca üç belirtisi olan bir hastalıktır.

Göz dışında, cilt, eklemler, sindirim ve sinir sitemi, büyük damarlar gibi çeşitli sistemleri tutabilen , temelde bir damar iltihabıdır. En çok görüldüğü ülkeler, ipekyolu kuşağı dediğimiz, Akdeniz ülkeleri, Türkiye, Japonya, İsrail gibi ülkelerdir ve anlaşılacağı gibi genetik etkenler çek belirgindir. Tedavi edilemediği dönemlerde 2-3 yıl içinde körlükle sonlanan bir hastalıktı. Günümüzde daha iyi anlaşıldığı için ve daha ileri tedavi yöntemleri kullanılabildiğinden, %80 oranında başarı sağlanmaktadır.

Behçet hastalığındaki göz tutulumu, beyin-sinir sitemi ve büyük damarlar tutulumu gibi, kişinin yaşam kalitesini etkilediğinden vital organ tutulumu (yaşamsal) olarak kabul edilmektedir ve özellikle yurdumuzdaki Behçet hastası sıklığı dikkate alındığında çok büyük önem taşımaktadır.

Üveit’in belirtileri…

Üveit gözün ön bölgesinde olduğunda alevlenme dönemlerinde gözde kızarıklık, bulanık görme, görmede azalma, göz çevresinde ağrı, ışığa karşı hassasiyet ve uçuşmalar şeklinde belirti verir. Alevlenme arkada ise belirtiler çoğunlukla bulanık görme ve görme azalması şeklindedir. Alevlenme merkezde ise ortaya çıkış ani görme azalması şeklindedir ve dokularda hasar oluştuğundan kalıcı görme kayıpları ortaya çıkar. Merkezi bölgenin dışında meydana gelen alevlenme ve hasarlar görmede bulanıklık ile kendini gösterir ve makula etkilenmediği sürece kalıcı görme kaybı yoktur.

Üveit hastalığı nasıl teşhis edilir?

Ne şiddette olursa olsun, üveit acil bir hastalıktır ve hemen müdahalesi gerekir. Geç kalındığında hastalık ilerler ve göz bebeğinde şekil bozuklukları, katarakt, göz tansiyonu yükselmesi gibi kalıcı yan etkiler bırakabilir.

Bazı hastalıkların tanısı çok tipik görünümü nedeniyle hemen konulabilir. Bu durumda bile, gözün arka bölümünün tutulması söz konusu ise görmenin ne derece tehdit edildiğinin anlaşılması ve tedavinin etkinliğinin izlenmesi için anjiografi, ultrasonografi, ERG gibi ileri teknikler gerekli olabilir. Örneğin önümüzde ICG adı verilen (indosiyan yeşili) bir boyayla yapılan anjiografiler şüpheli durumlarda hastalık hakkında doğrudan tanıya götürücü bilgiler verebilmektedir. Belirtiler başlayınca göz doktoruna muayene olmanız gerekmektedir; görmenin kalıcı bir şekilde kaybına neden olabilmektedir bu durumda romatologlar, dâhiliyecilerle ortak araştırmalar yapılabilmektedir.

Üveit tedavisi nasıl yapılır?

Üveitin tedavisinde ilaç ve damlalar kullanılır. Özellikle steroid ve göz bebeğini büyüten ilaçlar içeren damlalar sıklıkla kullanılmaktadır. Gözde üveitin ileri safhalarında sistemik ilaçların kullanılması gerekebilmektedir. Glokom, katarakt, yeni damarların oluşması gibi çeşitli komplikasyonlar gelişebilmektedir. Ayrıca tedavisinde dikkate alınması gereken en önemli husus bakımına özen göstermektir.Üveit hastalarında günlük yaşamda herhangi bir kısıtlama olmaz fakat hasta ile ilgili bulgular fazlaysa ve göz damlalarının yan etkisi oluyorsa araba kullanmak ve tehlikeli işler yapmak sakıncalıdır. Göz doktorunun tedavisi, hastaların sık ve iyi izlenmesi çok önemlidir, çünkü bazı önemli bulgular izleme sırasında ortaya çıkabilir. Bu da tanı ve tedavi açısından yapılabilecek değişiklikler için önemlidir”.

Üveit hemen fark edilerek tedaviye başlanırsa görme korunabilir ya da kazanılabilir. Erken tanı, doğru tedavi, sık ve iyi izleme, hasta hekim uyumu ile göz kurtarılabilir.